Adeline'ın peşinde kitabı aşırı dark romance içeren bir kitaptı. Bu incelemede kitabın içinde bulunan tecavüz unsurlarını eleştirmeyeceğim çünkü kitabın başında yazar bununla ilgili bir uyarıda bulunmuştu yani böyle bir uyarıya rağmen okumanın okuyucunun seçimi olduğunu ve uyarıları bilmesine rağmen okuyup bu tür yorumlar yapmasını doğru bulmuyorum.
Kitap hem kadın hem de erkek karakterimiz ağzından anlatılıyordu. Zaten böylesinin daha iyi olduğunu düşünüyorum yoksa sadece erkek ya da sadece kadın karakterimiz ağzından okusaydık onların duygularını ve düşüncelerini anlayamazdık ki böyle bir kitapta iki karakterin de düşüncelerini bilmek büyük bir önem teşkil ediyordu.
Erkek karakterimiz Zade kadınları ve çocukları insan kaçakçılığı gibi olaylardan korumaya ve onları kurtarmaya çalışan biri ve aynı zamanda bir güvenlik şirketinin sahibi. Kadın karakterimiz Adeline ise bir yazar ve anneannesinin ölümünden bir yıl sonra onun yaşadığı Parsons Malikanesine taşınıyor.
Adeline'ın imza günü için gitti kitapçıya Zade tesadüfen giriyor ve kadın karakteri gördüğü anda ona âşık oluyor. Âşık oluyor demeyelim de ona bağlanıyor.
Zade; Adeline'ı gitti yerlerde takip etmeye, evine girip güller bırakmaya başlıyor ve böylece kedi fare oyunumuz başlıyor.
Bazı okuyucular Adeline'ın kendisiyle çok çeliştiğini ve bunun sinirlerini bozduğunu söylemiş. Evet, Adeline'ın düşünceleri ile davranışları çok çelişiyordu ama bunun nedenin hissettikleri ile ona öğretilen ahlaki değerlerin farklı olmasıydı.
Zade'in varlığı onu ilk başta çok korkutuyordu ama ilerleyen zamanlarda ona alışmaya başlasa bile bunu kabullenemedi. Çünkü çocukluğunda beri korkmaktan zevk alan biriydi, takipçisinin varlığından ve ona yaptıklarından korktuğu için zevk alması ona aşılanan ahlaki değerlere tamamen tersti ama içten