Merhaba öncelikle;
Tam olarak şu an kitabı bitirip bu satırları yazmaya oturuyorum. Kitap bittikten sonraki 10 dakika sindirmekle geçti ,hazmetmem gerekiyordu, kitap hakkında düşüncelerimi yazmak için bile...
Oldukça korkunç bir distopyaydı. Yalnız beni rahatsız eden şey kitabın tam olarak bir sonunun olması özellikle o en sondaki konuşmaları hiç sevmedim. Yeterince olay olmadığını düşünüyorum kitapta ancak bu halde bile insanın tüylerini ürpertmeyi başarıyor kitabımız
İkinci bir kitabı olduğunu duymuştum umarım birinci kitaptan daha iyi bir son gelir. :)
keyifli okumalar.
SPOİLER İÇERMEZ!
Bu zamana kadar lise hayatım boyunca bu romanla karşılaştım. Servetifünun Döneminde yazılan ve aynı zamanda Türk Edebiyatı'nda ilk psikolojik roman olma özelliği taşıyan kitabımızı anlatmaya nereden başlayacağımı bilemiyorum..
İlk önce durum örgüsü olan romanları sevmediğimi düşünerek kitaplığımda bırakırdım. Hali hazır karantinadayken ne kadar çok kitabım olduğunu fark edip rastgele elime alıp okumaya başladım. Okumayı düşünenleri şimdiden uyarayım çok bir olay beklememelisiniz kitaptan çünkü gerçekten olay açısından durağan bir kitap. Şimdi içeriğine geçeyim..
Kitabımızın karakterleri: Suad Hanım, Süreyya Bey, Necib Bey, Beyefendi, (kendisi Süreyya'nın babasıdır) Hanımefendi, (Süreyya'nın annesidir) Hacer Hanım ve Fatin Bey'den oluşur. Konusu ise şöyledir: Suad ile Süreyya evliler ve Süreyya'nın ailesiyle bağ evinde yaşarlar. Süreyya konak hayaliyle yanarken Suad bu durum için elinden geleni yapar ve konağa yerleşirler. Yeni hobiler edinmeye başlarlar. Başta her şey güzel giderken Necib Bey Süreyya'nın hoşlanmayacağı bir takım duygular içerisine girer ve her ne kadar bunu kendine saklayacağına dair yeminler etse de başaramaz etraftakiler şüphelenir ve anlamaya başlar. Yazarımız karakterlerin içerisindeki düşünceleri o kadar iyi aktarmış, davranışlarının arkasındaki nedenleri öyle güzel hissettirmiş ki bir an düşünüp sanki gerçekten karşımda biri bunları yapıyor ve ben de içimden bunları geçiriyorum diye hissettim. Kitabın sonu her şeyi gözümüze sokuyor ama bunu size açık açık söylemiyor da gösteriyor diyebilirim.. Okumanızı şiddetle öneriyorum kitapta masumluk kelimesinin tanımını bulacağınıza da eminim. :)
EylülMehmet Rauf · Bordo Siyah Yayınları · 201850bin okunma
Dünya klasiklerine göre gayet sade yalın bir dili var
Çıkarabileceğiniz çok mesajı var ve çok akıcı
Toptan alıp okunsun diye dağıtabilirim o kadar sevdim diyebilirim :))
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,8bin okunma
Göz yaşlarımla kapattığım ilk kitap...
Neden bu kadar erteledim diye kızıyorum kendime. Okunması gerekiyor. Yazar kitaptaki tüm duyguları içinizde yaşatıyor ve duygusallaşıyorsunuz. Hal böyle oluncs kitabı dümdüz değil, hep bir duygu arayarak, duygulu okuyorsunuz.
Şaşırtan bir sonu var ve zekice kurgulanmış. Olayların zamanı, akış örgüsü çok yerinde. Tam olması gerektiği gibi!
Sarah Jio'dan okuduğum ilk kitap ancak böyle güzel yazan bir yazar bulmuşum hayatta bırakmam :)
Elimde olan diğer iki kitabını da hemencecik bitirivermek istiyorum.
Yani tek diyeceğim alın okuyun hiçbir pişmanlık duymassınız...
Sonunda hüzünlenen bir tek ben miyim acaba?
İlk başlarda konunun daha farklı olacağını düşünsem de karşılaştığım konuya da çabuk alıştım. Kitabın içindeki cümle tekrarları bazen sıkıcı olsa da yazarın samimi ve içten dili içinizi ısıtmayı başarıyor..