"Sonsuzluğu ölümlüler anlayamaz
anladıklarında ölürler
tam olarak anlayansa sonsuzluğa erer
ölümlüler için her şeyin bir sonu vardır
her şeyin bir sonunun olduğuna
inandıkları için ölümlüdür onlar
ölümsüzlük ürkütür insanı
bu ve bunun gibi birçok konuda
düşünmemesi öğretilir insana
oysa insanlık tarihi her bireyin
gizli/açık ölümsüzlük arzusunun
tarihidir
herkes birer gılgamış kendince
bütün çelişkilerin özüdür bu çelişki"
Kendi gerçeğime nasıl varırım ben? Bütün anılarımı yazdığım zaman, yazarsam eğer, niyetim yok, neyi hangi taraftan tutarsın? O kadar ayrıntı içinde ki insanoğlu, elbette kendime göre yontacağım. O da gerçeğin bütünü olmaz, yahut da gerçeğin azı bile olmaz gibime geliyor. Onun için şimdi kendimi nasıl anlatayım? Belki parça parça kendi yapıtlarımda varım. Başka türlü nasıl anlatabilirim ki?