Senin bütün hayatına yetecek bir söz söylesem,seni bu söze inandırsam,kendimi yatıştırsam sussam.Sonunu görmesem de ömrümde bir şeye inanmış olarak ölürdüm.
Kalabalığın arasında kayboluyordu.Böyle anlarda bile,gene de görüyordum onu;önüme omuzlarla yüzlerden oluşmuş kalın bir perde çekilse,aramıza sesler,renkler ve hareketler girse de görüyordum.