“Kiliseden eve doğru kurt patikalarından yürüyorum, solumda nehir, tanımadığım bir yol arkadaşı gibi, yol boyunca yanımda akıyor, hiç konuşmayacağını bildiğin bir yol arkadaşı, işte tam o anda anladım ne yaptığımı, artık kendi adımlarımdan büyük adımlar atarken, ayağım taşlara takılıyor, taşlar yolun her yerinde, geri dönüş yok, saçımı yeniden başıma takamam, sözlerimi geri alamam.. “
"Bu dili seçmedim ben. Kaderin bir cilvesi, bir rastlantı ya da zorunluluk sonucu dayatıldı bana. Fransızca yazıyorum ama bu benim ana dilim değil. Bu dil benim için bir düşman dil. Kendimi bildim bileli, yani otuz yıldan fazladır bu dille savaşıyorum."
Şu dünyayı adamakıllı görmeden, dünyanın ne olduğunu adamakıllı anlamadan buradan gidecek olduktan sonra ne diye buraya geldik sanki? Yaşadığımızın farkına varmayacak olduktan sonra ne diye yaşıyoruz?
Sayfa 45 - Can yayınları/ Erkek Kırlangıç·Kitabı okudu