Puan vermedi·96 syf.··
2025 66. kitabı
MÖ 496-406 arasında yaşamış ünlü Tragedia yazarlarından Sophokles’in yazdığı ve günümüze kadar gelmiş yedi Tragedia’dan biri. Antik Yunan tragedia geleneğinde ele alınan konular ve işleniş şekli düşünce tarihi boyunca değişik perspektifler ile yeniden ele alınmıştır. Daha çok evrensel anlamda insanın ve sorunlarının ele alındığı dönemin eserleri ile geçmişten günümüze zihinsel bir ışık tutma imkanı bulabiliyoruz. Peki teagediyada ne anlatılıyor: Umutsuzca kocasının aşkını yeniden kazanmaya çalışan Deianeira’dan söz edilir. Tragedia, “Durumun bilgiye dayalı değişebilirliği” ile özetlenebilecek bir ilke etrafında döner. Karakterler, hep bir şeyleri bilmedikleri için hatalı kararlar verirler, birbirini anlayamazlar. Yararlı bilgi her seferinde geri dönülmez bir felaketten sonra elde edilir. Kehanetler bile yanlış anlaşılır ve ancak beklenenden farklı bir şekilde gerçekleşmelerinden sonra mantıklı bir şekilde açıklanabilir. Aile ve sevgi kavramlarına ters düşen “tutku” kurulu düzeni ve ahlaklı hayatı tehdit eder. Başta Herakles olmak üzere oyunun kahramanları tutkuları yüzünden felaketlere neden olurlar, kendi sonlarına yol açarlar. Güzel bir eser.
Trakhisli KadınlarSophokles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024721 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2025 67. kitabı
Antik Yunan kültürünün önemli parçalarından olan tragediaları incelemeye devam ediyoruz. En önemli tragedia yazarlarından olan Sophokles’in yedi tragedialarından biri olan AİAS’ta yine insanlığın ani yükseliş ve düşüş durumlarının dayanılmaz duygusal yoğunluktaki anlatımı ile karşılaşıyoruz. Sophokles, bu eserinde; insanın asla elindekilerle yetinmediğinden elindeki mutluluk anlarının da kıymetini takdir edemediğini, gücünü fazla abartan insanı kötü sondan hiçbir şeyin kurtaramayacağını vurgulamakta. Aias’ın şahsında , güçlü olan insanların aynı ölçüde zeka ve sezgiyle yönetilmediğinde nasıl kötü sonuçlara ve mutsuzluklara sebep olduğunu anlatmış. Kahraman ve yenilmez AİAS, yavaşça etrafında kıskançlık ve düşmanlık duygularını körüklediği gibi Tanrı’ların gazabını da üstüne çekecek kadar pervasız olduğundan Tanrı’lar ile rakiplerinin ortak hareketi ve tuzaklarıyla ölüme doğru gitmekte ve sonunda hatasını anladığında kendi canına kıymaktadır. Meşhur savaşçı Akileus öldüğünde kullandığı savaş silahlarının kime verileceği üzerine bir yarışma düzenlenir. Silahlar Aias’a verilmez ama Aias bunu kendine yedirmez ve hile yapıldığını düşünmeye başlar, gece yatamaz ve ani bir karar ile tüm sişah arkadaşlarını öldürmeye gider ancak Tanrı Poseidon esir alınmış bir koyun sürüsü işe başındaki çobanı ona askerlerin suretinde gösterip cinayeti işlemesini izler. Çadırına dönem Aias, geç saatlerde yaptığının farkına varır, varır ama bunu kendine yediremez ve sonra intihar ederek canına kıyar. Kısa olay örgüsü bu şekilde olan oyunda aslında “İnsan” evrensel anlamda ve tüm dürtüleriyle tanıtılmaya çalışılmıştır. “İnsan dürtülerinin kurbanıdır.” yargısını pekiştiriyor .
