Hepsi, bu güneşin altında bir anlığına parlamış, dünyaya hükmettiklerini sanmış, sonra hepsi aynı güneşin altında birer gölgeye dönüşüp yitip gitmişti.
Ne altın taçlar erimişti bu ışığın altında ne âsâlar çürüyüp şu çakıl taşlarına karışmıştı.
Tarih, bu zirvede defalarca sıfırlanmış, her seferinde "ben sonsuzum" diyen bir hükümdarı, sessizce toprağın altına gömmüştü.