Okuduğum İlk Şiir Kitabım
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 19:26
*Şiir sevmez miyim? Her Türk evladı şiir sever, ben de severim. *Peki okumaz mıyım? Okurum tabii ki. Ama denk gelince bir şiir, iki şiir… Sosyal medyada karşıma çıktıkça. *Peki şimdi neden okudun bitirdin bu kitabı ? Öncelikle kitabın ismi etkili ve Sezai KARAKOÇ üstad. Uygulamada okuyan arkadaşların alıntılarını tek tek, kısa uzun demeden üşenmeden okudum . Ve okumaya karar verdim, okudum , tavsiye ediyorum … Hızırla Kırk Saat, kolay okunan bir kitap değil; fakat insana derinlik kazandıran bir kitap . Bu kitap sadece bir şiir kitabı değil, okuru düşünceye daldıran , insanın gönlünü okşayan bir kitap… Edebiyat ve şiire ilgi duyan herkese tavsiye ederim. Ve bir tavsiye daha okuyanlar , bu kitap veya başka kitap , alıntı, inceleme, yorum, puanlama yapmalısınız . Onlara bakarak okumaya karar veren okurlar mevcut çünkü … Sezai Karakoç Hızırla Kırk Saat - Şiirler III
Duygu ve Düşünce
Hızırla Kırk Saat - Şiirler IIISezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20242,666 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Tüm eleştirilerde usta yazarların de söylediği gibi evet her türk evladı okumalı. Kudüs, Medine teker teker elimizden kayıp giderken Türk’ün son ana kadar mücadelesine şahit olmalı. Kitabı edebi dil ve anlatımı açısından incelediğimde dimağı yormayan ama uyandıran ve diri tutan, kendi cümlelerini kelimelerini hatırlatan, kendini apaçık ifade eden bir üslup görüyorum. Bu noktada Falih Rıfkı Atay’ın da kalemini sevdiğim bir yazar olduğunu söyleyebilirim. Döneme her ne kadar farklı açılardan yaklaştığımı düşünsem de onun gözünden Osmanlı’yı, Türk’ü, Kudüs’ü ve savaşı görmek tarihe daha gerçek ve daha geniş bir perspektiften bakmamı sağladı. Söylenebilecek çok söz varken onun şu cümlesiyle incelememi sonlandırıyorum; “Kudüs’ü İsrailoğulları gibi bırakmadık; Türkler gibi bıraktık.”
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,8bin okunma
Reklam
Firuze'yi Sever Gibi
9/10
·212 syf.··
2026 47. kitabı
Merhaba Sevgili Okur Babası Ziya Sancak’ın, kimsesiz Ayşen’e kendi evladı gibi sahip çıkması evin dengelerini değiştirirken Asım’ın ona karşı duyduğu öfke ve küçümseme de giderek büyür. Annesini doğarken kaybeden, babasının kim olduğu bilinmeyen Ayşen; dedesiyle yaşayan, yalnızlığını kitaplara sığınarak hafifleten bir genç kızdır. Üniversiteyi kazanıp özgürlüğüne kavuştuğunu düşünen Asım’ın hayatı, üç yıl sonra Ayşen’in de aynı üniversiteye gelmesiyle yeniden değişir. Babasının Ayşen’i Asım’a emanet etmesi ikisini istemeden aynı hayatın içine sürükler. Ayşen içten içe Asım’a sevgi beslerken, Asım ise Kız Kulesi’ne karşı yapılan bir buluşmada Firuze ile tanışır. Kendinden beş yaş büyük olan Firuze’nin yanında ilk kez gerçekten anlaşılmış hisseder. 14 Temmuz 1981’de babasının ölüm haberi her şeyi yarım bırakır. O acı gün, Asım’ın içindeki boşluğu daha da derinleştirir. Babasının ardından tutulan yasın içinde kendi duygularına yabancılaşırken, geçmişin yükünü tek başına taşımaya çalışır. Firuze dışarıdan güçlü görünse de suskun bir ruh taşır. Asım onun sessizliğinin ardındaki yaraları hisseder ama fazla yaklaşmaya cesaret edemez. Murat ile Hilal’in evlenip memlekete dönmesiyle dostlukları da zamanla eksilir. Bu süreçte Ayşen, Ahmet ve Asım’ın dostlukları güçlenir Her karakter biraz eksik, biraz kırgın ama yine de hayata tutunmaya çalışıyor. Yalnızlık, aidiyet arayışı, çocukluk yaralarının yetişkinlikte bıraktığı izler ve dostlukların geçiciliği oldukça etkileyici bir şekilde işlenmiş. Yeni bir kalem olmasına rağmen, satırlarında bir Türk edebiyatı klasiği okuyormuş hissi vardı. Dili, karakterlerin derinliği çok iyi işlenmişti. Karakterleriyle birlikte uzun süre zihnimde yaşayacak bir roman oldu. Siz de mutlaka tanışmalısınız. ✿Hep kitapla kalın
1000Kitap
Firuze’yi Sever GibiAslıhan Acartürk · Elpis Yayınları · 202320 okunma
CEPHENİN GERİSİNDE KALIP AÇLIKLA SAVAŞANLARIN HİKAYESİ
Puan vermedi·376 syf.··
2026 14. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 23:57
