Bir modern masal anlatımı
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 71. kitabı
Esrarengiz bir orman ve ellerinde bir harita engebeli yolları aşarak kuleye ulaşmaya çalışan iki dost Şövalye ve Ejderha. Kütüphane Festivalinde Kral Düğmecik tarafından gönderilen esrarengiz bir mektup gelir. Mektupta bir trolün, kızı Prenses Börü'yü kaçırdığı ve hapsettiği yazıyordur. Prensesi sadece Şövalye ve Ejderha'nın kurtarabileceği yazılıdır. Yemek yemeği seven kahramanlarımız acaba Prenses Börü'yü kurtarabilecek mi? Her bir sayfada sürpriz olaylar, beklenmedik bir son sizleri bekliyor. Ceviz yiyen kediler, çobaya düşen sinekler, tuhaf bir orman ve böğürtlenler, bataklıkta yüzen prenses ve onu izleyen üç karga, gizemli oda, esrarengiz şurup... Her güzel olan saf ve temiz midir? Ve her çirkin olan kötü ve korkunç mudur? ️Çocuklara hiçbir şeyin göründüğü gibi olmayabileceğini anlatan, ön yargılarını yeniden düşünmeye sevkeden, dostluğun ve iyi kalpli olmanın her şeyi çözebileceğini anlatan heyecan dolu bir masal #EjderhaveGizemliKule ️Yardımlaşma, sevgi ve iyilik temalarını eğlenceli bir şekilde işleyen bu modern masal; çocukları Şövalye, Ejderha ve Prenses'le heyecan dolu maceralara sürükleyecek. ️Yazar Sevde Tuba Okçu'nun kaleme aldığı bu eser modern çocuk masallarına güzel bir örnek.
Ejderha ve Gizemli KuleSevde Tuba Okçu · Timaş Çocuk Yayınları · 202418 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 12. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 11:47
Kitabın ən böyük zəifliyi, müəllifin öz şəxsi travmasını və incikliyini bütün kişilərə ümumiləşdirməsidir. Dünyanı bəyaz və qara kimi bəsitləşdirib "bütün kişilər eynidir" demək real həyatın mürəkkəbliyinə tamamilə ziddir. Həyatda dürüst və məsuliyyətli insanların olduğunu görməzdən gələn bu nifrət dolu dil, əsəri obyektiv bir təhlildən çıxarıb sadəcə fərdi qisas manifestinə çevirir. Yazıçının 30-dan çox yaşı olsa da, hadisələrə yanaşması emosional yetkinlikdən uzaq, tam bir yeniyetmə təfəkkürüdür. O, öz səhvlərini analiz etmək əvəzinə, bütün günahı qarşı tərəfə ataraq ucuz sosial şəbəkə aforizmləri səviyyəsinə enir. Sağlam bir kitab oxucuya nifrət yox, anlayış qazandırmalıdır.
Adam SandıklarımızTuba Ezici · Olimpos Yayınları · 2018329 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Gündelik ve Kirli Gerçekliğe Bir Bakış: Dünyadan Son Gidişimiz
9/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
Gülhan Tuba'nın üçüncü öykü kitabı Dünyadan Son Gidişimiz, gündelik yaşamı önceleyen, metropol insanının yaşadığı sorunları merkezine alan öykülerden oluşuyor. Çoğunlukla ben anlatıcıyla kurulmuş metinler. Anlatıcı rahat ve yazarın üslubuna alışık olanlar için tanıdık. Çelik, türlü mekânları anlatmayı seven bir yazar. Ayrıca günümüz hayatının parçası olan markaları, sosyal medyayı vb. unsurları kullanmayı da seviyor. Kısacası yazarın Onlar ve Köpekleri ile Kafandaki Ağaçlar'ını okuyan okurlar için tanıdık metinler. Yazarın yer yer kirli gerçekçi dili ve cinsellik anlatımı kimi okurlara aşırı gelebilir. Bu ve benzeri nedenlerle bazı okurları dışlayan bir yapıya sahip Dünyadan Son Gidişimiz. Gülhan Tuba, bunu yaparak okurunu seçiyor, bir okur kitlesini tamamen dışarıda bırakırken bir başka okur topluluğunaysa alabildiğine hitap ediyor. Eserdeki son öykü olan "Ev Ölürken" bence kitaptaki en iyi metin. Yavaş yavaş çürüyen insanı ve evi çok iyi anlatıyor. Sonuç olarak dili rahat, ne anlattığını bilen ve bunu sonuna kadar sürdüren bir anlatımla dile sahip öykülerden meydana geliyor Dünyadan Son Gidişimiz. Sevme/sevilme açısından okurları tam olarak ikiye bölecek bir eser. Bir kısmı çok sevecek, bir kısmı da hiç sevmeyecek.
