9/10
·360 syf.··
2026 80. kitabı
Tür Gotik Fantastik, dolayısıyla kolayca ürken biriyseniz size göre değel. Hikaye bana başlarda üstad King'in Rose Red Konağı'nı hatırlatsa da alakaları yok. Bir kere üstad King' in efsanevi ürkütücü yazım sanatının yakınından bile geçen göremedim henüz. Hikaye çok iyi ancak kendi içimde bir anlaşmazlık yaşadım. Burada kötü olan çeviri-edisyon iş birliği mi yoksa yazarın yazma tekniği mi? Eğer bir gün bu hikayeyi anadilinde okuyan biri çıkarsa bana doğrusunu söylesin. Anlamak için üç kere okuduğum o kadar paragraf vardı ki, bir ara kendi algı yeteneğimden şüphe ettim. Bende de kusur olabilir. Lakin bir kitabı üç beş satır atlayarak bile okusanız, eğer iyi bir düzenden geçmişse anlamama olasılığınız çok düşüktür. Bir kere kafa karıştıran en önemli şey, gerçekte Starling Malikanesi adında bir yerin var olup olmadığı. Ben bir şey bulamadım ya da yanlış arattım, bilmiyorum. Buradaki amaç okuru şüphe ettirmekse başarılı olmuş. Önbilgi gibi yazılan ilk sayfalar yüzünden algı yeteneğimin bozulmuş olması muhtemel. Çünkü bir anda aslında hikaye anlatıcısının cümleleri olduğu ortaya çıkıyor. İşte bu kısımların da - ki çok var böyle hikaye içinde, etkisiyle hikayeyi yazan, düzenleyen 3lüde kimin ne yaptığını anlayamadım. İçim şişti ayol ya! Bunların dışında kurgu gerçekten güzel. Arka kapakta ne yazılmışsa o. Esas kıza gıcık oldum çoğu zaman bırakıyorum dedim ama bırakmadım. Bu kötü bir şey değil kusurlu karakter yazmak yetenektir. Çünkü bir de o karakteri yazarken kendi sinirine hakim olabilmen gerekir. Yalnız tanıtım yüzünden gidişatı tahmin etsem de sonlara doğru oldukça şaşırtıcı gerçekler açığa çıktı. Ve sonra hikaye güzel bir sona ulaştı. Sonuç: Starling Türkiye'de olsaydı Toki onu yıkardı. Bir kere her şey Eüzü Besmeleye bakarYok hayaletmiş, yok canavar mış peh! 9
Starling MalikanesiAlix E. Harrow · Eksik Parça Yayınları · 202613 okunma
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 13:06
Dag Solstad'ın "T. Singer" romanını beğenerek okumuştum. Daha sonrasında da Beyazıt Sahaflar Çarşısı'nı gezerken bir tezgahta ucuz kitaplar sergisinin içerisinde bulduğum dört kıymetli kitaptan biri oldu "Akıl Almaz Olanı Anlatma Girişimi". Kuzey insanının yapısını güzel hissettiren, gizemi her daim koruyan, akıcı ve keyifli bir kitap. Norveç'te işçi sınıfına yönelik bir yaşam merkezi planlanmıştır. Bir site, ki her şeyiyle düşünülmüş kaliteli bir yaşam alanı. A. G. Norveç'in TOKI'si diyebileceğimiz kuruluşta üst düzey görevli, aynı zamanda işçi partisi yöneticisi. Kendi entelektüel çevresinden, entelektüel karısından ayrılıp bu işçi yerleşkesinde yaşamaya başlar. Bir süre sonra işçi sınıfından yan komşusu ile arkadaş olur. Bjorn, eşi Ylva ve çocuklarının hayatına girer. Zamanla Ylva'ya karşı bir çekime kapılır. Bunu bastırmaya çalışır ama olaylar çok garip bir yöne evrilir. Sonunda da, çok sürpriz bir final gelir. Keyifle okudum.
Akıl Almaz Olanı Anlatma GirişimiDag Solstad · Yapı Kredi Yayınları · 2025104 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kaybettiğinde Değil Vazgeçtiğinde Yenilirsin.
10/10
·200 syf.··
2025 7. kitabı
Bu kitapta kendine hoşgeldin kitabıyla neredeyse aynı bazı insanlara değer vermemen gerektiğini sana değer vermeyenlere senin de değer vermemen gerektiğini halden anlamayanı kendi haliyle bırakmanı önceden kaybetmekten korktuğun şeyleri kaybetmenin bir anlamı olmadığını kendini küçük görmemen gerektiğini anlatıyor ve hayatın kaybettiğiniz yerden başladığını..
