Düşünce kalkabilirsin ama düştüğünü unutmazsın. Nerede düştün, nasıl düștün, kim itti, kim tuttu, kim tutmadı, kim başını çevirdi, hiçbirini unutmazsın. Peyami Safa
1000Kitap
BiR SÜT ALDIM, KAYNATTIM TADI GARiP OLDU. Yoğurt yaptim tutmadi. Peynir yaptim küflendi. Ben hatayı kendimde sandim. Meğer süt bozukmuş.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kılıçdaroğlu siyasi hayatının son perdesinde muhalefetin değil, iktidarın can simidi olmayı tercih etti. Halkın değişim iradesine sırtını döndü, sarayın hesaplarına hizmet eden bir figüre dönüştü. Haftalardır konuşulan Erdoğan'ın ülkeyi sürüklediği ekonomik ve siyasal çöküş değil; Kılıçdaroğlu ve çetesinin yarattığı kriz konuşuluyor. Türkiye'nin gerçek sorunları perde arkasına itilirken, iktidar nefes alma fırsatı buluyor. Bu tesadüf değildir. Bu, ince ince planlanmış bir siyasi operasyondur. Amaç; Özgür Özel'in yükselişini durdurmak, iktidarın karşısında büyüyen toplumsal muhalefeti bölmek ve yıpranmış bir yönetimi yeniden ayakta tutmaktır. Amaç; halkın değişim umudunu söndürmek ve tek adam düzeninin ömrünü uzatmaktır. Ancak hesap tutmadı. Milyonlar, eski siyasetin vesayetini de, iktidarın kurduğu oyunları da reddetti. Halk cevabını çok net verdi: "Teslim olmayacağız." Bugün Erdoğan'ın, yıllarca hedef aldığı Kılıçdaroğlu'nun hamlelerinden medet umacak noktaya gelmesi bile iktidarın içine düştüğü acziyetin açık göstergesidir. Artık mesele kişiler değil, Türkiye'nin geleceğidir. Özgür Özel ya bir yol bulacak ya da yeni bir yol açacaktır. O yol; korkunun yerine cesareti, baskının yerine özgürlüğü, karanlığın yerine aydınlığı taşıyacaktır. Çünkü değişim ertelenebilir; fakat durdurulamaz.
Siyaset
129 No.lu Apartman
Bulutlar kara kanatlarını açmıştı yeryüzünün üzerine. Çok geçmeden yağmurlarını yağdırmaya başlamıştı. Teninde hissettiği soğuklukla Dilara pencereye doğru yöneldi. “Bu kadar havalandığı yeter,” diye söylenerek pencereyi kapattı. Mutfak dolaplarını silmeye devam etti. Ne zamandır temizlik yüzü görmeyen bu eve yeni taşınmıştı. Daha doğrusu arkadaşıyla yeni kiralamıştı bu evi. Dilara, Canan ile üniversite açıldığında yurtta tanışmışlardı. Öyle böyle bir yılı devirip geriye kalan eğitim hayatlarını yurtta geçiremeyeceklerine karar vermişlerdi. Ve bir gün dolanırlarken Ankara sokaklarında, 129 nolu apartmanda kendileri için bir daire bulmuşlardı. Tabi komşular, kendilerine deli gözüyle bakıyordu orası ayrı konu. Söylenene göre bundan iki yıl önce yani 2007 yılında yaşlı bir kadın tutmuş bu daireyi. Kadın oldukça tuhaf bir tipmiş. İnsanlarla iletişim kurmazmış. Sokakta gördüğü genç kızlara uzun uzun bakarmış. Öyle bir bakarmış ki torunu yaşındaki kızları kıskandığını düşünürmüş mahalleli. Onların güzelliğini, yaşam enerjisini kıskanırmış sanki. Zaten kadının evdeki misafirliği de uzun sürmemiş. Yaşlı kadın eve taşındıktan 3 ay sonra daireden kötü bir koku yayılmaya başlamış. Komşular, kadının kapısını çalmış fakat açan olmamış. Durumdan işkillenen komşular polisi aramış. Polisler eve geldiğinde kadının yerde yatan cesedini bulmuşlar. Yaşlı bir kadının ani ölümü kimseyi şüpheye düşürmese bile daha ilginç bir şeyle karşılaşmışlar evde. Her yerde normal sayılamayacak sayıda erimiş mumlar ve yanmış tütsüler bulunuyormuş. Polisler başka bir yerden de koku gelmesi üzerine diğer odalara da bakınmışlar. Mutfağa vardıklarında çöp kutusunun yanında birkaç damla kan görmüşler. Çöp kutusunun içine baktıklarındaysa kan lekeleri barındıran enjektörlerle karşılamışlar. Mutfaktan yayınlan
Senden Başka Ya Rabbi Yazdım kendi kendimi, Bir türlü bulamadım. Uçtu kanatlarım da Tutunup kalamadım. Yoruldum dedim, Tutacak bir el bulamadım. Senden başka Ya Rabbi. Dağlar duman oldu, Yalan yılan oldu. İçtim zehrini hayatın, Kalan canan oldu. Şu dünyada yalnız beden öldü, Gören olmadı. Senden başka Ya Rabbi. Acıyla yoruldum, Tükendi bedenim. Elbette vardır Kendimden büyük günahım. Ama zalimlere haykırdım, Duyan olmadı. Senden başka Ya Rabbi. Bir daha çıktım meydana,
Şiir
Yıllar
birinci yıl üstümüzden geçip gitti üstesinden gelinmeyen böylece tanıdık hasreti ikinci yıl toprakta tutmadı tohum bulutlara ektik hepsini sulandı toprak kurudu gök üçüncü yıl laleler buket kokuyor kolonyan açık kalmış boşlukta çoğalan iz Yakuphan