Trabzonlu yazar Hasan İzzettin Dinamo’nun otobiyografik özellik taşıyan bu romanını az önce bitirdim. Uzun zamandır beni bu kadar etkileyen bir roman okumamıştım. Kitapta Yemen Savaşı yıllarında cephede 7 yıl savaşmış Hasan İzzettin Dinamo’nun babası Temel Çavuş ve fedakar ana Şakire’nin ailesi üzerinden Kurtuluş Savaşı dönemindeki açlığa, sefalete en derinden şahit olmaktayız. Zaten kıt kanaat geçinen ve bir ekmeğe muhtaç yaşayan aile yokluk içinde çırpınırken seferberlik ilanı ile birlikte Temel Çavuş ve evin en büyük oğlu Ali de cepheye gönderilir. Altı ufak evladı ile beraber cephenin gerisinde kalan Şakire açlığın o sert yüzüyle her geçen gün tekrar tekrar yüzleşmek zorundadır. Evde her günden ondan bir parça da olsa kuru ekmek bekleyen altı tane yavrusu vardır fakat ufak bir lokma yemek için gittiği her kapı yüzüne daha sert kapanmaktadır. Kitabın tamamı yazarın bizzat kendi yaşamından olaylar olup bu şekilde kaleme alındığından olsa gerek kitabı okuduğunuz esnada bu açlığı iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Cephenin gerisinde tek başına altı evladına hem analık, hem babalık yapıp her gün bir şekilde çocuklarını ölümden korumaya çalışan Şakire Milli mücadele döneminde ekmeğini taştan çıkaran yüce,cefakar, fedakar Türk kadınının en güzel örneklerinden birini simgelemektedir. Milli mücadele dönemini anlatan çok eser vardır fakat açlığı böylesine sarsıcı bir biçimde aktaran, insana evindeki sıcak yemeğini yerken vicdan azabı çektiren, okuyucuyu kendi vicdanıyla böylesine baş başa bırakan böyle bir dönem kitabı daha önce okumamıştım. Bu topraklarda şu an rahatça yaşayan, evinde rahatça yemeğini yiyen tüm vatan evlatlarının bu kitabı mutlaka okuması gerektiği fikrindeyim.Mutlaka okuyalım ve okutturalım. 
Savaş ve AçlarHasan İzzettin Dinamo · Tekin Yayınevi · 20172,200 okunma
Gurbete giden döner mi dönmez mi belli değil..
10/10
·248 syf.··
2026 201. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 17:10
Yazardan ilk okuduğum kitaptı. Açıkçası bu kadar etkili bir kitapla tanışmak diğer kitaplarını okumak konusunda da merak uyandırdı. Tarih sayfalarında gördüğümüz, hâlen de çözüme kavuşmayan Batı Trakya Türkleri konusuna ne kadar hakimiz.. Tarih sayfalarında genelgeçer kısa anlatımlar ile neler olduğunu neredeyse herkes bilir. Ya o insanların yaşadıkları.. İşte bu kitap atalarımızın gerçek hikayesi.. Hikayeyi Mehmet'ten dinliyoruz. Olayları yaşayan, düşman illetinin Türk halka yaptığı eziyetleri, haksızlıkları gören, bilen ve şahit olandan dinliyoruz. Bekir, Nazlı, Selim, Ak Hoca, Muhsine, Hüseyin Ağa ve niceleri... Hepsinin bir umudu var. Hepsi ata toprağını düşman illetine bırakıp Türkiye'ye kaçmak istemez. Aksine Türk halkının gelip kendilerini de kurtaracağını düşünür. Bekir.. Kendini, hayatını,her şeyden çok sevdiği Nazlı'sını feda eder bu uğurda... Satırlarda hem dokunaklı bir gerçeği yaşarız okurken hem de o güzel, saf bir aşkı görürüz bu topraklarda.. Daha fazla kitap ile ilgili açıklama yapmak istemiyorum. Asıl istiyorum ki her Türk evladı okusun bu eseri. Her Türk bilsin kendi ırkından olana yapılan zulmü. Bilsin ki hatırlasın geçmişi.. Şayet hatırlamazsak geçmişte neler olduğu, gün gelir kim olduğumuzu unuturuz.. Şimdiden okuyanlara, okuyacak olanlara iyi keyifler dilerim.
Azap TopraklarıEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 2012923 okunma
Süper Çocuk
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
İntikam Ateşiyle Yanan Bir Psikolog: Jason ile Tanışın... @muratisfan "Süper Çocuk" kitabı. Bu, yazarın okuduğum ikinci kitabı ve bir Türk yazarın kaleminden yabancı film tadında bir okuma yapmak beni gerçekten çok mutlu etti. Peki ne anlatıyor bu Süper Çocuk? Her şey Jason’ın hapishanedeki odasında başlıyor. Aslında kimseyle konuşmak istemeyen Jason, Olivia ismini duyunca her şeyi anlatmayı kabul ediyor. Biz de onunla birlikte 1943 yılına, çocukluğuna gidiyoruz. Muhasebeci bir baba ve ev hanımı bir annenin tek evladıyken, ailesini kaybetmesiyle hayatı bir anda yetimhaneye, oradan da koruyucu ailesi Martin ve Gina’nın yanına savruluyor. ​Jason aslında bir psikolog, mutlu bir evliliği ve bir bebeği var. Ama bir gece, o en derin uykusundayken her şey tersine dönüyor... Eşi Emma ve bebeği Larry ile yaşadığı o kaza anını okurken resmen gözlerim doldu. Jason'ın o vicdan azabı, kaybettiği ailesi ve kalbinin derinliklerinde uyanan o intikam ateşi beni hikayenin içine sürükledi. Aile bağları, vefa, dostluk ve bir babanın evladı için hissettiği o büyük acı çok muazzam işlenmiş. Kitapta yer yer zaman akışıyla ilgili ufak karışıklıklar olsa da, benim olmazsa olmazım sondaki ters köşe süper çocuk filmini izletti
Süper Çocuk Yanık Göz ve Genç NolanMurat İsfan Korkmaz · Bengisu Yayınları · 2024158 okunma
Reklam
Reklam