SEDA

SEDA
@tuhafbirkadinn
■□Kimselere unutmabeni toplamayı gereksinmiyorum artık.□■
Tanpınar'a Huzur Var Yok
Puan vermedi·376 syf.··
2026 12. kitabı
Mizahi yönü ağır kurmaca eserleriyle tanıyip sevdiğim yazarlardan olan Murat Menteş harikalar yaratmış resmen. Öncelikle bir Tanpınar eserinin olmazsa olmaz unsurları olan rüya, hayal-hakikat evreni, musiki gibi unsurları başarıyla işlediğini söylemem yerinde olacaktır. Eserdeki dil çok hoşuma gitti doğrusu Tanpınar yazsa böyle yazardı dedirtiyor okurken. Tanpınar'ın alışık olduğumuz süslü dili ve tamlamalı kullanımlarinın yani sıra entelektüel birikimi, edebi çevresi de çok iyi kurgulanmış. Eseri, Murat Menteş'in kendine has uslubu ve okuru dumura uğratmaya yemin etmiş kendine has olay örgülerinden tabii olarak ayri tutamayız. Yazar, zor olanı başarmış ve taban tabana zıt olduğunu düşündüğüm Tanpınar'ı kendine özgü merak unsurları ve yöntemlerinin içine yedirerek yeniden yazmış tam anlamıyla. Bunu yaparken de dönemin siyasi bir portresini çizmekten de geri durmamış ve bu gerçekçi tavır hayal ile hakikat arasındaki perdeyi aralamış. Eserin çoğu kısmı Tanpınar'ın ağzından yazılmış okurken dalıp gittim bazi bölümlerde gerçekten Tanpınar yazsa böyle yazardi dedim. Tanpınar'ı Tanpınar olmaktan çıkarmadan yeniden yaratmış gerçekten. Tanpınar işleniyor ama sıkıcı gelebilecek ağırlığı yok Tanpınar'ın. Eser son derece akışkan bir yapıda. Tadı damağımda kaldı diyebilirim Tanpınar'a Huzur Yok Murat Menteş
Tanpınar'a Huzur YokMurat Menteş · Everest Yayınları · 2026759 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·197 syf.··
2026 11. kitabı
Yazarı daha önce okumadım. Edebiyatla ilgili çoğu kaynakta daha geri planda olan bir yazar olduğu için tanımak istedim biraz. Eser sadece anılarını anlatmıyor aynı zamanda da o dönemin siyasi ortamı hakkında bilgi veriyor. Anıların hepsi çeviri eserlerin nasıl yapıldığı, hayran olduğu yazarlar, yayın ve sansür organlarının nasıl çalıştığıni gozler önüne sererken, o dönemle ilgili enteresan detayları da içermektedir. Örneğin Abdülhamit'in burnuna gönderme olabileceğini düşündukleri için yazarların burun kelimesini kullanmaktan kaçınmaları gibi ya da tahtakurusu kelimesi tahtı kurusun ile yakın sesletimli olduğu için gazetelerin vs. Yazmaktan çekindiği detaylari da dikkatimi çekti okurken. Bütün bu anlatılanların yanı sıra o dönem gazetelerdeki Osmanlı Türkçesi kaynaklı yazım ve anlam hatalarının gazetelerin kapatılmasına sebep olması ve bu noktada Latin harflerinin getirdiği yenilikçi tavrın ortaya konması da dikkatimi çeken bir nokta oldu. Eserin dili olabildiğince sade olarak basılmış. Eserin yarısi dipnotlardan oluşuyor neredeyse bahsi geçen bütün eserlerin içeriklerine kadar açıklanmış. Hiç edebiyatla ilgisi olmayan bir insanın bile rahatlıkla okuyup anlayabileceği bir eser doğrusu.
