Tülin Ertürk

Tülin Ertürk
@tulinerturk
Türk Dili ve Edebiyatı
İzmir
1998
33 okur puanı
Mart 2022 tarihinde katıldı
Puan vermedi·296 syf.··
2026 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 18:38
"Görmek" yazarın Körlük'ten sonra okuduğum 2. Kitabı. José Saramago'nun tarzı hakkında edindiğim fikre göre eserlerini aynı biçimde kaleme alıyor. Dikkat çeken üslup özelliklerinden bazıları: uzun cümleler, birkaç sayfayı bulan paragraflar, nokta ve virgülden başka noktalama işareti kullanmaması, karakterlerinin isimsiz olması... Bu tespitleri göz önünde bulundurduğumuzda kitabı anlamak -Görmek için söyleyebilirim ki- biraz zorlaşıyor. Özellikle diyalogların da paragrafta yer alması olası bir dikkat dağınıklığında kopukluğa neden olabiliyor. Tabii bu kopukluğa sebep olan şeylerden biri olay örgüsünün akıcı olmamasından kaynaklanıyor. İçeriği özetleyecek olursam roman çok yağmurlu bir seçim gününde başlıyor. Yağmurdan dolayı seçmenlerin zamanında sandığa gelemeseler de yağmur dinmeye başlayınca oy kullanmaya akın etmeleri ve çıkan oyların büyük oranında "beyaz oy" denilen boş oyların kullanılması, seçimin birkaç hafta sonra tekrarlanması ve yine beyaz oyların üstünlüğü sonucunda devletin bu konu hakkında halkın biri ya da birileri tarafından örgütlendiğini düşünmesi anlatılıyor. Kitap, yarısına kadar seçim üzerine giderken yarısından sonra "Körlük"e yöneliyor. Görmek, Körlük'ün konusu olan tüm insanların beyaz körlüğe tutulurken sadece görebilen doktorun karısına değiniyor. Kadın, İç İşleri Bakanına göre 4 yıl önceki beyaz körlükte görebilen tek insan olduğu için seçimlerde de seçmene provokatörlük yapmakla suçlanıyor. Bunun üzerine Kadın ve grubundaki insanlar bir komiser ve iki yardımcısı tarafından takibe alınıyor. Komiser bir müddet sonra yapılan işin doğru olmadığını anlıyor ve görevden uzaklaştırılıyor.
GörmekJosé Saramago · Kırmızıkedi Yayınevi · 202422,9bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·419 syf.··
2025 3. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2025 17:01
Alıklar Birliği'ni alırken dikkatimi çeken şey kitabın kapağıydı. Kapaktaki canlılık ilgimi çekmişti. Kitabın yazarını araştırdığımda eseri almaya karar vermiştim. Öncelikle kitabın kurgusu fena değil. Ancak kurgudan ziyade öne çıkan bence baş karakter Ignatius Reilly'in zekası... Esere mizahî bir yön veriyor. Ignatius'un mizahının yanında beni sıkan, kitabı neredeyse bırakmama neden olan bazı konular var. Bunlardan biri kitaptaki aksan. Neyseki tüm karakterlere bu aksan yansıtılmamış. Belki orijinalliğe bağlı kalınmış diyeceğim ama öyle olduğunu düşünmüyorum. Kitapta metine giriş yapmadan önce New Orleans'taki "vurgu"nun Manhattan'dan getirildiği belirtilmiş. Ancak ben aksan ya da ağızın kullanılmamasını tercih ederdim. Çünkü kitaba yapmacıklık katmış. Bir diğer sıkıldığım şey ise bazı diyaloglar. Özellikle Levy çiftinin konuşmaları. Absürt. Kitap sadece Ignatius üzerine kurulu değil. Diğer karakterlere de yer veriliyor. Kitap bitince diğer karakterlerin yaşamının nasıl şekillendiği belli değil. İyi okumalar dilerim.
