Hüseyin Algül, İslâm Tarihi. Mustafa Polat İnceleme
Puan vermedi·
Hüseyin Algül, İslâm Tarihi. 3 Cilt. Bursa: Emin Yayınları, 2018. Mustafa Polat Günümüzde tüm insanlığın Hz. Peygamberin hayatını öğrenmeye her zamankinden daha fazla muhtaç olduğu noktasından hareketle kaleme alınan eserin önemli bir boşluğu doldurduğuna şüphe yoktur. Kitabın kaynakları arasında ilk sırada Kur’an, sonra hadis-i şerifler ve tedvin döneminden bugüne kadar ki muteber siyer kaynakları yer almıştır. Türkçe yazılmış Siyer-i Nebi kitaplarına yer verilerek milletimiz bu eserlerden haberdar edilmiş ve bu sahada emek harcamış zevata teşekkürlerini sunmak vefakârlığı gösterilmiştir. İncelenen eser; üç cildinin müellif, son cildinin Prof. Dr. Osman Çetin tarafından hazırlanarak daha önce yayınlanmış olan dört ciltlik kitabın (İslam Tarihi, Gonca Yayınları, İstanbul, 1986) gözden geçirilerek yayınlanmış halidir. Güncellenmiş halinde Türk İslam Devletleri’ni içeren son cilt çıkarılmıştır. Üç ciltlik eserin ilk iki cildi Hz. Muhammed (s.a.v.) devrine ayrılmıştır. Birinci ciltte girişten sonra beş bölüm yer almaktadır. İkinci cilt konu bütünlüğü açısından birincinin devamı niteliğinde olup 6-7 ve 8. bölümler ile sonuç ve ekleri içermektedir. 3. cilt Hulefâ-i Râşidîn devri olaylarına ayrılarak konular altı bölümde incelenmiştir. Yazar önsözde (s.17-20) Siyer-i Nebi konusunda araştırma yapma ve bilgi sahibi olmanın önemine vurgu yapmıştır. Kur’an’ı doğru anlama, İslam’ı en güzel şekilde algılama ve özümsemenin ancak bu sayede gerçekleşeceğini ifade etmiştir. İnsanlık için rehber olan Hz. Peygamberin hayatının her dem taze ve canlılığını koruduğunu, nasıl ki yeni tefsirler yazılıyorsa aynı şekilde yeni Siyer-i Nebi çalışmalarına da gerek olduğunu söylemiştir. Giriş (s.21-38) “Peygamberler, peygamberlik ve Hz. Muhammed (s.a.v.)” adını taşımaktadır. Müellif burada
Alıntı
İslam TarihiHüseyin Algül · Emin Yayınları · 20189 okunma
war is over
10/10
·496 syf.··
2026 20. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 01:46
Merhabaalar... Öncelikle bu incelememde Hainin Mührü final kitabıyla birlikte seri üzerine de genel bir inceleme yapacağım, spoilerlı bir kısım olacak oraya KOCAMAN bir uyarı koyacağım, rahatça okuyabilirsiniz<3 Hadi başlayalım... belki biraz uzun yazarım bilemiyorum çünkü şu an gerçekten değişik duygular içerisindeyim. İlk olarak, bu seri hayatıma yeni beş pencere kazandırdı. Beş farklı dünya, beş farklı bakış açısı ve beş farklı duygular. Seriyle ilgili sanırım en sevdiğim şey worldbuildingle birlikte karakterler oldu. Hepsi yaşadıkları dünya da o kadar gerçekçi karakterlerdi ki tüylerim ürperdi. Onlar hakkında da konuşacağım fakat öncelikle kitabın gerçekçiliğinden bahsedeceğim. Kitabımız evet bir distopya, doğal olarak farklı bir dünya var ama bir nokta da o kadar bizim dünyamızla benziyordu ki bu gerçeklerle duvara tosladım. Sert gerçekçi. Evet bu seri tam olarak buydu. O kadar fazla yer alıntıladım ki kitabı çizerken ellerim yoruldu. Ama her cümlede insanların aslında ne kadar iğrenç yaratıklar olduğunu hatırladım. Övgü kesinlikle farkındalıklı biri ve iyi bir gözlemci. Dünya'ya karşı duyarsız olmadığı her yazdığı kelimeden anlaşılıyor. HM3 ile birlikte hikaye artık biraz daha savaş ve isyanın bastırdığı bir noktaya erişiyor. Bu savaş ve isyan... çok gerçekçi yansıtılmıştı. Korkunç derece de gerçek. Beni çok etkileyen bir alıntı sıkıştırayım şuraya: (sahne, halka yapılan bir zulüm hakkında) "Burada çocuklar var!" dedi Aspen her yürekte vicdan varmış gibi. "Çocuklar hep vardı. Peki bu zalimleri ne zaman durdurdu?" diye sordu kadın. Bu kitap beni dünyamızın acımasız gerçekçiliğini bir kez daha hatırlattı ve şunu yapmam gerektiğini vurguladı, elimizden geldiğince iyi bir insan olmalıyız. Kitaba geri dönersek, bu gerçekçiliğin en çok hissedildiği bir
1000Kitap
Hainin Mührü 3Övgü Deveci Safi · Dokuz Yayınları · 202665 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
bedel ödeyen türk kelebekleri..
