Spoiler içerebilir.
Paris'te, Kamelyalı Kadın olarak ün yapmış bir yosma olan Marguerite ile ona ilk görüşte vurulan Armand'ın imkansız ve fedakarlıklarla dolu aşkını konu alıyor.
Armand Duval, Marguerite'yı ilk gördüğünde ondan hoşlanır, bir arkadaşı sayesinde tanışırlar ama Marguerite Armand'ı önemsemez. Armand iki sene sonra tekrar onu görür ve unutamadığını anlar. Onunla sevgili olabilmek için elinden ne geliyorsa yapar ve sevgili olurlar.
İkisi de birbirlerine çokça aşıktırlar ama Marguerite ün yaptığı hayatından henüz vazgeçmiş değildir, bu Armand'ın kıskançlıklarına sebep olur.
Armand ve Marguerite'nin birlikte olmaları her ikisi içinde imkansızdır. Marguerite, Armand için ün yapmış olduğu hayatından zamanla vazgeçer ve birlikte yaşamaya karar verirler.
Armand'ın babası ilişkilerini öğrenir ve onaylamaz. Armand'a Marguerite'yi bırakmasını söyler, Armand kabul etmez, Marguerite'nın farklı olduğunu, diğer kadınlar gibi olmadığını, onu bırakmayacağını söyler.
Armand bu sefer de Marguerite tarafından terk edilir. Babasının yanına geri döner ve uzun bir süre kendini toparlayamaz. Daha sonra Paris'e intikam almak için dönmeye karar verir. Marguerite bu sırada hastadır, Armand'ın dönüşü ve ona yaşattıkları ile acı çekmeye başlar ve hastalığı daha da kötüleşir.
Marguerite'nin hastalığı ilerlediği için yataktan çıkamaz hale gelir, Armand'a mektuplar yazmaya başlar. Bu mektuplar Marguerite öldükten sonra Armand'a ulaşır ve acı gerçekle yüzleşir.
Yazım yanlışım varsa affola.
Okuduğum en hüzünlü aşk hikayelerinden birisiydi ben de yeri her zaman ayrı olacak. Eğer bu tür hikayelerden hoşlanıyorsanız tavsiye ediyorum mutlaka okuyun.