Niçin gösterebileceğim değil de hissedebileceğim türde, işe yarayan iyi bir şeyi aramıyorum? İnsanların bakakaldığı önünde durduğu ve şaşkınlıkla birbirlerine gösterdikleri , dışı parıldayan bu şeyler kendi içinde değersizdir.
Görünüşte iyi olanı değil , sağlam , doğru ve kendi saklı bünyesinde daha güzel olanı arayalım, onu bulup çıkaralım. O uzak bir yere konmuş değil, elini nereye uzatman gerektiğini bildiğin takdirde onu bulacaksın. Şimdi ise âdeta karanlıkta , arzuladığımız şeylere çarparak yakınımızdaki şeyler arasından geçip gidiyoruz.
İçimizden biri düşünmekten ziyade inanmayı tercih ettiğinde artık yaşamla ilgili düşünemez hale gelir; her daim bir hataya inanılır , o hata dönüp durur ve elden ele geçerek yıkımımıza neden olur.
Suskun kalanlarda kalp inceliği ve kibarlık eksiktir daima; susmak bir itirazdır , sözünü yutmak zorunlu olarak karakteri bozar, - mideyi bile mahveder. Susanların hepsinde hazımsızlık vardır