AiasSophokles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20181,074 okunma
Reklam
Puan vermedi·63 syf.··
2025 70. kitabı
Antik Yunan kültürünün en önemli tragedia yazarlarından biri olan Euripides’in günümüze kalan önemli metinlerinden biri olan Yakarcılar’da Antigone’de de dile getirilen kadim zamanlardan kalma inançların ve geleneklerin aktüel olan devlet rejimlerinden ve hukuklarından daha çok bağlayıcı olduğu ve vazgeçilmez olduğu ve de devletlerin de varlığının devamının temelinde de bu duyarlılığın gösterilmesine bağlı olduğu anlatılmaya çalışılmıştır. Genel olarak Euripides'in oyun kahramanları insana özgü zayıflık ve kusurları taşırlar, yaşadıkları acılar da bu kusurları ile vazgeçemedikleri tutkularından kaynaklanır. Yakarıcılar, muhtemelen Delos savaşının ardından ölülerin geri verilmesi konusunda Atinalıların Thebaililerle yaptıkları görüşmelere dayalıdır. Euripides bu tragedyasıyla savaş karşıtı sesini duyurmakta ve savaşın anlamsızlığını vurgulamaktadır. Dikkat çeken bir husus da eserde ki Eurupides’in eserlerinde görülen genel bir özelliktir, mağdurların ve özellikle en çok mağduriyet yaşayan kadınların gözüyle olayların anlatmasıdır. Neredeyse tüm savaşlara erkekler sebep olmakla beraber savaşın yıkıcı sonuçlarını ise kadınlar yaşamışlardır veya kadınlara yaşatılmıştır. Okunmaya değer bir eser.
YakarıcılarEuripides · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2011635 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2025 39. kitabı
Antik Yunan dünyasının en önemli üç tragedia yazarlarından biri olan Euripides’in kaleme aldığı ve elimize ulaşabilen oyunlarından biri. Oyunda kısaca şunlar anlatılıyor: Troya savaşı için bir koyda bekleyen ve yola çıkmak için rüzgar bekleyen ve sayıları bini bulan savaş gemilerinin içinde bekleyen krallar ve adamları olan askerlerde bir moral bozukluğu başlamıştır. Tüm güçlere Kuman’da eden Agamemnon, Tanrılardan bir işaret almak için Tanrıların temsilcisi Arkhas’a sanışır. Arkhas’da Agamemnon’a, geçmişte bir hayvana karşı işlediği suçun bedeli olarak çok sevdiği en büyük kızı İphigrnia’yı tapınakta kurban etmesini ister. Agamemnon önce kararsızlık yaşamışsa da Tanrıların dileğini yerine getirmek için kızını Achileus ile evlendireceğini haberini Argos’a(Memleketine, eşine ve kızına) bildirir. Bir süre sonra cepheye annesiyle gelen kızını tapınakta kurban etmek için harekete geçer. Kızını teslim eder tapınağa. İphigenia da kendisini kurtarmak isteyen annesi ile Achileus’a karşı çıkar ve kendisini Tanrı’lara , vatanına yani yüce değerlere gönüllü kurban olarak sunar. Bu davranışı ile çok yüceltilen İphigenia’nın infazı kılıçla tam gerçekleştirilecekken Tanrıların ani müdahalesiyle kurtarılır ve yerine iki geyiğin kanı akıtılır. İphigenia’nın göğe çıkarıldığı inancı öne çıkarılır. Öyküsü bu şekilde olan Teagedia’nın bize vermek istediği çok daha derin dersler olduğu görülüyor. Eserden hareketle: 1-Tanrılara insan kurban etme geleneğinin varlığı, 2-İnsan kurban etme ritüelinin yerini hayvan kurban etmenin aldığı, 3-Toplum ve Tanrı’lar için yapılan fedakarlıkların karşılıksız kalmadığı, 4-İnsanın çok bağlandığı şeyleri kaybetmeyi göze almadan daha güzel şeylere ulaşamayacağı, 5-Kurban olarak erkeklerden çok kadınların kurban edildiği, 6-Kadınların iradelerinin toplum
İphigenia Aulis’teEuripides · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2017490 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2025 42. kitabı
