hikaye, yoksul bir inci avcısının çocuğunu kurtarmak amacıyla çıktığı yolda benzersiz bir inci bulmasıyla başlıyor. ve kitaba dair hissettiğim en belirgin duygu sanırım ana karakterin içinde bulunduğu o umutlu olma haliydi. incinin ailelerine sağlayabileceği fırsatlar üzerine hayal kurdukça kino, ben de onunla birlikte umutlanmaktan alamadım kendimi. zaten tomris uyar da sunuş yazısında hikaye hakkında, "insanoğlunun umudunun, var olma direncinin seyreldiği bir tarih anında olanca görkemiyle gerçek umudun türküsünü söylemiştir." diyor. kitap boyunca kino'nun ailesine, atalarının öğretilerine ne kadar bağlı olduğunu okurken bir yandan da aslında sonunun nasıl şekilleneceğini az çok anlıyorsunuz.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
tasarlamak gerçek bir şeydir; açığa vurulmuş düşler, denenmiş demektir. bir hayal bir kere düşünülmeye görsün, öbür gerçeklerin arasındaki yerini alır ve bir daha asla yıkılmaz ama kolaylıkla saldırıya uğrayabilir.
bunun nedeni, türk aydını, gene sensin! bu viran ülke ve yoksul insan kitlesi için ne yaptın? yıllarca, yüzyıllarca onun kanını emdikten ve onu bir posa halinde katı toprak üstüne attıktan sonra, şimdi de gelip ondan tiksinmek hakkını kendinde buluyorsun.