"(...) Peki bu olacaksa, nasıl olacak; bunu gerçekleştirecek güç nedir? Bunun sahiplerinizin görevi olduğunu mu sanıyorsunuz; özgürlük belgenizin altına onlar mı imza atacak? Kurtuluşunuz için sizi kılıçlarla kuşatıp ordunuza onlar mı önderlik edecek? Servetlerini bu amaç uğruna mı harcayacaklar; sizi eğitmek için okullar ve kiliseler yapacak, ilerlemenizi müjdeleyecek gazeteler çıkaracak, mücadelenizi devam ettirip sizlere yol gösterecek siyasi partiler kuracaklar, öyle mi? Bunun kendi göreviniz olduğunu göremiyor musunuz? Hayal edecek, karar verecek, uygulayacak olan sizlersiniz. Bu iş yapılacaksa, sermayenin ve baştakilerin önünüze koyacağı bütün engellere rağmen yapılacak; onlar alay edecek ve iftira atacaklar, sizlerse nefrete ve baskıya, zulme ve hapsedilmeye göğüs gereceksiniz! Zorbalığın şiddetine karşı çıplak göğüslerinizin gücüyle savaşacaksınız! Kör ve acımasız azabın öğreteceği zorlu ve acı gerçeklerle! Cahil bırakılmış aklın el yordamı ve acıyla edindiği bilgiyle, eğitimsiz bir sesin cılız sayıklamalarıyla! Ruhun hüzünlü ve ıssız açlığıyla; çalışıp çabalayarak ve özlem duyarak, kalp acısı ve can havliyle, kan, ter ve gözyaşıyla! Açlık çekerek ödenen paralarla, uykudan çalınan bilgiyle, darağaçlarının gölgesinde yapılan fikir alışverişiyle!"