Seni kurtarma operasyonuna zorla kendisini dahil eden Aslı, Tunceli'deki sağlık ekiplerinin çoğunu organize eden Ziyafet, hamile olsa da hiç uyku uyumadan seni bekleyen Sevil abla, Ankara'dan gelen Melike, belli ki saatlerdir hepsini sakinleştirmeye çalışan İlayda... Böyle bir aile bize verilen sadaka mıydı acaba, Seziş? Doyurduğumuz yetimlerin, yardım ettiğimiz yoksulların dualarının karşılığını bu insanlarla mı aldık?
Kürtler ve Ermeniler arasında politik açıdan her zaman eşitsiz bir ilişki olagelmiştir; Ermeniler genellikle ekonomik açıdan sömürülmüş ve Kürt aşiret liderleri tarafından pek çok kıyıma uğratılmışlardır. Bu baskıdan kaçmak için bilinmeyen sayıda Ermeni 19. yüzyılda Müslüman olmuş ve Kürt kimliğini benimsemiştir. 20. yüzyılın başlarında Dersim (bugünkü Tunceli) bölgesini ziyaret eden bir Avrupalı, birçok Alevi'nin son zamanlarda Ermenilikten dönmüş olduğunu kaydeder.
Tek partili dönemde değiştirilen illerin Osmanlı’daki isimleri:
Kırkkilise ⇒ Kırklareli
Dersim ⇒ Tunceli
El-Aziz ⇒ Elazığ
Diyar-ı Bekir ⇒ Diyarbakır
Kangırı ⇒ Çankırı
Karesi ⇒ Balıkesir
Menteşe ⇒ Muğla
Hüdavendigâr ⇒ Bursa
Canik ⇒ Samsun
Uludağ ⇒ Keşiş Dağı
Tekirdağ ⇒ Tekfur Dağı
Tunceli Munzur Üniversitesi'nde de böyle: Munzur Üniversitesi'nde bir cemevi ya da farklı inançlardan insanlar için bir ibadethane yok, sadece cami var. 1 .300 kişilik caminin temeli, 2018 yılında kurban kesilerek atıldı.20 Alevi köylerine cami yaptıran Diyanet, Alevi kentindeki bu kampüs camisinin yapımını da destekliyor. Bu arada Munzur Üniversitesi'ndeki camiye verilen isim de tartışma yarattı: Hz. Ali Camii... Munzur Üniversitesi'nde, Alevilerin yolundan gittiği Ali'nin ismi, Alevilerin hiç gitmedikleri camiye verildi.
Bu örnek, camilerin üniversite kampüslerinde Sünni olmayanlan baskılamanın bir aracına dönüştüğünün de bir göstergesi. Çok sayıda Alevinin olduğu Munzur Üniversitesi'ne yapılan camiyle Alevi kimliği yok sayılıyor, tek meşru inanç olarak Sünniliğin kabul edildiği bir kez daha ilan ediliyor.
Devletin medeniyet yolunda attığı adamları görmesi için Seyit Rıza'ya Elazığ'daki Halk Evi binası, istasyon binası, kereste ve un fabrikaları gibi yerler gezdirildi. Elazığ'da dört gün kaldıktan sonra Hozat'a geçen Seyit Rıza, Tunceli Valisi'ne hükümete bağlı kalacağını dair verdiği sözü çabuk unutacak ve tarihimize "Dersim İsyanları" diye geçecek olayların fitilini ateşleyecekti.