Miraç Buğra Tokaç

Miraç Buğra Tokaç

Miraç Buğra Tokaç

, bir kitap okudu
10/10
·158 syf.·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2024 14:50
·
2024 6. kitabı
Bediüzzaman Said Nursî
9.6/10 · 456 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Siyasetin Gaddar Düsturları
Siyaset-i beşeriyenin en esaslı bir kanun-u esasîsi olan: "Selâmet-i millet için ferdler feda edilir. Cemaatin selâmeti için eşhas kurban edilir. Vatan için herşey feda edilir." diye; bütün nev'-i beşerdeki şimdiye kadar dehşetli cinayetler bu kanunun sû'-i istimalinden neş'et ettiğini kat'iyyen bildim. Bu kanun-u esasî-i beşeriye, bir hadd-i muayyenesi olmadığı için çok sû'-i istimale yol açılmış. İki harb-i umumî, bu gaddar kanun-u esasînin sû'-i istimalinden çıkıp bin sene beşerin terakkiyatını zîr ü zeber ettiği gibi, on câni yüzünden doksan masumun mahvına fetva verdi. Bir menfaat-i umumî perdesi altında şahsî garazlar, bir câni yüzünden bir kasabayı harab etti. Risale-i Nur bu hakikatı bazı mecmua ve müdafaatında isbat ettiği için onlara havale ediyorum. İşte beşeriyet siyasetlerinin bu gaddar kanun-u esasîsine karşı Arş-ı A'zam'dan gelen Kur'an-ı Mu'cizü'l-Beyan'daki bu gelen kanun-u esasîyi buldum. O kanunu da şu âyet ifade ediyor: وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰى ٭ مَنْ قَتَلَ نَفْسًا بِغَيْرِ نَفْسٍ اَوْ فَسَادٍ فِى الْاَرْضِ فَكَاَنَّمَا قَتَلَ النَّاسَ جَم۪يعًا Yani bu iki âyet, bu esası ders veriyor ki: "Bir adamın cinayetiyle başkalar mes'ul olmaz. Hem bir masum, rızası olmadan, bütün insana da feda edilmez. Kendi ihtiyarıyla, kendi rızasıyla kendini feda etse, o fedakârlık bir şehadettir ki, o başka mes'eledir." diye hakikî adalet-i beşeriyeyi tesis ediyor.
Sayfa 150·Kitabı okudu
Din İslam
Kostantinopolis Kuşatması (6 Nisan - 29 Mayıs)
6 Nisan-29 Mayıs 1453 tarihleri arasında elli dört gün süren İstanbul muhasarası esnasında bu iki görüş, iki buhranlı anda tekrar karşı karşıya gelmiştir. Mayıs'ın dördüncü haftası Macarlar'ın ve bir Haçlı donanmasının harekete geçtiği haberi orduda yayıldı. Padişahın barışla şehri teslim alma girişimleri de askeri sabırsızlığa ve kaygıya düşürüyordu. Niçin bir an önce saldırıya geçilmediği, padişahın yapılması imkânsız bir işe girişerek milletini mahva sürüklediği şeklinde söylentiler yayılmaya başladı. Toplanan harp meclisinde Çandarlı Halil Paşa'nın Batı âlemini tahrik etmenin tehlikeleri hakkındaki açıklamaları ve uzlaşma gereğiyle ilgili sözleri Zaganos tarafından sert biçimde cevaplandırıldı. Genel saldırı kararı verilerek günün tayini Zaganos Paşa'ya bırakıldı. Hem Osmanlı hem de Bizans kaynakları, toplarla surların yıkılmasını, Bizanslılar ile Frenkler (Latinler) arasında anlaşmazlık çıkmasını ve savunma başkumandanı Giovanni Giustiniani-Longo'nun yaralanıp kumandayı bırakmasını sonuç üzerinde etki yapmış başlıca olaylar olarak kaydederler. Saldırı günü ilkin Edirne kapısı tarafında beş on gazi duvar üzerine çıkıp sancak dikti. Fakat asıl ordu, Topkapı ile Yalıkapı arasında açılan gediklerden şehre girdi. İstanbul