Ne bir aşk nişanı gövdelerinde ne eşiklerinin dışında bir dünya telaşı ; küçücük bir mavi leke yoktu bakışlarında. Aynı fıkraya yüzüncü kez de anlatılsa aynı coşkuyla gülecek kadar yoksuldular. En büyük maceraları mahalle kahvesinde bir çay içmek, başkalarının yalnızlığıyla çoğalmak için bir komşu ziyaretiydi, iyice bunaldıklarında cesaret edebildikleri. Uzun bir ölümün ustasıydı hepsi de. Kendi yazları geçince, çocuklarına tutunarak güzde ve kışta bir yer ediniyorlardı.