Dünyadan Son GidişimizGülhan Tuba Çelik · İletişim Yayınları · 202629 okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 23:11
Merhaba sevgili okur, Selçuk Baran okumalarında Haziran ayında payıma düşen “Haziran” isimli öykü kitabı oldu. Yirmi bir kısa öyküden oluşan kitap, yazarın ilk öykü kitabıymış. İlk kitap olduğu için acemilik beklemek büyük hata olur çünkü ustalık kazanmış bir yazar elinden çıkmış gibi. Selçuk Baran’ın çok özel bir yanı var, mekana ve eşyalara olan dokunuşunun yanında öyle bir hikaye anlatımı var ki, çok az yazarda rastlanır. Hiçbir olaydan bahsetmeden yaşanan durumu okura sezdiriyor. Hikâyeler çoğunlukla sıkışmış hayatlar yaşayan insanların özgürleşme ve hafifleme yolculuğundan oluşuyor. Kitaba puanım tabii ki 10/10 Öykülere kısaca değineyim efenim. *Odadaki: Yüreğimin derinliklerinde hissettiğim bir yas öyküsü; atlatılamayan ve asla atlatılamayacak olan bir yas. Hiç gelmeyecek olan bir beklenene ağıt. *İhtiyar Adam ve Küçük Kız: İhtiyar bir adamın ve küçük bir kızın hayatlarının kayışının kısacık hikayesi. İhtiyar adamın gittiği yer mecburi güzergah olsa da küçük kızın elinden tutup, gitme, diyip onu gün ışına geri getirebilmeyi çok isterdim. *Konuk Odaları: Tanıdık yaşantılardan beklenmedik bir hikaye. *Kavak Dölü: Geçkin bir kız kurusunun anlık duygularının anlatısı. *Anne: “Annem dolabın çekmesinden örgüsünü aldı. Örgü örmeyi öyle severdi ki, örgü örerken mutlu olurdu. Şişler o ince, küçük tıkırtılarla ilmeklere girip çıkarken her şeyi unuturdu annem. Yorgunluğunu, yoksulluğunu, onmazlıklarını, her şeyi... her şeyi..” *Ceviz Ağacına Kar Yağdı: Hayatın bütün yükünü göğüsleyen ve herkesin bir şeyler beklediği bir insan olmanın ağırlığında ezilirken, tüm kararlılığıyla özgürlüğü seçmenin verdiği hafiflemenin hikayesi. Hikayede yapılan seçim doğru mu yanlış mı bilemem efenim ama insanda hafifleme hissi bıraktığı kesin. *Kent Kırgını: Kendisi de kent kırgını
HaziranSelçuk Baran · Yapı Kredi Yayınları · 2020602 okunma
Metropolde delirdim kimse anlamadı
9/10
·144 syf.··
2026 24. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 18:32
İstanbul’da ne güzel tanımladı sevgili Tuba ; acıyla asalet, kanla aşk, şehvetle şiddet iç içeriyor 117. Sayfada Öyle bir kitap ki Tuba bunları yaşadı mı acaba dedirtti bana Bir soluk alırken “kesin yaşadı Ayy yok canım yaşamadı …!” Dedirtti bana . Sansürsüz , tıpkı bir ERKEK BEYNİ gibi yazılan eserdi. Tuhaf olan ise yaşanma olasılığı varsa karakteri olan Seren’e , hemcinsime üzüldüm .! Savruluşuna , yok oluşuna , itaat edişine , inkar edişine , acizliğine , hissizliğine , HİÇliğine…! Gülhan Tuba Çelik seni tanımak güzel
Kafandaki AğaçlarGülhan Tuba Çelik · Epona Yayınları · 202319 okunma
YARALARIN VE YARALILARIN TARİHİ
10/10
·199 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
Türk edebiyatında İstanbul'un baskın bir ağırlığı var. Cemal Süreya, bir yazısında bu ağırlığın azaldığını vurgulasa da metinler "İstanbul" merkezli olmaya devam ediyor. Türk edebiyatının daha kapsayıcı, çeşitli ve ülkenin bütün gerçekliğini yansıtabilmesi için taşranın, yüzeysel veya dışarıdan bir bakışla değil, kendi özgün dinamikleri, derinliği ve çeşitliliğiyle daha fazla ve daha nitelikli bir şekilde işlenmesi gerektiği açık. Dolayısıyla Türk edebiyatı ülkenin bütününü yansıtamıyor. Taşranın zengin karakter ve mekân potansiyeli göz ardı ediliyor. Taşra işlendiğinde bile, bu genellikle İstanbul'dan bakan bir gözle romantize edilerek, egzotikleştirilerek veya tam tersine aşağılanarak, karikatürize edilerek yapılabiliyor. Bu sebeple de taşra insanının derinliği, çatışmaları ve gerçekliği yerine basmakalıp tiplerle karşılaşıyoruz. Göç, yoksulluk, toprak sorunları, kültürel çatışmalar gibi taşrada yoğun yaşanan temalar eksik kalıyor. Anadolu'nun zengin folkloru, yerel ağızları, inanışları ve yaşam pratikleri edebiyat için büyük bir kaynak olmasına rağmen, İstanbul merkezli bir bakış açısı bu zenginliği yeterince değerlendirilmiyor. Bu eleştirilerin "anlamlı" olması için bile öncelikle aksi örneklerin ete kemiğe bürünmesi şart. "Hafriyat" işte tam da bu sebeple dikkate alınması gereken bir roman. “Hafriyat”, Osman Özarslan’ın ilk kitabı olmasa da ilk kurgu kitabı. Özarslan, romanına epigraf olarak Fransız sürrealist şair Joë Bousquet’in o meşhur aforizmasının ilk kısmı seçmiş. “Yaralarım benden önce de vardı.” Pekala, Karacaoğlan’ın “Kim var imiş biz burada yoğ iken” de olabilirdi epigraf. Çünkü roman kelimenin tam anlamıyla bir kazı çalışması. Geçmişi, kültürü, dili, geleneği, travmaları kazıyor roman boyunca. Geçmişi katman katman farklı zaman dilimlerinde takip
HafriyatOsman Özarslan · İletişim Yayınnları · 202534 okunma