Alıklar BirliğiJohn Kennedy Toole · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20141,118 okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2024 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2024 11:35
"Ben, Kirke" uzun zaman sonra okuduğum bir fantastik eser. Eserin konusu mitolojik karakterlerden esinlenerek oluşturulmuş. İsimler biraz fazlaca ve birbirlerine de - muhtemelen Yunanca kökenli olduğu için- benzer ancak sıkmayan bir kitap. Kitabın son sayfalarında karakter dizini yapılmış, ben kitabı bitirince gördüm. Eserde gözleri sarı, sesi baykuş gibi cırtlak, Güneşin kızı, büyücü Tanrıça, cadı, ailenin en istenmeyen kızı olan Aiaie'e sürülen, Atmaca anlamına gelen "Kirke" anlatılır. Yazar, efsaneleşmiş olan Olympos hikayelerine yeni bir perspektif çizer. Eser fantastik yapıda olduğu için okuması keyifli. Ayrıca Yunan mitolojisine dair okumalarda karakterlere yönelik bir aşinalık olması, karakterlerin hatırımızda kalmasına fayda sağlar.
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,3bin okunma
Gogol ile ilk tanışma
Puan vermedi·168 syf.··
2024 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2024 14:24
NOT: Bu inceleme spoiler içerir. Bir Delinin Hatıra Defteri Nikolay Vasilyeviç Gogol'un 1842 yılında kaleme aldığı hikayelerden oluşan bir eserdir. Bilgi Yayınevi'nin baskısında dört hikaye bulunmaktadır. Çeşitli yayınevlerinde hikaye sayıları azalıp çoğalmaktadır. Eserdeki hikâyeler tiyatro oyunu olarak da sahnelenmiştir. Hikâyeler şu şekildedir: 1. Bir Delinin Hatıra Defteri: Bu hikâye günlük formunda yazılmıştır. Baş karakter 8. dereceden kalem memuru olan Aksenti İvanovi'dir. İvanovi, genel müdürünün kızı olan Sofi'ye ilgi duymaktadır. Ancak İvanovi 8. Dereceden bir memurdur. Şube şefine göre "Hiçbir şey değil"dir, "sıfır"dır. Cebinde metaliği olmayan bir adamdır. İvanovi ise kendisinin henüz 42 yaşında olduğunu ve kariyer yapmak için henüz yolun başında olduğunu düşünür. İvanovi bir gün Neva Bulvarında yürürken iki köpeğin konuşmasına rastlar. Köpeklerden biri Sofi'nin köpeği Meci'dir. İvanovi, iki köpeğin mektuplaştığını duyunca mektupları almak için Meci'nin mektup yazdığı arkadaşı Fidel'e gidip mektupları alır. Mektupları okuyunca Sofi'nin başka bir genci sevdiğini öğrenir. Bir sabah İvanovi durmadan gazete okurken İspanya'nın kral koltuğunun bazı sebeplerden dolayı boş kaldığını öğrenir. Bu duruma bayağı kendini kaptıran İvanovi kendini VIII. Ferdinand ilan eder. Aslında mektup formunda atılan tarihler İvanovi'nin kendini kral olarak atamasına kadar normalken, bu atamadan sonra atılan tarihler "2000 yılı, 43. Nisan günü", "Martekim, ayın 86'sı", "Madrid 30. Şubatayı"... şeklinde farklılaşmaya başlar. Köpeklerin konuşması ise Gogol'un aktarımıyla normal gelmişti bana. Hikayenin sonunda İvanovi'yi tımarhaneye götürüyorlar. 2. Palto: 9. Dereceden memur olan Akaki Akakiyeviç hikayenin baş karakteridir. Petersburg'da bir devlet dairesinde memur olan Akakiyeviç 50
Bir Delinin Hatıra DefteriNikolay Gogol · Bilgi Yayınevi · 202517,5bin okunma
Puan vermedi·544 syf.··
2023 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2023 11:23
Orhan Pamuk'un sevdiğim yönü romanlarında okuyucuya uyandırdığı gerçeklik hissi. Veba Geceleri'nde kurduğu hayalî bir adada tarihin gerçek şahsiyetlerini ödünçleyerek kanımca güzel bir roman oluşturmuş. Kitapta ön planda olan veba salgını; aşk, tarih, bürokrasi, gibi konularla da harmanlanmış. Karantina, lizol, dezenfektan, ölüm kitapta vebanın getirdiği ve bizlerin de yabancısı olmadığımız zor şartlarla ve durumlarla karşılaşıyoruz. Kitapta tarihî olaylar, bürokrasi konuları okuyucuyu sıkan unsurlar ancak olaydan kopulmadığı müddetçe de keyif veren bir kitap. Orhan Pamuk'un kalemine aşina olan biri kitabın karmaşaya düşmeden okunmayacağını zannedersem bilir. Okuyacak olanlara iyi okumalar dilerim.
Edebiyat
Veba GeceleriOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20218,7bin okunma