Tren raylarının bitiminde fabrika bacaları tütüyor. Sabah sekize doğru, bacalardan tüten dumanların gerisinde kırmızı, soğuk kış günü güneşi doğuyor. Doyumsuz dünyamı avucumun içine alıp sıkıyorum. Her şeye hazırım.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Susuzluk gibi derdi, içime özlem çökünce dayanılmaz bir susuzluk gibi oluyor, her istediğimde eve dönebilmek için belki de bütün tren hatlarını bilmeliyim."
Benim, senin unutacağımız bir şey değildir yaşamak.
Yaşamak, bir elin bir çiçeği ekerkenki cezbesi,
Yaşamak, yaz mevsiminin ağzındaki acı içinde
Yeni olgunlaşan siyah bir incir,
Böceğin gözündeki ağacın görüntüsü,
Ateş böceğinin karanlıktaki tecrübesi,
Göçmen kuşların taşıdığı bir yabancılık duygusu,
Ve yaşamak bir köprünün rüyasında dolaşan bir tren ıslığı
Daracık bir uçak penceresinden görülen bir bahçedir Yaşamak.
Yaşamak, gökyüzüne fırlatılan roketin haberi,
Ayın bir yalnızlığına dokunuş,
Ve yaşamak başka gezegende bir çiçeği koklama sanrısıdır.
Yaşamak bir tabağın yıkanmasıdır.
Yaşamak yol kenarındaki kanalda on kuruş bulmaktır.
Yaşamak aynanın kareköküdür.
Yaşamak gül üssü sonsuzluktur.
Yaşamak yerin kalbimize çarpmasıdır.
Yaşamak nefeslerin basit ve aynı geometrisidir.