Efsane ye göre Osman, ahi şeyhi ermiş Ede Balı'nın evinde konukken bir rüya görür. "Osman Gazi düşünde gördü-ki bu azizin kuşağından bir ay doğar gelir, Osman Gazi'nin koynuna girer. Bu ay Osman Gazi'nin koynuna girdiği demde göbeğinden bir ağaç biter dahi gölgesi alemi tutar. Gölgesinin altında dağlar var her dağın dibinden sular çıkar ... " Osman Bey şeyhe rüyasını anlatınca, şeyh yorumlar: "Oğul Osman, padişahlık sana ve senin nesline mübarek olsun, benim kızım Malhun Hatun senin helalin oldu" der, hemen nikah kıyılır. Anlatıda büyük manevi nüfuza ve geniş sürülere sahip olduğu söylenen, Rum abdallarından Şeyh Ede Balı'dır; Osman'ı damatlığa kabul eden odur. Kehanetinde sözünü ettiği "padişahlık" unvanını ancak birkaç kuşak sonraki Osmanlı hükümdarları kullanacaktı.
Osman'ın rüyası defalarca anlatılmıştır; ama en önemli özelliklerinden biri şu ana kadar herkesin gözünden kaçmışa benziyor: Rüya, Türk İmparatorluğu dönemindeki dişi kurttan türeme efsanesine kadar uzanan Türk-Moğol köken efsanelerinde sözü geçen hemen hemen bütün unsurları -Dağ, Ağaç, Mağara, Su, Dişi Ruh ile Kapalı Kalma ve Çıkış temaları- birleştiriyor. Ama daha önceki Türk köken anlatılarıyla karşılaştırıldığında önemli bir farkı var. Burada Osman yeni bir Türk kabilesinin ya da halkının atası değil, bir Müslüman hanedanın kurucusudur.