Betül

Betül
@truvalihelenn
Tembeller avuçlarını kapatmadıkları için zevklerin parmaklarının arasından kayıp gitmesine göz yumarlar.
Sayfa 6
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Kâinata ve onun büyük meselelerine ayıracak yer kalmamıştı beyninde. Zihninin tüm o geniş, ferah koridorları kapanmış, sıkıca mühürlenmişti.
Sayfa 170
“Yazmak istedin, yazmaya da çalıştın ama yazacak hiçbir şeyin yoktu. İçinde ne var senin? Bazı çocukça kavramlar, birkaç az pişmiş duygu, çokça sindirilmemiş güzellik, koskoca ve kapkara bir cehalet, aşkla yanan bir yürek ve aşkın kadar büyük, cehaletin kadar nafile bir tutku.
Sayfa 127
Zifir gibi gece sardı dört yanımı Cehennemi karanlık çöktü omzuma Teşekkürler olsun, hanginiz, ey tanrı, Boyun eğmez ruhumu verdiyse bana. İstediğince zorlu olsun koşullar, Ne ağlar sızlar, ne de kaçarım; En ağır silleleri vursa da kader, Ezilir belki ama eğilmez başım. Gazap ve acı dolu dünyadan sonra, Gidecek tek yer Gölgelerin Dehşeti. Yıllar geçtikçe yaklaşsam da yanına, Korkarım sanma Ölümün Efendisi. Varsın çok dar olsun kapısı cennetin, Varsın cezalarla dolsun kara kapı, Benim efendisi kendi kaderimin, Kendi ruhumun benim tek komutanı.
Sayfa 492
“Ruhlarla oynamak ters teper / Asıl mesele kendi ruhunu kurtarmaktır” der.