Yargılamakta, kınamakta, ayıplamakta acele etmeyin! Bu en kolay yoldur; kendinizi bu tür kolaycılıklara kapılmaktan alıkoyun. Her şeye sakin, soğukkanlı bir şekilde bakın ve bu sırada yalnız bir şey düşünün: Her şey geçer, her şey iyiye doğru değişir. Ha bu uzun mu sürer? Daha iyi ya, ne kadar uzun sürerse değişim o kadar sağlam olur! Her şeyi izleyin, inceleyin yoklayın... Korkusuz olun... Ama yargılamada acele etmeyin...
Köylülüğü toprak beylerinin kölesi olmaktan kurtaran çar olduğuna göre, şimdi köylülüğün tek egemeni, çardı. Soru burada bir kez daha ortaya çıkıyordu: öyleyse özgürlük nedir? Belki bir gün çar çıkıp özgürlüğün ne olduğunu anlatıverirdi.
Ben de herkesle aynı ırmakta yüzüyordum. Ama hem ırmağın suyu bana daha soğuk geliyordu, hem de ben herkes kadar kolay duramıyordum suyun üstünde. Zaman zaman, hatta, suyun derinlerine gömülüyorum gibi geliyordu.
İnsana hiç ne düşündüğü sorulur mu, diye şaşkınlıktan dilim tutulurdu. Bu soruya nasıl yanıt verilebilirdi? Bana göre, insan aynı anda pek çok şeyi düşünebildiği gibi, dün gördüğü ya da bir yıl önce gördüğü şeyleri de düşünebilirdi...