Seni unutmak ha?
Aklımın karatahtasından silerim de bütün boş anıları,
bütün kitaplarda yazılan çizilenleri,
gençliğimden, öğrenciliğimden kalanları,
yalnız senin buyruğun kalır.
Oysa kim dayanabilir zamanın kırbacına?
Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine,
Sevgisinin kepaze edilmesine,
Kanunların bu kadar yavaş
Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine.
Kötülere kul olmasına iyi insanın
Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken?
Kim ister bütün bunlara katlanmak
Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek.
Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa,
O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya ürkütmese yüreğini,
Kim dayanabilir?
Tahmin etmeliydim oysa, hep sonbaharda ölür bizimkiler. Ama yok, bu sefer geçti, geçiyordu derken,"zaman denen o tren kör bir hatta durdu. Karşı kıyıları karanlıklar sarmışken bizi bize gösteren lambalar bırakarak geçti."
Geride aksak bir kalbin ritmi ve uğultular...
Bu kez hayat denen trenden yüzümüzü aydınlatarak, abim geçti.