Söylenmiş hiçbir söz, söylenmemiş söz kadar değerli olmamıştır; çünkü söylenmeyeni zaman içinde söylemek mümkünse de, söyleneni bir daha gizlemek mümkün değildir, çünkü söylenen, az ya da çok bir yerlere ulaşmıştır. Bu nedenle, kanımca, sözümüzün efendileri insanlar, sükûtumuzun efendileri ise tanrılardır; onların erginleme törenlerinde sükûtun bize zorunlu kılınması bundandır.