Eski Yunan Tragedyaları 17

Alkestis

Euripides
Tahmini Okuma Süresi:
1 sa. 35 dk.
Sayfa Sayısı:
56
Basım Tarihi:
20 Eylül 2018
İlk Yayın Tarihi:
1964
Yayınevi:
Mitos Boyut Yayınları
ISBN:
9786059306850
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·60 syf.··
2023 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2023 00:17
Aiskhylos ve Sophokles'ten sonra Euripides'ten okuduğum ilk tragedya oldu. Mitoloji ve özellikle de tragedya okumaktan büyük keyif alıyorum. Yunan mitolojisini anlamak için tek başına İlyada ve Odysseia okumak maalesef yeterli olmuyor. Destanlarda ismi geçen kahramanların ve tanrıların efsanelerini ya da önemli olayların detaylarını öğrenmek için mutlaka tragedyalarla desteklememiz gerekiyor. Bir yandan öğretici, bir yandan sorgulatıcı nitelikler taşıyan tragedyaları okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Kitapla kalın...
Tragedya
AlkestisEuripides · Mitos Boyut Yayınları · 2018166 okunma
10/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2024 277. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2024 07:12
Tanrısallık bazı biçimlerde gösterir kendini. Kimse farkında bile değildir. Düşlediklerimiz, gerçekleşmeyiverir. Oysa Tanrı için pekala mümkündür, bize imkansız görünen. Burada da öyle olmadı mı zaten! Tanrılar değişik biçimlerde karışıyor insan yaşamına: Olmasını beklediğin olmuyor, ummadığın başına geliyor. Bu öykü de işte böyle sona eriyor.
Hayata Dair
AlkestisEuripides · Mitos Boyut Yayınları · 2018166 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2023 11. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mart 2023 12:39
Zeus tarafından ölümlü kral Admetos'un sarayına, ona hizmet etmesi için sürülen Apollon'un, ölmesi gereken kralı ölümden kurtarmak için kaderi kendisi yerine birinin ölmesine ikna etmesi üzerine onun yerine ölmeyi kabul eden karısı Alkestis'in trajedisini okuyoruz biz bu tragedyada. Ben tragedyayı çok sevsem de okurken birçok yerde oldukça sinirlendim. Mesela kendisi yerine ölecek birini arayan bizzat kendisi iken karısı ölüm döşeğindeyken isyan eden, karısına dayanmasını, direnmesini söyleyen Admetos'a çok sinir oldum. Cenazede babasıyla arasında geçen tartışmada da aynı konu gündeme geldi mesela. Admetos kesinlikle iki yüzlü bir kral bence. Finalin mutlu sonla bitmesini sevsem de sevinmem Admetos için değil, Alkestis içindi. Ve hatta finalde hazır dirilmişken Admetos'u terk etse mükemmel olurdu bence.
Edebiyat
AlkestisEuripides · Mitos Boyut Yayınları · 2018166 okunma
6/10
·56 syf.··
2025 14. kitabı
Alkestis eşi Admetus uğruna ölen bir kadındır. Tam bir yunan trajedisi. Hal böyle ki eşi için kendi annesi babası bile ölmeyi göze alamazken kendisi Admetus uğruna ölmeye göze alacak kadar seviyordur. Böyle söylenince kulağa kötü gelse de okurken aslında ne kadar büyük bir fedakarlık olduğunu anlıyorsunuz. Yunan mitlerini çok severek okuyorum ve bu kitabın da çok severek okudum. Kitabın sonunda Alkestis geri döner ama artık sessiz biridir o. Eğer sizde trajedileri seviyorsanız Yunanlıların bu kısa eseri okumanızı tavsiye ederim çok güzeldi.
