Vefai-Kalenderi Dervişi Seyyid Ali Sultan, 15. yüzyılda Balkanlar'da yaşamış bilhassa Alevi literatüründe Kızıl Deli adıyla daha çok tanınmıştır. Hayatından bahseden Vilayetname'de Horasan civarında yaşamakta iken, bir gece rüyasında gördüğü Hz. Peygamber'in emri ile, Balkan fetihlerini gerçekleştirme fikrinde olan Orhan Gazi'ye/Yıldırım Bayezid'e yardım etmek amacıyla yanında kırk arkadaşı bulunduğu halde yola çıkışından' söz edilmekte, hayatının bundan önceki devresi hakkında herhangi bir bilgi verilmemektedir. Eserde Seyyid Ali Sultan'ın Hz. Peygamber'in neslinden oluşu, bizzat onun ağzından ifade edilir. Çelebi Cemaleddin Efendi Müdafaa'sında, Seyyid Ali Sultan'ın babasının Hacı Bektaş Veli, annesinin ise Kadıncık Ana olduğu şeklinde bir bilgi vermektedir. Ancak, Hacı Bektaş Veli'nin hiç evlenmediği, dolayısıyla kendisine kan bağı ile bağlı bir çocuğunun olmadığı pek çok tarihçi tarafından kabul edilen bir gerçektir. Dolayısıyla, bu ikili arasında, geleneğin de etkisiyle manevi bir bağın mevcudiyetinin varlığı ve Çelebi Cemaleddin Efendi'nin de bu gelenekten etkilenerek böyle bir ifadeye yer verdiği düşünülebilir. Seyyid Ali Sultan'ın babasıyla ilgili olarak diğer bir görüş kendisi de bir Bektaşi dedebabası olan Bedri Noyan'a aittir.
B. Noyan, Ahmed Hamdi Zeza Paşa'nın Mısır'da basılmış Arapça kitabında yer alan bazı ifadelerden hareketle Seyyid Ali Sultan'ın babasının Horasan erlerinden Seyyid Hüseyin Ata olduğunu yazmıştır. Ancak, hayatından bahseden vesikalarda yahut Vilayetname'nin diğer nüshalarında bu konuda her hangi bir bilgi bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu bilgiye de ihtiyatlı yaklaşma zarureti ortaya çıkmaktadır.