Garip bir öğleden sonrasıydı.Huzur ve huzursuzluk arasında gidip gelen duygu değişimi..Yaşadığım olayları kafamın içindeki raflara nasıl yerleştirmeliydim bilmiyorum. Alfabetik sıraya göre, türüne göre, renklere göre ya da boy sırasına göre mi düzenlemeli yoksa çıra gibi bütün hepsini yakmalı mı?
Ankara'da yağmur yağıyor ve ben evime gitmek için bindiğim otobüsün camındaki bir yağmur damlasının, yolundaki damlaları da önüne katarak aşağıya doğru süzülüşünü izliyorum... O esnada çalan şarkı "Zor olsa da galiba dönüyorum sana... " kulaklarımda yankılanıyor.
Bazen bütün ömrü bir günde yaşarsın.Ve hayatın ne kadar güzel olduğunun farkına bile varmazsın. Bunu fark ettiğim için mutlu hissediyorum...
🎬Garp'ın Küçük Dünyası