AlkestisEuripides · Mitos Boyut Yayınları · 2018166 okunma
7/10
·56 syf.··
2026 17. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 00:00
7/10 admetos'un iticilik... bu karakterin ikiyuzlulugu cok enteresandi buna ikiyuzluluk denebilirse, cunku karisinin olecek olmasina yas tutusu baslarda hic samimi gelmiyordu. "beni de al" demesi de tuhafti, cok istiyorsan kendin git zaten senin olmen gerekiyor?? sanki ölüm yazgisi direkt karisina verilmis de karisi kendisi icin canini feda etmiyormus gibi bir de aci cekiyordu, karini kurtarabilirdin sen de kolaylikla kendi hakkin olan ölümü sahiplenerek? ama onun ölmesine goz de yumdu kendisi olmek istemedigi icin. ve butun herkes, butun halk kraliceleri boyle bir sey yaptigi icin takdir ediyordu, ancak admetos'un babasi en sonda karisinin kendi yerine olmesine izin vermenin ne kadar alcakca bir sey oldugundan bahsetti. o da admetos ona kotu laflar ettiginde ancak konustu, yoksa iyi seyler soylemeye calisiyordu, belki de tum halk boyle dusunuyordur ama admetos kral oldugu icin ona bir sey soyleyemiyorlardir. admetos'un da birinin onun icin ölmesini bekleyip ölmeyenlere kizmasi cok bencilce, annen baban yasli diye niye senin icin ölsün, hayat tum yasayan insanlar icin cok kisayken? sanki sen gencsin de onlar senden bir yirmi yil fazla yasadi diye onlar hayattan tum alacaklarini aldilar. yo, onlar da hayatta kalabildikleri kadar dunyanin tadini cikarmak isterler. niye birisi senin icin olmeyi kabul etsin ki... alkestis neden yapti oyle? ozellikle kocasi boyle bir seyi kabul etmisken aslinda ugrunda olmeye degmeyecek biri oldugu da ortaya cikmis oluyor. herakles'in kahramanligiyla tabii hikaye mutlu sona baglandi ama alkestis de bunu kendisine yapilan bir kotuluk olarak dusunebilseydi keske. devam oyunu belki alkestis'in intikami olurdu...
AlkestisEuripides · Mitos Boyut Yayınları · 2018166 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2026 1. kitabı
Alkestis: Ölümün Devredilebilirliği Üzerine Bir Tragedya Euripides’in Alkestis’i, Antik Yunan tragedyaları içinde yapısal olarak “hafif” görünür; ama düşünsel olarak son derece rahatsız edicidir. Çünkü oyun, genelde kutsal ve dokunulmaz kabul edilen bir şeyi pazarlığa açar: ölüm. Alkestis, ölümü bir kader olmaktan çıkarıp devredilebilir bir yük hâline getirir. Bu, tragedyanın asıl kırılma noktasıdır. 1. Ölüm Bir Yazgı Değil, Bir Anlaşmadır Admetos’un ölmemesi tanrısal bir lütuf değil, tanrılarla yapılmış bir sözleşmenin sonucudur. Ancak bu sözleşmenin ahlaki bedeli vardır: Bir başkası onun yerine ölecektir. Burada Euripides, kader kavramını parçalar. Ölüm artık “herkes için eşit” değildir; ikame edilebilir hâle gelir. Bu durum tragedyanın merkezinde şu soruyu doğurur: Bir insan, kendi yaşamını başkasının ölümü pahasına sürdürüyorsa, hâlâ masum mudur? Euripides bu soruya doğrudan cevap vermez; ama Admetos’un tutumunu özellikle rahatsız edici bir belirsizlikte bırakır. 