“Yazmak istedin, yazmaya da çalıştın ama yazacak hiçbir şeyin yoktu. İçinde ne var senin? Bazı çocukça kavramlar, birkaç az pişmiş duygu, çokça sindirilmemiş güzellik, koskoca ve kapkara bir cehalet, aşkla yanan bir yürek ve aşkın kadar büyük, cehaletin kadar nafile bir tutku.
Zifir gibi gece sardı dört yanımı
Cehennemi karanlık çöktü omzuma
Teşekkürler olsun, hanginiz, ey tanrı,
Boyun eğmez ruhumu verdiyse bana.
İstediğince zorlu olsun koşullar,
Ne ağlar sızlar, ne de kaçarım;
En ağır silleleri vursa da kader,
Ezilir belki ama eğilmez başım.
Gazap ve acı dolu dünyadan sonra,
Gidecek tek yer Gölgelerin Dehşeti.
Yıllar geçtikçe yaklaşsam da yanına,
Korkarım sanma Ölümün Efendisi.
Varsın çok dar olsun kapısı cennetin,
Varsın cezalarla dolsun kara kapı,
Benim efendisi kendi kaderimin,
Kendi ruhumun benim tek komutanı.