• Ömer, çok başarılı bir doktor ve cerrahtır fakat aynı zamanda son derece çapkın ve umursamaz görünen bir insandır. Fakat insanlara yardım etmekten asla çekinmez . Bir gün yorgun bir halde hastaneden çıkıp arabayla evine giderken otoyolda kaza sebebiyle trafik sıkışıklığından dolayı ara sokaklardan yona devam eder. Ve bir ara sokakta arabasının üstüne bir kız düşer. Evet yanlış duymadınız arabanın tavanına genç bir kız düşer. Hemen müdahalede bulunur ve ambulans çağırır. Düşen kızın adının Gazel olduğunu öğrenen Ömer sonrasında kızı hayatta tutmak için her şeyi yapar. Çalıştığı hastane özel hastane olması sebebiyle kızın tüm masraflarını kendi karşılar.
    Gazel ise hayatta neredeyse her türlü acıyı yaşamış, annesini, babasını, kardeşini kaybetmiş, para sıkıntıları yüzünden başına gelmeyen kalmamış , lise öğrenimini babasının ölümünden sonra bırakmış. Çünkü hasta kardeşi ve annesine bakması gerekmiş. Anlayacağınız üzere küçük yaşta omuzlarına çok büyük yük binmiş. Daha 20 yaşında bir kız. Gazel yaşama döndüğünde ise ikili arasında bir arkadaşlık başlar. Daha doğrusu Gazel sadece Ömer ile konuşur. başka kimse ile konuşmaz.
    Gazel'in taburculuk günü gelince Gazel'in gidecek yeri olmadığı ve sadece Ömer ile konuştuğu için Ömer Ona destek olmak için kendi evinde bir süre kalmasını ister. Sonra Ona ev arkadaşı ve iş bulur. Vs. Vs. kesinlikle güzel bir kitaptı.
    tek beğenmediğim şey kitabın sonunda Ömer ile babasının arasının düzelmesini ve Ömer'in babasını affetmesini beklerdim. Açıkçası beklentim bu yönde idi ama olmadı. Kısmet...
  • Arkadaşlar benim işyerim e-96 karayolu İscehisar ilçe merkezine dönüş kavşağında trafik lambalarının yanında. Hafta da en az ışık ihlalinden dolayı iki üç kaza oluyor. Düşünüyorum da kırmızı ışık 30 sn yanıyor, bir 30 sn de kaybedilen hızı kazanmak için geçse 1 dakika eder. Burdan İzmir'e kadar 30 ışık olsa yarım saat geç varmak dışında hiç bşr kaybımız olmaz. Buna dayanarak diyorum ki:
    Kırmızı ışık beklemek ambulans beklemekten çok daha kolaydır.