2. Alkestis’in Fedakârlığı: Yücelik mi, Sessiz Zorunluluk mu? Geleneksel okumalarda Alkestis “ideal eş”, “erdemli kadın” olarak sunulur. Ancak oyunun alt metni daha karanlıktır. Alkestis ölümü seçer, ama bu seçim özgür mü? Anne ve baba ölmeyi reddettiğinde toplum onları kınamaz; ama Alkestis reddetseydi ne olurdu? Euripides burada açıkça söylemez ama ima eder: Alkestis’in fedakârlığı, bireysel bir kahramanlıktan çok, toplumsal rolün sessiz baskısıdır. Kadın, eşi yaşasın diye ölür; bu, yüce bir erdem gibi sunulur ama aynı zamanda sorgulanmaz bir beklentidir. Bu yüzden Alkestis konuşurken bile sanki kendini değil, ardında bırakacağı düzeni düşünür: çocuklar, ev, soy, hatıra. Ölümü kişisel bir kayıp değil, işlevsel bir devretme gibi yaşar. 3. Admetos: Trajik Kahraman mı, Ahlaki Kaçak mı? Admetos,
AlkestisEuripides · Mitos Boyut Yayınları · 2018166 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2022 38. kitabı
#alkestis #euripides Antik Yunan tiyatrosunun oyun yazarı olan Euripides’in Alkestis’inde, eril toplumda kadının yerinin öne çıkarılmış olması söz konusu. Tanrıça Artemis tarafından cezalandırılarak yaşamdan ölüme çağrılan Kral Admetos’un hayatı için, kendi hayatını feda eder Alkestis. Üstelik Kral’ın yaşlı anne babası, onun adına ölümü kabul etmeyip yaşamayı tercih ederken… Alkestis’in bu davranışı tanrıların hoşuna gider. Tesadüf yolu oraya düşen Herakles, olaya çok üzülür ve onu, Hades’in karanlık yeraltı dünyasından geri getirir. Tragedyaların aksine sonu mutlu biten bir oyun. Gayet de güzel. Özellikle Kraliçe’nin ölüm anında eşine verdirdiği sözler çok dokunaklı. (Bir anne, her zaman çocuklarını düşünür.) Okuyun…
AlkestisEuripides · Mitos Boyut Yayınları · 2018166 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2025 42. kitabı
Antik Yunan dünyasının en önemli üç tragedia yazarlarından biri olan ve insanı gerçekçi bir bakış açısıyla ele alan bir düşünür olan Euripides’in yazdığı ve oynattırdığı Mitolojik olarak en çok hafızalarda yer tutan bir öykü. Alkestis’te ne anlatıldığına bakalım önce: Kral Admetus’un ölüm vakti yaklaşınca canını almaya gelen tanrısal görevli ona bir seçenek sunar. Ne teklif sunmuştur peki bu elçi? Şöyle anlatalım: Eğer Kral, kendi canı yerine can verecek bir yakınını bulabilirse krallığında uzun bir süre daha kalmasına devam etmesine fırsat verilecektir. Kral Admetus önce yaşlı annesi ile babasına, diğer yakınlarına gider bu teklifle ama kimse olumlu yaklaşmaz ona. Teklifi en son karısı ve iki oğlunun annesi olan Alkestis’e sunduğunda çok düşünmeden kabul eder. Hiç beklemediği bu olumlama karşısında kral çok duygusallaşır. Süre tamamlandığında Alkestis’in canını almaya gelinmiştir. Kral Admestos’a aynı gün misafir olan Herakles durumu öğrenince yeraltı dünyasına inmeyi dahi göze alarak Alkestis’i kurtarır ve eşinin ve çocuklarının yanında yaşanmasına devam etmesini sağlar. Mutlu son ile biten bu tragedia’da Herakles hatır isteyip ayrılır kralın evinden. Aile kurumuna ve aile bireylerinin birbirleriyle olan ilişkilerine ve aile uğruna yapılabilinecek fedakarlıklar konusunda değerli fikirler barındıran bir eser. Nihayetinde tüm canlılar arasında varolan fedakar anne miti bu eserde çok güzel işlenmiştir. Değerli bir oyun bence.
