Tarsus, Anadolu fatihlerinden meşhur "Kutlamış"in") oğlu olup Anadolu Selçukluları'nın ilki sayılan "Süley-manşah" tarafından 1082'de fetholunmuştur. Kasım Gülek bunu öğrensin ve cidden bu vatanın evlâdı ise şu Yahudi Paulus'u bırakarak 11 yıl sonra 900. yıl dönümü gelecek olan Tarsus fethi için şimdiden bir dernek kur-sun. Turizm Bakanlığı, Tarih Kurumu, Selçuklu Tarihi Enstitüsü gibi kuruluşların da yardımını sağlayarak Tarsus'a büyük bir anıt kazandırsın. Tarsus imar olunsun. Maksat turistlere bir şey göstermekse onlara Paulus Yahudisinin kim bilir hangi basillerle dolu kuyusu değil, Türk kahramanı Süleymanşah'ın anıtı gösterilsin.
Sayfa 359 - Ötüken, 1971·Kitabı okuyor
Yapamaz Ertuğrul evladı sensiz can verir canânı veremez Türkler.
Tenha çöllerde Türklerin harbini görmeyenler Türklerin kahraman olduğunu nasıl anlayabilir?..Irak, Çanakkale, Kafkasya,Galiçya ve Romanya cephelerinde her mevsime,her düşmana ve her iklime karşı harp eden bu cesur adamlar Herkül'ün on iki imtihanını verdiler.
Pozitif yayınevi
Reklam
Ey Türk ırkı, ey demir ve ateşin evlâdı, Ey binlerce yurt kuran, ey yüzlerce taç giyen! Ey dünyaya efendi olmak için doğan sen! Tanrı senin adına bir kara baht yazmadı.
Sayfa 5 - Serdengeçti Neşriyat·Kitabı okudu
Ey Türk istibalinin evladı! İşte bu durum ve şartlar için de bile vazifen, Türk bağımsızlık ve Cumhuriyeti'ni kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
Sayfa 192·Kitabı okudu
Ey Türk gençliği! Birinci görevin, Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyeti'ni sonsuza kadar korumak ve savunmaktır. Varlığının ve geleceğinin tek temeli budur. Bu temel, senin en değerli hazinendir. Gelecekte de, seni bu hazineden yoksun bırakmak isteyecek iç ve dış düşmanların olacaktır. Bir gün, bağımsızlık ve cumhuriyeti savunma zorunluluğuna düşersen, göreve atılmak için, içinde bulunacağın durumun olanak ve koşullarını düşünmeyeceksin! Bu olanak ve koşullar çok elverişsiz bir nitelikte görünebilir. Bağımsızlık ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada benzeri görülmemiş bir zaferin temsilcisi olabilirler. Zorla ve aldatmacayla sevgili vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve ülkenin her köşesi fiili olarak ele geçirilmiş olabilir. Bütün bu koşullardan daha acıklı ve daha korkunç olmak üzere, ülkenin içinde iktidara sahip olanlar aymazlık ve sapkınlık ve hatta hainlik içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, kişisel çıkarlarını istilacıların siyasi emelleriyle birleştirebilirler. Ulus, yoksulluk ve sıkıntı içinde yorgun ve bitkin düşmüş olabilir. Ey Türk geleceğinin evladı! İşte, bu durum ve koşullar içinde bile görevin, Türk bağımsızlık ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun güç, damarlarındaki soylu kanda mevcuttur!
DANTE'NİN TÜRK EDEBİYATINDAKİ YERİ...
(...) Bizden başka, bakın, Dante Türk edebiyatı için ne kadardır: Yaş otuz beş yolun yarısı eder, Dante gibi ortasındayız ömrün Cahit Sıtkı’nın bu mısralarını bilmeyen yoktur herhâlde… 35 yaşına gelen her Türk evlâdı, 70’inden önce ölmemek umuduyla, birkaç kez tekrar eder bu sözü. Sanki onun dilemesiyle ecel saati değişecekmiş gibi, böyle bir umutla, adetâ dinsizlerin duâsı niyetine hatırlanır bu şiir. Ama şiirde geçen Dante üzerinde duranını gene de pek göremezsiniz. Genellikle ansiklopedik malûmât sırasında alınır. Çok çok Batılı münekkidlerin Dante hakkında birkaç değerlendirmesini okuyan vardır; o da edebiyat fakültesi imtihanlarında çıkacak diye veya “ben edebiyatçıyım” diyebilmek adına…
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Sayı 8, Ekim 1997) DANTE'NİN YOLCULUĞU -I-, (31 Ekim 1997 tarihinde Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde verilen konferans metnidir.)
Akademya Yazıları
Reklam
Reklam