Anttık Yunanlıların en önemli düşünürlerinden biri olan Euripides, Eshilos ve Sofokles'ten sonra Atina'nın yetiştirdiği üçüncü büyük trajedi şairidir. Düşünce adamı, Atina’lı oyun yazarlarının en büyüğü olan, insanları bekleyen gerçek ve zorlu sorunları ortaya koyarak insanları düşünmeye zorladı. Euripides, yazdıklarıyla insanları tedirgin etmiş ve kızdırmıştır. Bakkhalar, Medeia ile birlikte Euripides'in başyapıtlarından biri. Peki, ne demek Bakkha? 'Bakkhalar', Tanrı Bakkhos'un çevresindeki esrik, çılgın kadınlar alayı anlamına geliyor. Özetle : Diyonisos, bakkhalarıyla beraber Tebai şehrinde görünür. Düzen bozulmuştur. Kadınlar onun etkisine girerek eğlenip coşmaya başlarlar. Gerçeklikle bağları kopar. Tebai kralı Diyonisosu ve bakkhalarını yakalayıp öldüreceğini ve böylece kamu düzenini sağlamaya çalışacağını söyler. Bakkhalara kralın annesi de katılmıştır. Çok büyük coşku ve şenliklerin yapıldığı dağa kral da onlara görünmeden katılmak ister, gözlem yapmak ister. Bu konuda diyonisos ona yardımcı olacaktır ancak kral diyonisosu bir yabancı olarak bildiği için güvenir ve bakkhaların olduğu dağa gider. Oradaki bakkhalar onu yakalarlar ve parça parça ederek öldürürler. Başlarında da kralın annesi vardır. Yavaş yavaş kendine geldiğinde annesi, elinde oğlu olan kralın kesik kafası bulunmaktadır. Anne ve bakkhalar onu bir yaban hayvanı olarak görüntüsünde görüp öldürmüşlerdir. Onlara kralı böyle gösteren diyonisostur. Tragedia çok derin sorgulamalar yaptırır okuyucuya: İnsanın aklını devreden çıkaran her türlü şeyi esrime olarak ele almak ve onun insana yaptırabileceği yıkıcı etkisini düşünmemiz lazım. İpin ucu kaçtığında varıp durulacak yeri bilemeyiz artık. Okunmalı bence.
BakkhalarEuripides · Mitos Boyut Yayınları · 20121,234 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2025 42. kitabı
Antik Yunan dünyasının en önemli üç tragedia yazarlarından biri olan ve insanı gerçekçi bir bakış açısıyla ele alan bir düşünür olan Euripides’in yazdığı ve oynattırdığı Mitolojik olarak en çok hafızalarda yer tutan bir öykü. Alkestis’te ne anlatıldığına bakalım önce: Kral Admetus’un ölüm vakti yaklaşınca canını almaya gelen tanrısal görevli ona bir seçenek sunar. Ne teklif sunmuştur peki bu elçi? Şöyle anlatalım: Eğer Kral, kendi canı yerine can verecek bir yakınını bulabilirse krallığında uzun bir süre daha kalmasına devam etmesine fırsat verilecektir. Kral Admetus önce yaşlı annesi ile babasına, diğer yakınlarına gider bu teklifle ama kimse olumlu yaklaşmaz ona. Teklifi en son karısı ve iki oğlunun annesi olan Alkestis’e sunduğunda çok düşünmeden kabul eder. Hiç beklemediği bu olumlama karşısında kral çok duygusallaşır. Süre tamamlandığında Alkestis’in canını almaya gelinmiştir. Kral Admestos’a aynı gün misafir olan Herakles durumu öğrenince yeraltı dünyasına inmeyi dahi göze alarak Alkestis’i kurtarır ve eşinin ve çocuklarının yanında yaşanmasına devam etmesini sağlar. Mutlu son ile biten bu tragedia’da Herakles hatır isteyip ayrılır kralın evinden. Aile kurumuna ve aile bireylerinin birbirleriyle olan ilişkilerine ve aile uğruna yapılabilinecek fedakarlıklar konusunda değerli fikirler barındıran bir eser. Nihayetinde tüm canlılar arasında varolan fedakar anne miti bu eserde çok güzel işlenmiştir. Değerli bir oyun bence.
AlkestisEuripides · Mitos Boyut Yayınları · 2018167 okunma
Reklam
Reklam