AlkestisEuripides · Mitos Boyut Yayınları · 2018166 okunma
9/10
·56 syf.··
2024 17. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mart 2024 16:08
Alkestis kocasıni çok seven ve kocasının yani Admetosun ölüm vakti geldiğinde kocasının yerine kendi ölen bı kadın .. Admetosu vakti zamanı gelince ölümden korktuğu için yaşlı anne ve babasida onun için ölmediğinden dolayı anne babasına asi olup karısına hasret kalmış bı akıllı tanrı :) daha sonra bu durumu duyun diğer tanrı Herakles admetosun acısına dayanamayıp karısını hadesin elinden kurtarıp admetosa geri getirmiştir Admetos tamamen korkak bı tanrisin sen ya Sonunda şaşırarak gülerek bitirdiğim bı tradegya okumanızı tavsiye ederim :)
AlkestisEuripides · Mitos Boyut Yayınları · 2018166 okunma
“köşede dursun” yazıları.
8/10
·62 syf.··
2024 49. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2024 14:19
Selamlar, gün geçmiyor ki bir kadının kendini feda ettiği dramalar dolu metinlere şahit olmayalım.. Konu: Bu metinde kendi ölümü yerine birini bularak yaşamaya devam etmek isteyen Admetos, teklifi yaşlı anne-babasına götürür, fakat onlar kabul etmez. Onu bu durumdan eşi Alkestis kendini feda ederek kurtarır. Genç ve yaşam dolu bu kadın uzun tiratlar ile eşi ve çocukları ile vedalaşır ve ölüme gider. Tek şartı kendisi yerine bir kadının getirilmemesi, çocuklarının üvey anne ile büyütülmemesidir. Bu ölümün ardından Admetos'un evine Herakles gelir ve olaylar gelişir. • Fazlasıyla kısa ve bence aksiyonu nispeten az bir metindi. Kedere, eleme alışmış bünyem çok daha dramatik bir son bekledi maalesef :D Keyifli bir okumaydı. İlgilisine iyi okumalar dilerim :)
1000Kitap
AlkestisEuripides · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 1964166 okunma

Yazar Hakkında

EuripidesYazar · 23 kitap
Euripides (Yunanca: Ευριπίδης) (MÖ 480 - MÖ 406), Eshilos ve Sofokles'ten sonra Atina'nın yetiştirdiği üçüncü büyük trajedi şairidir. Düşünce adamı, Atina’lı oyun yazarlarının en büyüğü olan, insanları bekleyen gerçek ve zorlu sorunları ortaya koyarak insanları düşünmeye zorladı. Bernard Shaw gibi Euripides de insanları tedirgin etmiş ve kızdırmıştır. Kutsal değerlere saygısızlık ve kadın düşmanlığıyla suçlanmıştır. Ama yine de üstün şiirsellikle anlatılan düşünceleri dinlenmiştir. Vatanı olan Atina’yı terkedinceye kadar da bu taşlama ve lanetlemelerin ardı arkası kesilmemiştir. Fakat ölümünden sonra bütün tragedya yazarlarının en ünlüsü, en arananı olmuş ve o çağdan bu yana adı ölmez yazarlar arasında yer almıştır. Euripides, M.Ö. 480 yılında Salamis’de doğdu. O tarihte Yunanlarla Pers İmparatorluğu arasında amansız savaşlar yaşanıyordu. Euripides’in anne ve babasına birçok kötü yakıştırma yapılmasına rağmen gerçekte, babası Apollon tapınağı ile ilgili bir görevin mirasçısı zengin bir soydan geliyordu. Kaynaklara göre annesi de soylu bir ailenin kızıydı. Evripides gençliğinde resim üzerine çalışmış ve sanatını sürdürme amacında olmasına rağmen yirmi beş yaşında, tragedya ve şiir yazmak için resmi bırakmıştır. İlk oyunu olan ”Pelias’ın Kızları”, MÖ 455 yılında sahneye konmuş ve Atina halkı o an gökyüzünden yeni bir yıldızın inmekte