Puan vermedi·255 syf.··
2026 194. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 20:54
1914 yılında I. dünya savaşına dahil olan osmanlı devleti dört yıl sonra, 30 ekim 1918de, mondros ateşkes antlaşması ile farklı cephelerde aynı anda verdiği savaşı sonlandırır.. bu antlaşmadan iki hafta sonra, 13kasım 1918de, işgal kuvvetleri donanmaları istanbulun önemli stratejik ve askeri yerlerini kontrol altına almak üzere istanbula gelirler.. osmanlı devletinin I. dünya savaşına dahil olmasından beri kargaşanın, kaosun eksik olmadığı istanbulda artık kargaşa, kaos en üst seviyededir.. istanbulda hayat pahalılığı had safhaya ulaşmış, şehirde yaşayan bazı ermeniler, rumlar, yerli işbirlikçiler istanbul halkına her anlamda zulüm çektirmek için birbiriyle yarışır hale gelmiş, şehirde ikamet eden kadınların canı, namusu daha bir tehlikeye girmiş, işgal kuvvetlerinin şehirdeki varlığı asayişi sağlamak bir kenarda dursun işgal kuvvetlerinin şehir halkına yaptıkları asayişsizliği körüklemiştir.. işte genel olarak bu şartlar altında olan işgal istanbulunda bir polis vardır.. bu polis mehmet cemil efendiden başkası değildir.. kendisi, mehmet cemil efendi, biraz da babasının hatırı gözetilerek kayırılmış, bu şekilde polis olmuştur.. şöyle ki; makedonyanın manastır bölgesi türklerinden olan ve muhtemelen 19. yüzyılın sonlarında istanbula gelen lütfiye hanım, tahir efendinin çocuğu olarak dünyaya gelen mehmet cemil, ortaokulu bitirdikten sonra imalatı harbiye usta mektebine yazılır, iki yıl üst üste son sınıfta kalınca okuldan kaydı silinir.. yukarıda da kısaca anlattığım gibi o dönemin istanbulunda ekonomik olarak ayakta kalmak için geçer akçe devlet memuru olmaktır.. zira sırtını işgalcilere yaslayan mutlu azınlığın olduğu şehirde alnının akıyla ticaret yapmak ve para kazanmak çok çok zordur.. kaldı ki o dönemin istanbulunda yaşayanı bunu göze alsa bile ticarete
Şeytan Adası'nda Bir TürkCemil Eryürek · Ötüken Neşriyat · 202123 okunma
Kitap Önerisi
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
Kitap tam anlamıyla bana hitap ediyormuşcasına etkiledi Romanda 20. yüzyıl insanının yabancılaşması, bir Arap’ı öldüren ancak bu suçtan ziyade gerçek duygularını dile getirdiği için dışlanan ve toplumun istediği kalıba girmeyi reddeden bir “yabancı” üzerinden anlatılır. Kaynak: kitapdiyari.com.tr/polisiye/yabanci
1000Kitap
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,5bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
Beğendi
·
2025 55. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2025 09:18
Arafta ❛Zaman İçinde Mekân❜ ve İnsan "Bir site kurmalıyım. İslâm sitesini yeniden kurmalıyım. Canlandırmalıyım, diriltmeliyim onu. Çağ içinde varoluş hikmetim bu." (Karakoç, 2022, s. 41) Meşhur film serilerinden Yüzüklerin Efendisi'nin ilk filmi Yüzük Kardeşliği, hayranlarının hemen hatırlayacağı üzere, şu cümle ile açılır, "Dünya değişiyor, bunu suda hissediyorum, toprakta hissediyorum. Kokusunu alıyorum." Tam da böyle bir çağda yaşıyoruz; havada, suda, her