Bir iç hastalıkları nedeniyle acı çeken insanın hâli nasılsa, benim hâlim de öyleydi. Önce hastanın önem vermediği ufak işaretler belirir, sonra bu işaretler gittikçe sık tekrarlanır ve zamanla kurtulması imkânsız bir ızdırap haline gelir. Acı büyür ve hasta düşünmeye vakit bulamaz olur. O zaman fark eder ki, kendisinin uyumsuzluk saydığı şey, dünyada onun için en önemli olan şeydir, yani ölümdür.