وقال فِرْعَوْنُ يَا هَامَانُ ابْنِ لِي صَرْحًا Yine Fir'avn, dedi ki: «Ya Haman, bana bir kule yap لعلى ابلغ الأسباب اسباب السموات Belki ben, o esbaba, o göklerin esbâbına, sebeblerine yollarına وإني لأظة كاذباً Maamafih ben, O'nu muhakkak yalancı zannediyorum. Fir'avn, bir rasad kulesi yaptırarak fennî bir teşebbüste bulunmak ve bu süretle Hazret-i Musa'yı gûya yalancı çıkarmak için bir şarlatanlık etmek istiyordu ki, bunda, iki mülahazanın birisi vardı. Ya halka diyecekti ki: «Bakınız, işte gökleri de tarassud ettik, oralarda Musa'nın dediği ilâhı göremedik, olsa idi görünmesi lâzım gelirdi.» Yahud diyecekti ki: «Bakınız biz, bu kadar vesait-ı mâliyye ve teşebbüsât-ı sınaiyyemizle göklere çıkmanın yolunu bulamadık. O halde Musa, nereden çıktı da bize onların Rabbı tarafından me'mur olduğunu söylüyor?..« وكذلك زين لفرعون سوء عمله Veiste Fir'avn'a kötü ameli böyle tezyîn edildi, süslü gösterildi de, bunları siyaset nâmına iyi bir şey yapıyormuş gibi yapıyordu.
وصد عَنِ السبيل ve yoldan saptırılıyordu. Çünkü gökte bir yıldız arar gibi rasad ile cismanî bir yolda Allah aramağa kalkmak, Allah'ı aramak yolu değil, halkı bu suretle iğfale çalışmak da muvaffak olacak bir siyaset yolu değildi. Gökler ve yer, göklerde ve yerde her şey Hâlikı'nın vücûduna delâlet edip durmakta iken ve Allah'ı eserinden anlamak için yerin, gökten bir farkı olamayacağı da aklı olanlar nezdinde ma'lûm olmak lâzım gelirken Hazret-i Musa'nın Sure-i 'ربناTaha'da الذي أعطى كُلِّ شَيْ خَلَقَهُ ثُمَّ هَدى "Bizim dedi: "Rabbımız her şeye hilkatini veren sonra da yolunu gösterendir." Taha-20-50) Sûre-i Şuara'da, قال رَبِّ المشرق والمغرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ )"Rabbınız ve evvel ki atalarınızın Rabbi de- dik" Suara-26/28( رَبُّكُمْ وَرَبُّ أَبَائِكُمْ الأَوَّلِينَ