A.

Adam "Yaşın kaç?" deyince, Stanislovas "On altı," diye yanıtladı. Tesislere yılda bir-iki kez devlet müfettişi geliyor, adam gelişigüzel seçtiği çocuklara yaşlarını soruyordu; bu yüzden şirketler kanunlara uymaya çok özen gösteriyor, bu durum patronların çocuklardan kağıdı alıp şöyle bir göz attıktan sonra dosyalanmak üzere ofise yollaması gibi bir sorun yaratıyordu. Sonra birini daha işe alıyor ve çocuğa dur durak bilmeyen makinenin boş kolu her önüne geldiğinde teneke kutuları nasıl yerleştireceğini gösteriyordu; küçük Stanislovas'ın evrendeki yeri ve yaşamının sonuna kadarki kaderi de böylece belirlenmiş oldu. Saatler, günler, yıllar boyu sabahın beşinden öğlene, ardından yarımdan beş buçuğa kadar aynı bir metrekarelik yerin üstünde kutuları yerleştirmek dışında hiçbir şey düşünmeden, tek bir hareket yapmadan durmak onun kaderiydi. Domuz yağının leş kokusu yazları mide bulandıracak, kışları ısıtılmayan bodrum katta kutular eldivensiz küçük parmaklarını donduracaktı. Yılın yarısı işe giderken gece gibi karanlık olacak, işten çıktığında yine karanlık olacak, hafta içleri güneşin neye benzediğini unutacaktı. Bu sayede saatte beş sentlik ücretinin karşılığı olarak hafta sonunda ailesine üç dolar götürecekti; Birleşik Devletler'de hayatını kazanan bir milyon yedi yüz elli bin çocuğun toplam kazancından payına düşen de aşağı yukarı bu kadardı.
Sayfa 85 - Sel Yayıncılık, çev. Kıvanç Güney·Kitabı okudu
Kapitalizm
Reklam
Geç olmuştu, hava kararmak üzereydi, devlet müfettişlerinin hepsi gitmiş ve yer çalışanlarından en fazla on beş-yirmi kişi kalmıştı. O gün öldürdükleri dört bin kadar sığır uzak eyaletlerden yük vagonlarında gelmiş, bazıları hasar görmüştü. Kimilerinin bacağı kırılmış, kimileri yaralanmıştı; kimsenin bilmediği nedenler yüzünden ölmüş olanlar da vardı; orada, o karanlığın ve sessizliğin içinde, hepsinden kurtulmaları gerekiyordu. "Defolu" deniyordu bunlara; fabrikada bunları ölüm yataklarına çıkaran özel bir asansör vardı ve sonra adamlar bunun gündelik işlerden biri olduğunu sözcüklerden daha iyi anlatan profesyonelce bir kayıtsızlık içinde işlerini yapmaya başlıyordu. Bu sığırların halledilmesi bir-iki saat sürüyordu ve ardından onların da öteki etlerle birlikte soğutma odalarına gittiğini, fark edilmemeleri için oraya buraya dağıtıldığını görmüştü Jurgis. O gece eve gittiğinde üzerinde bir kasvet vardı; Amerika'ya olan inancı yüzünden ona gülenlerin haklı olabileceklerini sonunda görmeye başlamıştı.
Sayfa 75 - Sel Yayıncılık, çev. Kıvanç Güney·Kitabı okudu
Kapitalizm

A.

, bir kitap okudu
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
4 günde okudu
·
2025 1. kitabı
Upton Sinclair
8.9/10 · 1.181 okunma

A.

, 2025 okuma hedefini güncelledi.
2025 OKUMA HEDEFİ
6/39 kitap - %15 tamamlandı
6 kitap okudu
39 kitap
1.682 sayfa
1 inceleme
41 alıntı
Kitap yazmak, acı verici bir hastalığın uzun süren nöbetleri gibi insanı bitiren korkunç bir mücadeledir. Ne karşı koyabileceği ne de anlayabileceği bir iblis tarafından itilmese, insan asla böyle bir işe kalkışmazdı.
Sayfa 10 - Sel Yayıncılık, Levent Konca