İnsanların hayatı hızlandıkça, verimli olmaya çalıştıkça, aslında yaşamayı unutmalarını anlatıyor.
Ayrıca dili çok ağır değil; akıcı ve sakin ilerliyor. Okurken “ders veriyor” hissi yaratmıyor. Daha çok insanın içine sessizce oturan bir kitap.
Tavsiye ederim :)
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,1bin okunma
Kitaptaki olaylar aşırı basit, konudan konuya atlıyor, hiçbir akıcılığı yok.Merak uyandırmıyor.Küfür ve argo cümleler had safhada...
Hiç okumamış olmayı dilerdim.
Kanlı OcakAlan Parks · Nemesis Kitap · 201895 okunma
Başlığının hakkını veren bir roman. Kitabı, başından sonuna kadar "Zavallı Necdet" diye diye okudum. Sadece Necdet değil, her karaktere ayrı ayrı üzülüp kahroluyor insan. Her sayfası ayrı bir keder, ayrı bir hüzün... İnsanın içini yakıyor, kalbini parçalıyor. Bir aşk hikayesi beklerken vicdan azabı ve çaresizlik buldum.
Kesinlikle ama kesinlikle sizlere bu güzel romanı öneriyorum.
Okuyun... Okutun...
9 farklı öykü, 9 farklı hayat ama hepsi birbirinden güzel, hepsi birbirinden anlamlı... Her birini ayrı ayrı çok beğendim.
Bizlerin de başımıza gelebilecek hayat hikayeleri anlatılmış. Kim bilir belki başımıza gelmiş bile olabilir. Kendinizi bulabileceğiniz öykülere denk gelebilirsiniz.
İyi okumalar.
Ama benim favori karakterim Abdullah Çavuş oldu :)
Vatan sevgisinin evlattan, yârdan, herşeyden üstün olduğunun dile getirildiği bir tiyatro eseri. Çok fazla söz söylemeye de gerek yok aslında, kitap kendini akıcı bir şekilde okutturuyor zaten.
''Nasıl olur! Düşmanın silahı vatana çevrilsin de karşısında önce benim göğsümü bulamasın? Nasıl olur! Vatan tehlikede olsun da ben evimde rahat oturayım? Nasıl olur! Devlet yerinden oynasın da ben mıhlanmış gibi burada kalayım! Nasıl olur! Bugün vatan sevgisi her şeyden kutsal olsun da ben yalnız senin aşkınla uğraşayım? Nasıl olur! Dünyada her şeyin ilerlediğini bilirken ben niçin babamdan, atalarımdan geri kalayım? Vatan! Vatan!.. Vatan tehlikede diyorum! İşitmiyor musun?
Tavsiyemdir.