Bir Şair Bir Kitap
Haydar Ergülen – Sen Güneş Kokuyorsun Daha Babaannem derdi ki: İnsan kısadır oğlum ve bilmezden gelir kısalığını, bilseydi yarışmazdı yollarla, göğe evler yükseltmezdi, Nazlı babaannem sözü de uzatmazdı ısrarı da az söyler, usul söyler, pir söylerdi bir de adamın kötüsünü piyade, sözün fazlasını şiir yaparlar derdi ** küçücük bir büyükanneydi, onu yitirince anladım kısacıkmış her şey, insan kısaymış ağaçtan, ikindiden, elmadan, güneşten, kardan, yağmurdan, gölgemiz bile bizden uzunmuş, ya çocukluk, o da rüyasından kısaymış meğer, sanki altı kardeş nöbetleşe rüya görsek hepimizden bir çocukluk belki çıkarmış, “bu dünya bir pencere" türküsünü söylerdi de anlamazdık, ** bu dünyaya alıştık, şimdi zor geliyor dünyadan gitmek, bazen rüyama geliyor, kısacık kalıyor, bir gülümseme kadar, “çok uzatma" diyor “şiiri, kimse anlamaz ve ömrün de uzamaz bundan,” ** insan yanlışlarıyla büyür, aşkı uzun boylu sanırdım anladım ama, ne zaman, harflerinden de kısaymış aşk, bazen yazıncaya kadar geçiyor, bazen zaman alıyor aşkı içimizdeki ormandan kurtarmak, aşk kısa, şiir uzun, sözgelimi bir ağaç kaybolsa da orman yine orman, ya bir harfi kaybolsa, zaten kaç harf ki insan?
Kırmızı Kedi
Yü­rüyen merdivenlere ters bindiğim için çok vakit kaybet­mişim. Derken Bodrum uçağının önüne geldim. Bir an için neden bu uçağa binmem gerektiğini unutmuşum. Bi­liyorsun, bir kere de oy kullanmayı unutmuştum. "Nereye Kemal Bey?" dediler, "Bodrum' a," dedim. Bindirdiler beni bir uçağa, meğer yanlış uçakmış. Şimdi Samsun Canik'te TOKİ'nin dereyatağına yaptığı binaların "bodrumunda­yım." Tayyip'i desteklediğim için, "bu nasıl inşaat böyle?" diyemiyorum.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Tokio ile gittiler, takunya ile döndüler!
Olimpiyat taşla tuğlayla betonla değil, insanla yapılır. Türkçesi olimpiyat almaya TOKİ ile gidilmez. Önce olimpiyat değil, önce olimpik ruh, olimpik insan; sonra olimpiyat.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Var olmak için vazgeçmek gerekliydi; ya aklından ya zenginliğinden ya onurundan ya da geçmişinden.
Sayfa 124
"Vazgeçmenin kaybetmek olmadığını ,insanı taşıdığı yüklerden kurtardığını ,hatta güçlendirdiğini kolay olmasa da anladım hayaller ortak kurulabilir ama vazgeçmek kişinin seçimi."
Sayfa 324·Kitabı okudu
Hayatımıza el konulmaktadır. İsmail Abi anlattı. Toki gelmeden evvel bahçe içinde 105 metrekare gecekonduya sahipken kendisine 81 metrekare daire verdiklerini söylüyor. Bahçeden betona geçmiş ve mekânda daral gelmiş. "Yüksek konutlar yapılınca zengin mekânı olarak bellendi, artık her gün bir hırsızlık oluyor" diyor. Mahalledeki güven ve emniyeti bu beton kulelerde bulamıyor. Üstelik bu daireyi almak için üstüne borçlanmış. İnsan şöyle düşünüyor: Bahçesi ile 150 metrekare toprağın varken toprağın hepsine sahiptin. Şimdi 30 dairelik gökkulede 81 metrekare beton demire rıza gösteriyorsun. Kanaat büyük hazinedir, amenna. Ancak penceremde kuşlar, bahçemde ağaçlar, rahmet yağdığında toprağın kokusu, komşu Haydar Amca'nın sabahleyin çığırdığı türkü, Çerçi Ahmet'in getirdiği kışlık has yün çoraplar... Bunlar n'olacak? Her şeyi kaybettik, kendimiz dahil; bir putun içine girdik. İnsan kalmayınca kentin ölümü de mukadder.
Sayfa 127 - MGV Yayınları·Kitabı okuyor