Edebiyat AnılarıHüseyin Cahit Yalçın · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201052 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 10. kitabı
Odada Yalnız Mine Soysal Eserin edebi kısmına sözüm yok fakat okuduğumda kelimenin tam anlamıyla dumura uğradım. *****Spoiler dolu bir incelemedir bu***** Eser birçok öyküden oluşan bir kitap. İlk öyküyü okudum surekli kavga eden anne baba ve 17 yaşindaki bir birey hakkindaydı. Buna benzer birkaç öykü var ama geri kalan öyküler benim için bile ağır geldi. Yazarı daha önce okumadım tamamen ön yargısız olarak elime aldim eseri ama en azından 12+ diye "pazarlanan" bir eserde babasınin borçlari karşılığı ağaya verilip hamile kalıp şiddet gören bir çocuk gelin gormeyi beklemiyordum. Bununla birlikte eserde alkolizm hat safhada bir değil birçok öylüde içki içen birileri dile getirilmiş durumda. Bir öyküde piercingleri vs. Olan genç bir kizin aile ile çatişmasi mevcut fakat sevgilisinden bahsederken salacağim galiba artik onu gibi argo kullanimlari var ve rahatsiz edici buldum bu tarz bölümleri. En kötu kısım geldi sanıyorsanız henüz gelmedi oncelikle bir öykude aileleri tarikata baglanip kapanan genç kızlarin bahsi geçiyor ve ayni öyküde açık saçık giyinip dinden çikma vs. Gibi ifadeler mevcut hatta öyle ki baş örtmek din göstergesi olarak ele alinmis olumsuz bir örnek olarak da gösterilse din ayrimciliği yapilmasi kismini sevmedim asla öyküde resmen başi acik olana daha az müsluman muamelesi yapiliyor. Veeeeeeeeee gelelim en üst düzeye çocuk ve gençlik edebiyati eserinin olmazsa olmazı tinerci! Gayet ciddiyim bir öyküde sigara sarıp içen, tiner ve tüp arayan hırsızlık yapan bir karakter var. Ayrıca tütün kokusu guzellemesi de mevcut. Uzun lafın kısası asla 12+ bir eser olduğunu düşünmüyorum. Aksini düşünenin de düşünebildiğini düşünmüyorum!
Odada YalnızMine Soysal · Günışığı Kitaplığı · 200964 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2025 140. kitabı
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Eser kısa öykülerden oluşuyor. Yazarin kendine has bir anlatı evreni var. Öyküler kısacık ama saraıcı. Ayrıca yazarın söz varlığina da hayran kaldım. Bayağidır bu kadar zengin bir kalem okumamıştim. Murat Uyurkulak Bazuka
BazukaMurat Uyurkulak · Metis Yayıncılık · 20131,125 okunma
Masumiyet Müzesi
Puan vermedi·524 syf.··
2025 109. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2025 11:28
Masumiyet Müzesi Biraz geç okuduğum eserlerden birisi. Abartıldığı kadar var eser. Özgün bir konu ve müthiş betimlemeler içeriyor. Çok detaylı ve derin karakter tasvirleri mevcut. Okurken yormayan su gibi bir kitap. Konusuna değinecek olursam, ana hatlarıyla cinsellikle başlayıp tutkulu bir bekleyiş haline gelen bir aşk hikayesi diyebilirim. Çağlardır süregelen sevdiğini biriktirmeye çalışma, bir parçasını olsun saklama isteğinin gelebileceği son nokta olarak tam dokuz yıl Füsûn'un evinden çaldığı eşyaları biriktiren hatta sigara izmaritlerine bile kıyamayan bir aşık figürü karşılıyor bizleri. Büyük bir heyecanla okuduğumuz bu aşkın toplumsal boyutu olarak da kadın ve erkeğe toplum tarafından yüklenmiş normlar dolayısıyla kavuşmayı bir hayli öteleyen iki insanın hikayesine şahitlik ediyoruz. Karşılıklı bir arzu mevcut ama yer yer Füsûn'un "acaba"larıyla okuyoruz romanı bu da ayrı bir tat veriyor. Yazarın okuduğum diğer kitaplarindan da yola çikarak Orhan Pamuk'un gerçekten insanı, özellikle de insanın ruh halini iyi işleyebilen bir yazar olduğunu söyleyebilirim. Bu romanının da yazarın diğer romanları gibi duygusal derinlik açısından öne çıktığını belirtmek isterim. Bir solukta okunabilir gibi bir iddiam yok, eser hacimli ama hayattan bunaldığınızda size derin nefesler aldıracağına eminim.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,5bin okunma