Marksizm de artık bir dindir, faşizm de bir dindir, falanjizm de bir dindir, Nazizm de bir dindir, her şeyin serbest piyasa olduğunu anlatan sınırsız kapitalizmin içinde vazedildiği düşünce de bir dindir. Düşünmeden, eleştirmeden kabulü telkin eden her sistem dindir ve dinler tarafından yönetilen her toplumun sonu tarihte felaket olmuştur.
İşçi sınıfı ahmakça iyi niyetiyle beyninin yıkanmasına izin verdiği; doğuştan gelen coşkusuyla hiç düşünmeden çalışmaya ve mahrumiyete atıldığı içindir ki kapitalist sınıf kendini zorunlu tembellik ve zevküsefaya, üretmemeye ve aşırı tüketmeye mahkûm edilmiş halde bulmuştur.
"Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yer yüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar."
Sadece yaşadığımız talihsizlikler tahammül edilebilir olduğu sürece kendimiz için üzülebiliriz.
Tahammül sınırını aşınca, katlanılmaz olana katlanabilmek için halimize güleriz.