1:41
Gözlerin bildiğim en güzel şehir Gidesim gelmiyor gel beni çevir Bir yanım baldan bir yanım zehir Ellerini isterim elleri değil...
Sonunda, hepimiz kendi kendimizin gurbetiyiz. Dönüp dolaşıp varmak istediğimiz o ev, aslında çocukken arkamızda bıraktığımız o kokudur, o ışıktır, yani artık var olmayan bir zamandır. İnsan, mekanda ne kadar uzağa giderse gitsin, aslında hep zamanda kaybettiği o ilk yurdun sızısını taşır içinde. Ve hiçbir tren, hiçbir uçak, bizi o çocukluk ikindisinin loş odasına geri götüremez. Bizler, o eski yurdun yıkıntıları arasından topladığımız birkaç kırık tuğlayla, gurbette kendimize geçici gölgelikler kurmaya çalışan, akşam olunca da kendi kurduğu o gölgeliğe yabancı gözlerle bakan teselli fukaralarıyız.
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Solmuş insanların yüzünden Gülümseme beklerken Tren yolları boyu düşündüm
Hepiniz bir gün bu trene bineceksiniz En müsait yerde de ineceksiniz Sonrasını yayan gideceksiniz Ve neden sevmediğimi göreceksiniz
"Gece yarısı, karanlık bir bozkırda Işıklar içinde akan bir tren kadar yalnızım içinde onca insan, içinde dünya... Soluk soluğa, demirden bir ırmağa mahkum Ve bilmeyen sonsuzluk nedir, Haklı olan kim bu kargaşada?" Ahmet Erhan, Gülşiir
En arka da kalan , o tren .. vagonları nın ne hissettiğini sevdik.. biz !