yerde, her alanda değişimin/dönüşümün büyük bir hızla gerçekleştiği zamanlarda. Postmodernliğin Durumu isimli çalışmada temel tezini bu köklü değişimler üzerinden kuran David Harvey bu durumu şu sözlerle ifade ediyor, "Yaklaşık 1972'den bu yana hem kültürel faaliyetlerde hem de politik-ekonomik faaliyetlerde köklü bir değişim yaşanmaktadır. Bu köklü değişim, mekân ve zamanı algılayışımızda yeni hâkim biçimlerin ortaya çıkışıyla bağlantılıdır." (Harvey, 1997, s. 7). Harvey'in de belirttiği gibi 1970'ler bu değişimlerin çıktılarının yoğun bir şekilde görünür olmaya başladığı zaman dilimi olsa da sadece zaman ve mekânı algılayışımızda değil bilhassa insanın kendisini algılayışımızda da farklılıkları ortaya çıkaran bu değişimlere sebep hâkim biçimlerin fikri/kavramsal boyutunun inşasının çok daha öncesine dayandığını görürüz. Öyle ki hem gelişmelerle şekillenen hem de gelişmeleri şekillendiren, fikri boyutu –ölümsüzlük arzusu/arayışı- ilk insanın yaratılışına dayansa da kavramsal olarak ortaya çıkışı Rönesans'la olan transhümanizm düşüncesinin insanın ve insana dair ne varsa onların değişimine/dönüşümüne yön veren esas düşünce olarak boy gösterdiğini bugün rahatlıkla söyleyebiliriz. Çekici kuvveti yapay zekâ çerçevesinde olduğu için daha çok bilimkurgusal bir düşünce izlenimi oluşmasına sebebiyet veren izmin
Zaman İçinde MekanBilal Can · Hece Yayınları · 202116 okunma
10/10
·576 syf.··
2026 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2026 00:00
Hani o sevdiğiniz menemen ya da sucuklu yumurtanın sonunu sıyırırcasına bana bana yiyip sonuna gelince hüzünlendiğimiz ama midemizi şenlendiği anlar var ya heehhh işte kitabın sonu gelsin istemedim bir de kitabın 2.gelsin istedim bu fedailiğin sonunu bekledim kitabın içeriğini değil de haşhaş kullanarak cennete gitmekten ziyade bekaret algısı bizi bu günün gündemi olan Epstein'e kadar düşündürüyor... Aklımda o kadar çok cümle var ki hangi birini konuşmalı yazmalı??? en tuhafı 11.yüzyıl İran kısmını 20.yy da yazan yazara ve adamın Slovak olması ve en sonda zaten bu Lolita yazarını(Epstein in lolita ile 2026 da gündemi hafızamı dan çıkmıyor ve ne hikmetse TR de Orhan Pamukun Nobel ödülünü alması ve şuan gösterimi olduğu için deli gibi Her yerde yayınlanan Masumiyet Müzesi'ne kadar içine alır bu konuları öyle düşündürücü bir eser) dahi içinde barındıracak şeyleri söyleyip Hitler'den Mussolini'ye Stalin'e kadar da bir gözden geçirme kısmının verdiği aydınlatma ki kurguda olsa o Hasan ve aklında ideolojinin felsefik hali konuları düşündürmesi günümüzde böyle sapkınlıkların devam etmesi kendini peygamber edasıyla görüp zilyonları kandırıp akıllarıyla oynayanlar mı dersin miyonlarla oynayıp bebek katilleri çocuk tecavüzcüleri, kız çocuklarına cinsellik, hap kulnımı, lgbt diye allayıp pullanan cinsiyetsiizleştirmeler vs günümüze ışık tutan kısmı kitap gayet yerinde anlatıyor resmen yani ne değişmiş ne kadar değişmiş? UYUYORUZ UYUYORUZ UYANDIK SANIP UYUTULUYORUZ .
AlamutJames Boschert · Yurt Kitap Yayın · 20126bin okunma