İnsanlar bedenlerini süslemek için servet harcarlar, akıllarını süslemek içinse hiç çaba göstermezler. Bu yüzden çoğu dışarıdan parlak, içeriden çürüktür.
Bugün, sokakta ayrı ayrı, birbiriyle kavga etmiş iki arkadaşıma rastladım. İkisi de kavgayı anlattı. İkisi de doğruyu söyledi. İkisi de gerekçelerini gösterdi. İkisi de haklıydı, sonuna kadar haklıydı. Başka şeyler ya da olayların farklı yüzlerini görmüş olduklarından değil.
Hayır: Her ikisi de olayları harfiyen nasıl olduysa öyle görüyor, aynı kıstasla değerlendiriyordu; ama her biri farklı bir şey görüyordu, dolayısıyla, haklıydı.
Gerçeğin varlığındaki bu ikilik karşısında şaşırıp kaldım.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gerçekten bize ait olduğunu sandığımız, oysa yaradılışımızdan ötürü derin doğasını kavrayamayarak, sadece mükemmel bir aynası olduğumuz, üzerini şeffaf bir örtü gibi örttüğümüz neler var kim bilir!
Sıradanlık bir yuvadır. Günlük hayat bir ana gibi kucak açar insana. Büyük şiirin içinde yüce arzuların zirvelerine doğru, aşkın ve okült şeylerin doruklarına doğru uzun bir yolculuk yaptıktan sonra, mutlu aptalların kahkahalarla güldüğü hana dönmek müthiş iyi gelir, hayatın bütün sıcaklığına kavuşmuş oluruz böylece, biz de Tanrı’nın yarattığı halimize dönerek aptallaşır, onlarla kadeh tokuştururuz, bize bahşedilmiş olan evrenden memnunuzdur artık, gerisini de dağlara tırmanıp da, tepeye varınca öylece bakınmakla yetinenlere havale ederiz.
Zamanı derin bir acıyla hissediyorum. Bir şeyleri bırakıp gitmek beni inanılmaz sarsıyor. Birkaç ay yaşadığım zavallı möbleli oda ya da altı gün kaldığım taşra otelindeki masa, hatta bir garda, iki saat oturup tren beklediğim hüzünlü bekleme salonu – tamam, ama hayatın güzel şeylerini terk ettiğimde ve sinirlerimin olanca duyarlılığıyla onları bir daha asla göremeyeceğimi, onlara kavuşamayacağımı, kavuşsak da şu belirli, eşsiz andaki gibi olmayacaklarını düşününce – metafizik bir ıstırap veriyorlar bana. Ruhumda bir uçurum açılıyor, Tanrı’nın zamanının soğuk nefesi solgun yanağımı okşuyor.