Bu pencere hiçbir zaman tren penceresi gibi hareket etmeyecek, manzarası hiç değişmeyecek. Bu pencereyi duvar halısı gibi dört çiviyle benim hayatıma çakmışlar.
Sayfa 165 - Ketebe·Kitabı okuyor
Bir yığın kuşku ve kesinliği, bir yığın tatlı ve tatsız olayı, bir yığın değişikliği, felaketi ve özlem duygusunu Macondo'ya bu sapsarı, masum tren getirdi.
Sayfa 251·Kitabı okuyor
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Geceyansı, karanlık bir bozkırda Işıklar içinde akan bir tren kadar yalnızım İçinde onca insan, içinde dünya ... Soluk soluğa, demirden bir ırmağa mahkum Ve bilmeyen sonsuzluk nedir.
Sayfa 219
Kaçtı be o tren
Kendine gel, ayıl, uykudan uyan ve seni rahatsız eden şeylerin rüya olduğunun farkına var, yeniden uyanıksın, her şeyi önceki gibi gör artık.
Sayfa 59·Kitabı okuyor
"Sadece karanlık var," dedi, tren rayların üzerinde gürültüyle ilerlerken.
Sayfa 113 - THEKİTAP ÇOCUK·Kitabı okudu
Böyle bir şehir biliyorum, çocukken iki yıl yaşadım orada ve onca anıya rağmen bendeki imgesi bir tren istasyonu kadar yabancı ve sıradan.