"Kardeşlerim evlendi, annem öldü ve ben 56'yı gördüm. Kendin için ne yaptın, sorusuna hiçbir cevabım olmadı. Dünya senin gibi insanların yüzü suyu hürmetine dönüyor cümlesine o kadar maruz kaldım ki, kendi dünyamla baş başa kaldığımda dünyamın dönmediğine yemin edebilirim!.."
"Ben yeni bir dönem mi başlatıyordum. Yoksa yanımda eski dönemden çok fazla şey mi taşıyordum acaba. Hayatdaki sınavımız da bu değil mi yaşanmışlıkları yok etmeden devam edebilmek. Kendimizi yok etmeden nelerden vazgeçebilmemiz, neleri sıkı sıkı tutmamız gerektiğini görebilmek. Hem meteor hem de dinozor olmamayı başarabilmek."
"Tutunacak bir şey arayan herkese kendilerine tutunmalarını tavsiye ediyorum. Biliyorum onun da sağı solu belli olmuyor ama yine de elimizdeki seçeneklerden en iyisi bu"
1. Anlaşma: Kullandığın sözcükleri özenle seç ,
2. Anlaşma: Hiçbir şeyi kişisel algılama,
3. Anlaşma: Varsayımlar da bulunma,
4. Anlaşma: Daima yapabildiğinizin en iysini yap.
Tüm hayatınız boyunca hiç kimse kendinize verdiğiniz zarar kadar size zarar vermedi, sizi sömürmedi. Öz zararınızın sınırı ölçüsünde başkalarının size zarar vermesine izin verirsiniz. Eğer birisi size sizin kendinize verdiğiniz zarardan daha fazla zarar vermeye kalkarsa sizi kendinizden fazla sömürmeye çalışırsa o insandan uzaklaşırsınız ama sizi sizden birazcık az sömürdükleri ve zarar verdikleri sürece o ilişkiyi sürdürürsünüz ve sonuna kadar tolerans gösterir ve katlanırsınız. Kendinizi çok fazla horlayan biriyseniz, birisinin sizi dövmesine , aşağılamasına, size bir pislikmişsiniz gibi davranmasına bile katlanırsınız. Niçin çünkü inanç sisteminiz şöyle der " Bunu hak ediyorsun, bu kişi benimle kalarak bana katlanıyor, ben sevgi ve saygıya layık biri değilim, ben değerli biri değilim, yeterince iyi değilim..." Başkaları tarafından kabul görmeye ve sevilmeye her birimizin ihtiyacı var ama öncelikle kendimizi kabul etmeyi ve sevmeyi bilmiyoruz. Kendimize duyduğumuz öz sevgi ne kadar çoksa öz zarar da o kadar az olur.