fethinde belirtilmesi gereken bir nokta da Rum ahalinin durumudur. Iorga (Jorga) savunmanın daha ziyade Latinler tarafından yapıldığını belirtir. İmparator, Batı'yı harekete geçirmek için son anda (12 Aralık 1452) Ayasofya'da papa ile evvelce imzalanmış kiliselerin birleşmesi esaslarına göre ilk âyinde hazır bulunmuş, fakat Latinler'e karşı kin ve nefret besleyen halk kitlesi ve birçok papazla Georgios Scholarios (daha sonra Fâtih'in patrik yaptığı II. Gennadios) bunu protesto etmiştir. Şehirde, "Latin külâhı görmektense Türk sarığı görmek evlådır”
Sayfa 190·Kitabı okudu
Tarih
Onlar ki Aleyhlerine Zülm Vaki Olunca Yardımlaşır.
‎‫والذين اسْتَجَابُوا لربهم Ve onlar ki, Rabbları için da'vete icabet etmekte و أقاموا الصلوة . Ve namazı dürüst kılmaktadırlar.Allah'a iman ve itaât için Peygamber tarafından yapılan da'vete Ashab-ı Kiram'ın bîat ve icabetleri gibi bîat ve dînin direği olan namazı ikâme ile cemaat ve cem'iyyeti sağlam tutanlar و آمرهُمْ شُورَى بَيْنَهُمْ emirleride, beyinlerinde şurâdır. İşleri, buyurukları istibdâd ile değil, aralarında danışıkla, reiylerine müracaat iledir. Kendi işlerine kendileri sahibdir. Başkalarının elinde esir değil, aralarında tesânüdsüz, cem'iyyetsiz, müteferrik de değil, toplanıp sözü bir etmesini bilirler. Müracaatın sûreti de reiy kabiliyyeti olan ammenin re'ylerini temsil edebilecek ictihâd sahibi hallü akd erbâbının toplanıp müzakere etmesiyledir. Resûl-i Ekrem sallallahü aleyhi vessellem,وشاورهم في الأمر )"...Ve emirde reylerini al..." Âl-i İmran-3/159( müeddâsınca harb maslahatlarına taallûk eden işler de müşâvere ederdi. O'ndan sonra da Ashâb, gerek onda ve gerek ahkâmda müşavere ettiler. Peygamber'in vefatı üzerine Halîfe intihabı ve ehl-i riddete kıtal, ceddin mîrası, şarab içenlerin haddinin adedi ve Irak'ta fetholunan arazînin ahkâmı ve saire gibi mesâil hep bu kabîldendir. Şübhe yok ki, ahkâma müteallik müşavere, hakkında nass-ı kat'î ma'lum olmayıp az çok mevrid-i ictihad olan veya tatbikatı mücâhedeye mütevakkıf bulunan hususattadır. Şûrâ müzakereleri, icmaî mes'elelerin aslını teşkil eder. Tarih-i İslâm'da ve Usul-i Fıkıh'ta matteessüf bu şûrâ düsturu Devr-i Sahabe'den sonra Kur'ân'ın verdiği bu ehemmiyyet ile mütenâsib bir surette inkişaf ettirilememiştir. Şûrâ, esâsen fütyâ gibi büşra vezninde masdar olup teşâvür, yâni biribirinin re'yini almak demektir. Aslı arıdan bal almak mânâsiyle alâkadardır. Zu şûrâ mânâsına da gelir. Nitekim bu
Sayfa 22 - 7.cild·Kitabı okudu
Din İslam
Cumhuriyet Nedir? Kanun nerden gelir?
Cumhuriyet ki, adalet ve meşveret ve kanunda inhisâr-ı kuvvetten ibarettir. On üç asır evvel şeriat-ı garrâ teessüs ettiğinden, ahkâmda Avrupa'ya dilencilik etmek, dîn-i İslâm'a büyük bir cinayettir ve şimale müteveccihen namaz kılmak gibidir. Kuvvet kanunda olmalı. Yoksa istibdat tevzi olunmuş olur.إِنَّ اللهَ هُوَ الْقَوى الْمَتَينُ hâkim ve âmir-i vicdanî olmalı. O da mârifet-i tam ve medeniyet-i âmm veyahut dîn-i İslâm namıyla olmalı. Yoksa istibdat dâima hükümfermâ olacaktır.
Sayfa 91·Kitabı okudu
Din İslam