olduğunun farkına varmıştı. Bu yeni şairin tiyatronun tumturaklı ve ağdalı dilinden çok uzak yalın ve güçlü bir deyişi ve yeni fikirleri de beraberinde getirdiğini anlamıştı. Euripides’in yenilikçi ve korkusuz bir yanı vardı. İlginç olayları anlatırken yeni teknik buluşlar kullanıyordu. En güçlü yönü de gerilim sahnelerindeki başarısı ve her sahnede üstün bir şiirsellik yaratmasıydı. MÖ 438'de Truva Savaşı'nda Akhilleus’un mızrağıyla yaralanan Telephus’un hikâyesini anlattığı oyunda geçen olaylar dizisi ve bunların sahneye uygulanışı Evripides’in gücünü ortaya koyar. Bu oyun, eski Yunan sahne geleneklerine indirdiği darbe nedeniyle de büyük önem taşır. Bir dilenci ilk defa sahici paçavralarla sahneye çıkmıştı. Bu o zamanki izleyici üzerinde şok etkisi yaratmıştı. Oyunun sahneye konmasındaki gerçekçilik, Euripides’in en acımasız eleştirmeni ve Yunan tiyatrosunun en büyük komedi ustası Aristophanes’in saldırı nedenlerinin başında gelir.”Thesmosphoriazusae” adlı komedisinde Aristophanes, Yunan kadınlara, oyunlarında kadın kişilerini sevimsiz gösterdiğinden ötürü Euripides’den intikam almak üzere komplo hazırlatır. Fakat Euripides’in kadınları, tutkularına kapılsalar da, hiçbir zaman sevimsiz değillerdir. Sadece idealleştirilmelerinin yanında yaşayan birer insan oldukları gerçeğini vurgularlar. Euripides ayrıca geçmişin ulu tanrılarının, nasıl yeri geldiğinde hiç de tanrısal olmayan hilelere başvurduklarını açık seçik sahnede ortaya koydu. Bu, çoğu kimsenin tanrılara hakaret olarak algıladığı bir bakış açısıydı. Euripides bir demokrattı, fakat demagoglardan ,büyük bürokratlardan, halkına savaş ve felaket getiren kayıtsız ve kaygısız önderlerden nefret ederdi. ”Yakaranlar” ve ”Truvalı Kadınlar” adlı oyunlarında Sparta ile süregelen savaşın iç karartan izleri görülür. Bu ünlü tragedya yazarının hayatı üzerine söylenebilecek çok az şey olmasına rağmen, Salamis’deki topraklarında yaşadı ve şiirlerini denize bakan bir mağarada yazardı. Mümkün olduğu kadar topluma az karışan, ağırbaşlı ve somurtkan bir adamdı. İnsanlardan uzak seçtiği bu yalnız yaşam, onun tanrılardan nefret eden, toplumla ilişkilerini kesmiş, huysuz, hırçın ve kuşkucu bir kişi olarak tanınmasına yol açmıştır. Euripides bir Atina vatandaşı olarak kendini toplum hayatından büsbütün ayrı tutmamıştır. Orduda görev almış, Magnesia konsüllüğü yapmış ve devlete parasal yardımlarda bulunmuştur. MÖ 408 yılında tanrılara saygısızlık ettiği gerekçesiyle komedi yazarlarının ve halkın saldırılarına maruz kalarak Atina’yı terk etmiş Makedonya kralı Archelaus’a sığınmıştır. Kral tarafından çok iyi karşılanmış ve ölmeden önceki bu on sekiz ayını huzur ve barış içinde yaşamıştır. Ölüm nedeni çelişkilidir , kimi söylentilere göre saraydaki kıskanç kişiler tarafından av köpeklerine parçalatılmıştır. ”Bacchae” adlı oyunu ölümden sonra sahnelenmiş ve ödül almıştır. Euripides’in kendi izinden giden üç oyun yazarı oğlu ölümünden sonra babalarının oyunlarını sahnelemişlerdir. Euripides’in 80-90 tragedyası olduğu bilinmesine rağmen günümüze yalnız 18 tanesi erişebilmiştir. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Euripides