LÜGATI BOZUK TÜMCELER
bugün aylardan Mayıs , günlerden pazar, dillerde bir Mayıs işçi bayramı, emeğe emek veren yoksulun, yoksun’luk günü, yürek sesi kulaklarımda, dili kesik, suyu kesik, ambarı boş teneke sesinde, kimse demez ki, işçi sınıfı, memur sınıfı, bir de işşiz işçiler var ki, asıl işte onların kökten dilleri kesik, sabah olur, akşam olur, ne ocak kaynar, ne tabaktan taşar, ne ses yol alır, ne nefes soluklanır, utancın yüzünden dökülür, tüm lügatı bozuk tümceler, kim duyar, kimi kimsesi olmayan işçileri… Sibel Karagöz #sibelkaragözşiirleri #sibel_karagoz
Gelincik
Uçurumun tekdüze oluşu bir vakur gülümseme sezgisinde doğan, Esrarengiz görüntüsü o kadar haşmetli ki, yanına yaklaşılmıyor. Notre Kambur ahalisi gibi, sereserpe uzanmış köşede, Bir kulağında Polonya fetheme duygusu, bir kulağında Wagner duyusu, Eşsiz olan nağmelere duyulan, biriken tümceler, Serzenişler... biriken acılar Heyhat! Zaman gösteredursun, boğulan bir okyanusun dibinde taşralı Papaz, Elalem ne der diye beklerken, oluşan dalganma sırasında peyda oluşu, Mırıltılar eşliğinde saf sinemadan doğan güneşli evler, Saf şiir dokusu, kanına işlenmiş gelincik gibi peyderpey akar dizginlere. Ah! Şu gülümseyişin, o vakur damlalar, Birdenbire nasıl olduysa tepetaklak olmuş.
1000Kitap
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Değerli okuyucular ağızına aldığınız her söz debdebe olarak rağbet görmüyor. Kötü söz söylemek sahibine aittir. Akışa bakıyorum herkes bir ağızdan ne idiğü belirsiz kelamlar ediyor, kitap okuyorsanız şayet burada bari kullanmayalım. Burası bizim cennetvari yerimiz, bilgi yığınımız burada. Lütfediyorum, biraz daha dikkatli olalım, bir gün burası kötü bir yer olmasından ziyade daha oturaklı bir yer hayal edin. Düşünsenize herkes bir gün bu ağıza yakışmayan tümceler akıl dışı ermeyen şeyler söylemekten ziyade, daha kalantor bir kişi gibi lejyon sahibi oluruz. Demem o ki burası velinimet olmaktan çıkar, İnstagram, x (twitter), Tiktok gibi yer alır. Lütfen, lütfen yapmayın. Güzel konuşmaya çalışın, kimseyi kırmayın.
1000Kitap
Çıkış Yolu
Farklı bir ses tonuyla farklı tümceler kurabilen bir ses Ahmet Abi... Amacım kendisini Türkçü ve Atatürkçü çizgide tanımlayanlara böyle de bir ses olduğunu duyurmaktır yalnızca... Rahatsız olan bir kardeşim olursa iletiyi kaldıracağımı peşinen belirtirim. Esenlikler..
Türkçülük
Aydınlık karanlıktan daha yavaştır. -Oruç Aruoba, Tümceler
"Haiku yazdığımı -yani, yazdıklarımın haiku olduğunu- başlangıçta farketmedim. Başo'yla tanışmam Mayıs'93'de oldu; oysa çok önceleri, ancak haiku sayılabilecek metinler yazmıştım -yani, sonradan farkettim ki, yazmışım...(tümceler'e aldığım metinlerin birçoğu, ilk kavranış açısından da, kâğıda dökülüş açısından da -bazısı biçimsel olarak bile-, haiku sayılabilir.) (...) Belki, çekici olan, sınırlandırılmışlıktı: "Pekâlâ, söyle bakalım ne söyleyeceksen; ama yalnızca onyedi nefesin var - ona göre!.." gibi bir kısıt, sanki rahatlatıcıydı bile: Yalnızca "söyle, hızla; ve geç..." gibi bir anlamda da değil -imbiklemek gibi birşey: "Özü bul -çok söyleme: tam yeterince..." gibi... (...) sezinlemeye başladım haiku'nun anlamını:- Anlık bir anlam: gözüküp geçivereren bir görünüm -göze çarpıveren bir kavrama- daracık kavrayış aralığından görülüveren kocaman dünya... Geçiciliğin kalıcılığı - kalıcı bir geçicilik..." Oruç Aruoba