Herkes akşamı edip, soğuk da olsa evine kapağı atmağa bakıyor kısacası! Kış, soğuk ortam, insanları kabuğuna çekilmeğe zorluyor anlaşılan. Büyük şehir tragedia'sı! Dolmuşlar, otobüsler tıklım tıklım suskun insanlarla dolu. Birkaç aldırışsız genç çiftin yüksek sesle konuşması, gülüşmesi bile yadırganıyor! Umut bahar'a kaldı. Paltolar atılsa bir, belki böylesine karamsar olunmayacak! Ne de olsa YAŞAMAK GÜZEL ŞEY BE KARDEŞİM!4
La vida era una corriente tumultuosa e inconsciente donde los actores representaban una tragedia que no comprendían, y los hombres, llegados a un estado de intelectualidad, contemplaban la escena con una mirada compasiva y piadosa.
Olanlar bir antik Yunan trajedisinin dehşet verici güzelliğine sahip. Bu trajedide büyük rol oynamış ve yara almadan kurtulmuş gibiyim.
Vi ritrovo la tremenda bellezza di una tragedia greca, in cui ho avuto un ruolo importante ma che non mi ha ferito.
Neden bu acıyı istediğim yoğunlukta yaşayamıyorum? Kalpsiz olduğumu sanmıyorum. Sence öyle miyim?
/
Perché non soffro quanto vorrei per questa tragedia? Non credo di essere senza cuore, tu cosa ne pensi?
Diğer kadınlara oranla biraz olsun hür yaşamak isteyenlere erkek egemen toplumsal yapı, fahişelik makamını uygun görüyor, karşılığında ise, arzularını talep etme hakkına sahip ayrıcalıklı erkeklere haz hizmeti verme koşulu getiriyordu. Kuralları yerine getirenler bu eril aklın iltifatını alıyor, verdikleri haz ve diğer bazı şeyler nedeniyle övgüye mazhar oluyorlardı. Beden sömürüsüne maruz kalmasına karşın kendini maskülen dünyada var etmiş pek çok ünlü örnek de vardı. İonialı Thargelia Pers Kralı Kyros adına ajanlık yapmış ve büyük başarı sağlamış hetairalardan biriydi. Büyük İskender'in metresi olan Thais, İskender'in ölümünden sonra Mısır kraliçesi olmuştu. Theoris ve Erkhippe ise tragedia yazarı Sophokles'in gözdeleri olarak biliniyorlardı. İsmini günümüze kadar taşıma konusunda başarılı olmuş örneklerden bir diğeri Herodotos'un söz ettiği Rhodopis'ti. Mısır Kralı Khephren'in oğlu Mykerinos'un mezarı olan piramitten söz ederken antikçağda uluslararası bir üne sahip olan bu hetairanın öyküsünü şöyle aktarır: “... bunu [Mykerinos'un piramidini] Rhodopis'e mal eden Yunanlar da vardır, ama yanılmaktadırlar, hatta bana öyle geliyor ki, Rhodopis'in kim olduğunu bilmeden konuşmaktadırlar; yoksa böyle bir piramidin masraflarını öyle bir kadına yükleyemezlerdi; çünkü bu masraf binlerce talantla bile hesap edilebilecek gibi değildir... Trakialıdır... Rhodopis'i Mısır'a Samos'lu Xanthos getirmişti; sanatını icra etsin diye getirilmişti ama önemli bir para karşılığında azat edildi, bu parayı ona Mytilene'li bir adam, Skamandronymos'un oğlu ve şair kadın Sappho'nun erkek kardeşi Kharaxos sağlamıştı... Mısır'da yerleşti ve çok alımlı bir kadın olduğu için büyük servet biriktirdi, şüphesiz Rhodopis için büyük ama böyle bir piramit yaptırmaya yetecek kadar büyük değil. Onun