Puan vermedi·256 syf.··
2026 33. kitabı
GENÇLİK Tolstoy'un çocukluk, ilk gençlik, gençlik serisinin son kitabı. Tolstoy'un yeni bir çevreyle yüzleşmesi, kendine güven kazanmaya çalışması, hayatta bir yer edinme arzusu, dış görünüşü ile barışık olamama ve bu yüzden özgüven problemi yaşaması, kendisini sürekli çevresindeki arkadaşlarıyla ve kardeşiyle kıyaslaması üzerine yazılmış bir otobiyografi. Üniversite sınavına girme aşamasında yaşadığı duygu karmaşaları, toplumsal sınıf ayrımları ve aradaki farkları, kendisini yüksek sınıfta bir yerde görme isteğini ve çabasını görüyoruz kitapta. Sonlara doğru ise babasının önceleri hiç de anlaşamadıkları komşularının ailesinden bir kadınla evlenmesi ve bunu kabul edemese de kabullenmiş olarak göründüğünü okuyoruz. Tolstoy, sürekli kendini bir yere konumlandırma çabasında, kitapta. Dönemin Rusya’sının da toplumsal yapısına ve hiyerarşisine de dikkat çekmekte. Kitapta betimlemeler ve kişi analizleri çok fazla olduğu için zaman zaman okuyucu konudan kopabiliyor. Ama yine de bu üçlü seri Tolstoy’u tanımak açısından okunmaya değer bir seri. *** Hazırlayan: Mutlu Akçay Editör: Deniz İmre
GençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,636 okunma
Hayatta kal, oyunda kal, insan kal
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 01:26
Tolstoy: "Acı duyabiliyorsan canlısın. Başkalarının acısını duyabiliyorsan insansın.". Güney'in yaşadığı da buydu ancak tek farkla: yalnızca kâbuslarında. . Küçücük yüreğinin deli gibi çarpmasına neden olan o korkulu düşlerin en can alıcı noktası hiçbir girişimde bulunamaması. Gözü açıkken duyduğu fısıltılar, fısıltılar, fısılt, fıs... . Bazen suyun içinden çıkan bir el, bazen uçurumun kıyısında düşeyazan bir çocuk görüyor ama ne yaparsa yapsın bir türlü kurtaramıyor. Sürekli "Nefes kadar yakınımızdalar." diyor, kim olduklarını bi' öğrenemiyor. . Zzzzzt, zzzt, zzzzz... . Bu çınlamayı her duyduğunda içine bir korku düşüyor. Büyümesine rağmen hâlâ o çocukluktaki korkuyu yaşıyor. Hepsinde de değer verdiği biri göçüp gidiyordu ama aralarında yıllar vardı seslerin. . Büyüdü, korktu; okula gitti, korktu; evlendi korktu; yazar oldu, korktu; baba oldu korktu derken sesler onu ikinci çocuğu doğarken yine yakaladı. Sonra mı? . Bi' yeri acıyor, bi' yeri sızlıyor ama karşı koyacak gücü bulamıyor. Sonra yine o ses başladı: Zzzt, zzzt, zzz... . Bu laneti neydi, niye onu bulmuştu? Kâbuslarındaki gizem neydi, k*tiller kimdi? Daha kaç sevdiği, tanıdığı göç edecekti onun yüzünden? Yıllar boyu ülkede yer yerinden oynamış, o hiçbir şey yapamamıştı üstelik çünkü... . Sonra bulanık gölgeler gördü, geçmişten geliyorlar gibiydi. Kim olduklarını seçince büyük bir şok dalgası sardı hücrelerini. Ama yine kıpırdayamıyor, yalnızca duyup görüyor, tanık oluyordu. Ancak bu kez istediği yanıtları almak da kararlıydı. . İçinde bulunduğu durumu kavradıkça yeniden adrenalin sardı bedenini. Onları yakalayacaktı artık. Çok ince bir buzun üzerinde yürüyordu, kırılırsa dünyası kararacak. . Peki, her şeyi çözebilse lanet seslerden kurtulabilecek mi? Gölgeler onu izlemeyi bırakacak mı? . Polisiyeye yeni bir
Polisiye / Gerilim
EmpatGünay Gafur · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20266 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·83 syf.··
Beğendi
·
2026 66. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 17:37
