Bu pencere hiçbir zaman tren penceresi gibi hareket etmeyecek, manzarası hiç değişmeyecek. Bu pencereyi duvar halısı gibi dört çiviyle benim hayatıma çakmışlar.
Bir yığın kuşku ve kesinliği, bir yığın tatlı ve tatsız olayı, bir yığın değişikliği, felaketi ve özlem duygusunu Macondo'ya bu sapsarı, masum tren getirdi.
Geceyansı, karanlık bir bozkırda
Işıklar içinde akan bir tren kadar yalnızım
İçinde onca insan, içinde dünya ...
Soluk soluğa, demirden bir ırmağa mahkum
Ve bilmeyen sonsuzluk nedir.