Hayat Kaybettiğin Yerden BaşlarMiraç Çağrı Aktaş · Indigo Yayınları · 20217,8bin okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2026 2. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2026 20:26
Siddharta, insanın anlam arayışını anlatan felsefi bir romandır. Bir Brahman’ın oğlu olan Siddharta içsel huzura kavuşmayı amaçlayan bir gençtir. Bu uğurda, Samanalar’a katılmış, çileci bir yaşam sürmüş ve Buddha ile tanışmıştır. Öğretilerin hiçbiri onu tatmin etmemiştir. Ona göre hakikat bilgi ile değil deneyimle öğrenilir. Bu düşünce ile arkadaşından ve Samanalar’dan ayrılır ve kendi yolunu çizer. Bu yolda; bir yosma ile tanışır, zengin olur, kumar batağına düşer ve alkolle avunur. Tüm bu yolculuğunun sonucunda şunun farkına varır: İnsan, deneyimlerinin toplamıdır. Geçmiş, şimdi ve gelcek olarak ayrılan bir zaman olgusu yoktur. Tüm bunlar iç içedir. Saygın biri zamanla alçaklaşabilir; bir katil bile içinde gelecekteki tövbekarı barındırır. İnsan, tüm benlikleriyle şimdide var olur. Siddharta’ya göre Nirvana bir sözcük ya da düşünceden ibarettir. Asıl olan nesnelerdir. Bir taş, “şimdi”de bir taştır. Belki de gelecekte toprağa, bitkiye dönüşecektir. İnsan; geçmişi ve geleceğiyle hatta doğa ile birlik olarak kendi olacaktır. Olduğu gibi kabul ederek, akışına bırakarak, tıpkı bir ırmak gibi…
Alıntı
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447bin okunma
Puan vermedi·148 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2025 16:50
Hermann Hesse bu romanında, Siddhartha isimli kahramanın arayış ve hayatı anlayış öyküsünü anlatıyor. Siddhartha'ya göre, huzura kavuşmak, ermek ya da kitaptaki tabiri ile Nirvana'ya ulaşmak için herkesin farklı bir yolu olmalıdır. Ancak herkes kendi yolundan giderse huzura erebilir. Daha önceki kişilerin yolundan gitmek, bilge kişilerden bir şeyler öğrenmeye çalışmak, ezbere metotlarla huzuru aramak doğru bir yöntem değildir. Siddhartha'nın felsefesine göre, "Bilinmesi gereken şeyleri insanın kendisinin tatması iyidir." (Sayfa 99) Siddhartha'nın hedefi ise şudur: "Arınmış olmak; susamalardan arınmış, istemelerden arınmış, düşlerden, sevinçlerden, acılardan arınmış. Ölerek kendinden kurtulmak, ben olmaktan çıkmak, boşalmış bir yürekle dinginliğe kavuşmak, benliksiz düşünmelerle mucizelere kapıları açmak, işte buydu onun hedefi. Beden tümüyle saf dışı bırakılıp öldürüldü mü, gönüldeki tüm tutku ve dürtülerin sesleri kısıldı mı, işte o zaman gözlerini açacaktı en son şey, varlıktaki artık Ben olmayan öz, o büyük giz." (Sayfa 24) Peki Siddhartha hedefine nasıl varacaktır? Hakikati nerede ve nasıl arayacaktır? Siddhartha'ya göre, bilgi ve bilgelik birbirinden farklı konulardır. Bilgiyi sözcüklerle ifade etmek, başka birine aktarmak mümkünken, bilgelik bir ruhtan diğer bir ruha geçemez. Çünkü insanlar birbirinden farklı karakterlerdir. Her ruh farklı hazlarla doyuma, bilgeliğe ulaşmaktadır. Her ruhun eksiği vardır, fakat bu eksiklik kişiden kişiye değişim göstermektedir. Bu sebeple: "Bilgi bir başkasına aktarılabilir, bilgelikse hayır. Bilgelik keşfedilebilir, bilgelik yaşanabilir, bilgelik el üstünde taşıyabilir insanı, bilgelikle mucizeler yaratılabilir, ama bilgelik anlatılamaz ve öğretilemez."(Sayfa 139) Siddhartha'ya göre, her insan kendi yolunu çizip kendi
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447bin okunma
1/10
·96 syf.·
2025 24. kitabı
Uzunca yazmayacağım. Öncelikle okumanızı tavsiye edeceğim türden bir kitap olmadığını üzülerek de olsa bildirerek başlayayım. Naçizane, benim görüşüm bu yönde. Zira paranızı ve zamanınızı beyhude harcamış olursunuz. Sözü fazla uzatmadan, hemen kısa maddeler halinde incelemeye geçiyorum. Mukaddes kitabımız Kur'an, insanlara vermek istediği mesajları sıkça tekrarlayarak sunan bir kitap. Bunun hikmeti var elbette ve bu çok ayrı bir mesele. Ancak Kur'an'ı referans alarak yazdığınız bir kitapta siz de kendinizi sıkça tekrara düşürmemelisiniz. Kitabı okurken karşılaştığım bu "suni şişkinlik" çok canımı sıktı. Devamında ise anlatılanlar "özetin özeti" niteliğinde kalıyor, harikulade bir kitap yüzeysel bile diyemeyeceğimiz derecede basit bir yaklaşımla ele alınmış. Herhalde kitabın hitap ettiği kitle "ilkokul çocukları" olsa gerek. Çünkü verilen mesajlar çok temel düzeyde. Üslubu ve dili buradan yola çıkarak anlayabilirsiniz. Kaldı ki Kur'an'dan ilgili bir cüzü açıp Türkçe mealini okusam, şu elimdeki kitaptan kat ve kat daha yararlı akıl yürütmeler yapabileceğim kanısındayım. İş olsun diye sormuyorum; şu kitabı kaleme alırken hiç utanmadınız mı? O kadar baştan savma ki, anlatılanlar ne hadislerle ne de başka bir kaynakla destekleme yoluna bile gidilmemiş. Sanki Toki Caminde, Cuma namazından önce sohbet veren, 30 yıllık memur imam efendi havasında kitap mı yazılır? Ama isme ve kapağa bakarsanız aldanıp çok şey beklersiniz. Sanırım beni düşüren nokta da bu oldu. Oysa ki bu tarz eserlerde, kendi kanaatime göre toplam sayfa sayısının neredeyse yarısının altını çize çize, not ala ala okumak isterim. Ama malesef mümkün olmadı. Lakin bir çift sözüm de kitap hakkında inceleme yazan arkadaşlara olacak; bir kitabı beğenebilirsiniz tabi ama adaletli olmak hususunda Allah'tan
Kur'an'da İnsan TipleriRıfat Oral · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 2021284 okunma