deniz taşkın

deniz taşkın
@tskdnz
İnsanlar bedenlerini süslemek için servet harcarlar, akıllarını süslemek içinse hiç çaba göstermezler. Bu yüzden çoğu dışarıdan parlak, içeriden çürüktür.
Günümüzde sessiz kalmak zor, sessiz kalamamak da insana huzur ve sakinlik veren o iç sözü duymamızı engelliyor. Toplum bize durup kendimizi dinlememizden ziyade bütünün parçası olabilmemiz için gü­rültüyü kabullenmemizi telkin ediyor. Bundan ötürü bizzat bireyin yapısı değişime uğruyor.
Sayfa 12·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mekanların, evlerin, odaların, eşyaların da mahremiyeti sessizlikle örülüydü. 18. yüzyılda duyarlı ruhun ortaya çıkışıyla birlikte insanlar yü­celik kültünden de esinlenerek çöldeki envai çeşit sessizliğe değer verdiler, dağın, denizin ve kasabaların sessizliklerine kulak kesilmeye başladılar.
Sayfa 12·Kitabı okudu
"Sessizlikte daima beklenmedik bir şeyler vardır; şaşırtan bir güzellik, gurme hassasiyetiyle tadına varılan bir ahenk, müthiş bir huzur ( ... ) Sessizlik asla kendiliğinden oluşmaz, içsel bir gücün sevkiyle harekete geçer adeta. Sessizlik çökelir ( ... ), ipeksi bir edayla kendini gösterir." Jean-Michel Delacomptee, Petit e/oge des amoureux du si/ence [Sessizlik Aşıklarına Kısa Bir Methiye)
Sayfa 9·Kitabı okudu

deniz taşkın

, bir kitap okudu
7/10
·248 syf.·
Beğendi
·
10 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 22:11
·
2026 19. kitabı
Margaret MacMillan
7.3/10 · 28 okunma
Tarih, insanları birbirine düşürmek, politikaları veya eylem plan­larını meşrulaştırmak için kullanıldığında tehlikeli bir hale gelebi­lir. Yugoslavya tuzla buz olduğunda Sırplara, Hırvatlara ve Boşnak Müslümanlara düşman oldukları ve sonsuza dek düşman kalacak­ları anlatıldığı için komşuların birbirine düştüğü 1990'ların kabus dolu günlerinin fitilini kısmen milliyetçi tarih anlatımları ateşlemişti. ABD ve Britanya hükümetleri 2003'te Irak'ın işgalini meşru kıl­mak için sıklıkla yapıldığı üzere yine tarihten faydalanmıştı. Bizlere Saddam Hüseyin devrilmezse, demokrasilerin Hitler, Mussolini ve Japon militaristleri durdurmayı başaramadığı 1930'ların bir tekra­rını yaşayacağımız söylenmişti. Ne var ki tarihin kötüye kullanımı onu göz ardı etmek için bir neden değildir. Bunun yerine günümüz kuşaklarının tüm karmaşık­lığıyla geçmişi öğrenmesini ve buradan çok basit ama hayati bir ders almalarını sağlamalıyız: Bu ders de tarihin tek bir doğru oku­masının olmadığıdır. Tarih daha çok yeni materyallerle, yeni yorum­larla ve yeni sorularla şekillenip devam eden bir iştir. Bunu anlamak, tarihin kendilerine emrettiğini yerine getirdiklerine büyük bir özgü­ venle inanan Hitler, Stalin gibilere karşı bir aşı görevi üstlenebilir.
Sayfa 226·Kitabı okudu