Bununla beraber ondan(hayatımdan) memnun değilim. İçimde kendi hayatımı yaşamadığım kanaati var. Daha samimi olayım ister misiniz? Bu yaşadığım hayat, o kadar benim değil ki herhangi bir saatimde birisi gelip de bana
"Haydi kalk, sıran geldi, kendi kendin ol!"
diye bağırsa sanki böyle bir şey mümkünmüş gibi inanıp koşacağım. Bu his bende o kadar kuvvetli . . .
Herhangi bir kalabalıkta kendimden başka herkes olmağa razıyım.
Zavallı Abdullah Efendi, onları bir vakitler ne kadar ciddiye almıştı.
Kimi sadece bir hokkabaz, kimi sadece bir budala, kimi düpedüz
bir yalancı, kimi ayaklarının ucunda yaltaklanan bir köpek, kimi
ağzında etinden kopardığı kanlı bir lokma ile karnını doyurmağa
çalışan bir kurt yavrusu idi. Hemen hepsi yüksek bir sanat haline
getirilmiş, zulüm, riya ve yalandan yapılmış gibiydiler. Hepsinin
karanlık yüzlerinde, kin ve haset melun yıldızlar gibi parlıyordu;
hepsinin yüzünü düzgün bir soytarı gülümseyişi, iğrenç bir yara
gibi ikiye bölüyordu.