Ne var ki, kimi insanın Ay’a gidip kiminin açlıktan öldüğü bir dünyada, kapsamlı halk sağlığı programlarının uygulanabileceği güne dek, Freud’un vaktiyle belirttiği bir gerçeği de yaşamak zorundayız: “Uygarlığın karşılığı nevrozla ödenir!”.
Hafizamızın, biz yaşlandıkça fazla yük taşımak istemeyen huysuz bir yük hayvanı gibi attığı ağırlıklar en sevmediği yükler midir, en ağırları mı, yoksa en kolay düşenler mi?
Birdenbire de gelseler, bu acıların çoktan beri yolda olduğunu biliyorduk biz, onlara kendimizi hazırlamıştık, ama gene de dert, bir kabus gibi üzerimize çökünce bir tür yalnızlığa kapılıyorduk; başka insanlarla paylaştığımızı sandığımız zaman mutlu olacağımız umutsuz ve vazgeçilmez bir yalnızlık.