"Yanlış bir zamanda doğduğumuzu düşünmüyor musun?"
"Sen ne zaman doğmak isterdin?"
"Yüz yıl, iki yüz yıl sonra. İnsanlık başkalaşım geçiriyor, neye dönüşeceğini bilmek istiyorum."
bense, on üç yaşımdan beri, her yerde kendimi bir konuk gibi hissetmiştim. çoğunlukla kucaklanarak karşılanan, bazen sadece hoş görülen bir konuk; ama hiçbir yerde yüzde yüz hak sahibi bir sakin gibi görememiştim kendimi. kimseye benzemez, çevreye uyumsuz ismim, bakışım, hal ve davranışlarım, aksanım, gerçek veya varsayımsal aidiyetlerim. iflah olmaz derecede yabancı. hem doğduğum toprakta hem de daha sonra sürgünde.