Turkmaestro

Sekülerist dünya görüşüne mensup düşünürler, bu evrensel değerlerin ve onların dayanağını teşkil eden normların kaynağının “akıl” olduğunu iddia etmektedirler. Bilinmesi gerekir ki; aklın nesnesi yoktur akletmek şahsiyet sahibi insanın idrak kabiliyetiyle alâkalı bir fonksiyondur. Dolayısıyla, akıl, bir bilginin kaynağı olamaz. Akletmek, insanın kendi varlığının şuurunda olarak çevresindeki varlıkları, olguları müşahede edebilme ve bu müşahedesinden belli sonuçlar çıkarabilme, belli yargılara varabilme kabiliyetidir. Bir başka ifadeyle; akletme, belli verilerden insanın belli sonuçlar çıkarabilme yeteneğidir. Bu fonksiyonun insan tarafından doğru veya yanlış bir şekilde icra edilmesi mümkündür. Bu izahatımız karşısında; insan, yaşadığı tabii ve sosyal çevredeki ilişkileri müşahede ederek aslında kendi fıtratına uygun olan, kendi yaratılışına hakim tabii özelliklere uygun olan bazı kuralları, prensipleri doğru bir şekilde tespit edebilir. Fakat, bu vakıa, tespit edilen kuralların, prensiplerin kaynağının akıl olduğu şeklinde yorumlanamaz.”
Sayfa 60·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İkinci tehlike, İslam'ın cahil dostlarından kaynaklanmıştır. Söz konusu kimseler bu dine yardım etmek için (filozoflarla) ilişkilendirilen bütün ilimleri inkâr etmenin gerekli olduğunu sanmış ve onların cahil olduklarını ileri sürerek bütün ilimlerini reddetmişlerdir. Hatta Ay ve Güneş tutulması ile ilgili görüşlerine karşı çıkararak bu konudaki öğretilerinin dine ters düştüğünü ileri sürmüşlerdir. Bu durum, Ay ve Güneş tutulmasını kesin kanıtlamayla bilen bir kimsenin kulağına varınca, o kendi kanıtlamasından şüphe etmez, fakat İslam'ın cehalet ve kesin kanıtlamanın inkârı üzerine kurulduğuna inanır. Böylece felsefeye karşı sevgisi, İslam'a karşı da kini artar, Bu ilimlere karşı çıkarak İslam'a yardım edeceğini sanan kimsenin, dine karşı işlediği cinayet çok büyüktür. Hâlbuki dinin olumlu ve olumsuz anlamda bu ilimlere herhangi bir müdahalesi olmadığı gibi, bu ilimlerin de dini meselelere müdahalesi yoktur.
Sayfa 66·Kitabı okudu
Modem kendini-beğenmişliğin haddi hududu yoktur: Kendimizi bütün geçmiş yüzyıllardan daha aydınlanmış ve daha derin zannederiz; bir Buda'nın öğretisinin binlerce varlığı yokluk meselesinin karşısına getirdiğini unutarak, bu meseleyi bizim keşfettiğimizi hayal ederiz; çünkü terimlerini değiştirmiş ve içine bir parçacık teferruatlı bilgi katmışızdır. Fakat hangi Batılı düşünür bir Budist rahiple mukayeseyi kaldırabılır ki? Kendimizi metinlerin ve terminolojilerin içinde kaybederiz: Tefekkür, modem felsefede bilinmeyen bir veridir. Eğer entelektüel bir edebi muhafaza etmek istersek, uygarlık hayranlığını zihnimizden defetmemiz gerekir,
Sayfa 149·Kitabı okudu
Yokluğun berisinde denenmiş olan her şey arasında, şu dünyadan daha acınası bir şey var mıdır? Onu tasarlayan fikir haricinde, Bir şeyin soluk aldığı her yerde fazladan bir sakatlık olur: Olma dezavantajını teyit etmeyen hiçbir çarpıntı yoktur; ten beni dehşete düşürür: Şu adamlar, şu kadınlar, spazmlar sayesinde homurdanan sakatat..., artık gezegenle akrabalık yoktur: Her an, ümitsizliğimin sandığına atılan bir oydur sadece.
Sayfa 148·Kitabı okudu
İştahını köreltmiş olan ve kayıtsızlığın sınır biçimine yaklaşan kişi artık kendini sürdürmek istemez; üstelik aktaracak hiçbir şeyinin de olmayacağı bir başkasında yaşamaktan tiksinir, onu tür ürkütür; bir canavar'dır o — ve canavarlar döl vermez.
Sayfa 133·Kitabı okudu