İvan İlyiç; işi, kazandığı para ve beklediği terfilerle kendini sürekli bir üst basamağa taşıma hırsıyla yaşayan, dışarıdan bakıldığında 'başarılı' görünen biridir. Ancak bu başarı tablosunun ardında bitmek bilmeyen bir boşluk vardır. Sosyal statüsünü yükseltmek uğruna sıradan insanlardan sıyrılıp soylu ve varlıklı çevrelerde kendine yer edinmeye çalışır. Her elde ettiği başarıdan sonra, anın tadını çıkarmak yerine bir sonraki hedefine odaklanır; böylece yaşadığı günün kıymetini bilmeden, geleceği inşa etme takıntısıyla ömrünü tüketir. ​Bu hırsların esiri olmuşken, ani bir hastalıkla yaşamın yavaş yavaş elinden kayıp gittiğini fark eder. Ölümüne yaklaşan her gün, geçmişte inşa ettiği o kusursuz hayatın aslında ne kadar boş ve sahte olduğunu dehşetle idrak eder. Hastalığı ilerledikçe ailesi onu bir 'engel' olarak görmeye başlar; o da bunun farkındadır. Tolstoy, karakterin iç dünyasındaki çöküşü ve sorgulamaları oldukça etkileyici bir şekilde aktarır. Toplumun dayattığı normlara göre yaşamanın bedeli, gerçek bir sevgi bağı değil, sahte bir aile hayatı olmuştur. Her şeyin farkına varışın getirdiği derin pişmanlık ve keşkelerle, hayatını boşa harcamış olmanın sancısını çekerek sonuna yaklaşır
1000Kitap
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261,1bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Lev Tolstoyun İvan İliçin Ölümü əsəri məni çox düşündürdü. Əsərdə İvan İliç adlı bir insanın həyatının son dövrləri təsvir olunur. O, ömrü boyu cəmiyyətdə yaxşı mövqe qazanmağa, insanların gözündə hörmətli görünməyə çalışır. Amma xəstələnib ölümə yaxınlaşdıqca anlayır ki, həyatını həqiqətən xoşbəxt və mənalı yaşaya bilməyib. Məncə, əsərin əsas ideyası odur ki, insan yalnız başqalarının fikrinə görə yaşamamalıdır. Həyatda vəzifə, pul və ya şöhrət vacib olsa da, sevgi, səmimiyyət və vicdan daha önəmlidir. İvan İliç ölüm qarşısında bunları gec başa düşür və bu, əsəri daha təsirli edir. Kitabı oxuyarkən bəzi hissələr mənə kədərli gəldi. Xüsusilə İvan İliçin ətrafındakı insanların onun vəziyyətinə biganə yanaşması diqqətimi çəkdi. Bu əsər mənə həyatın nə qədər dəyərli olduğunu və hər anın qədrini bilməyin vacibliyini xatırlatdı. Ümumiyyətlə, əsəri maraqlı və düşündürücü hesab edirəm. Oxuduqdan sonra insan öz həyatına və seçimlərinə fərqli gözlə baxmağa başlayır. Bu səbəbdən əsəri bəyəndim və başqalarına da oxumağı tövsiyə edərdim.
Düşünce
İvan İliçin ÖlümüLev Tolstoy · İqra Nəşriyyatı · 201361,1bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 18. kitabı
İnsan sevgiyle yaşar... Kitabın ana teması bence sevgi, merhamet ve inanç. Vurgulanan değerler, gerçek mutluluğun maddi şeylerde değil, insanlar arasındaki saf sevgide var olduğu, maddiyatın anlamsızlığı ve ölüm karşısında her şeyin boş olduğu, affetmenin erdemi , intikam almak yerine sabretmenin gerçek huzura kavuşturduğu, sade yaşam ve manevi arınmadır. Hikayeler kısa fakat anlamları derin, sade anlaşılır bir dille anlatılmış, yaşadığımız hayata rehber niteliğinde bir kitap. Bence her yaştan insanın kesinlikle okuması gereken bir kitap. Hatta bir kez değil , ara ara okunup hatırlanmalı. Tolstoy, sevgiye çok inanmış; ben de inanıyorum , dünyayı kurtarsa kurtarsa ancak sevgi kurtarır. İyi okumalar dilerim.
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234,2bin okunma
9/10
·83 syf.··
2026 32. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 18:34
Çox gözəl kitab idi. Yavaş yavaş oxumağıma baxmayaraq 1 günə oxuyub bitirdim. Tolstoyun, kitabda üzərinə düşündürəcək bir çox cümləsi var idi amma mənim ən bəyəndiyim və yaddan çıxarmamağımız olanı "Gaius insandır, insanlar ölümlüdür., öyleyse Gaius da ölümlüdür" cümləsi oldu.. (H.Â.Y klassikası) Oxuyacaq olanlara xoş mütaliələr.
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261,1bin okunma