8/10
·348 syf.··
2026 22. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 00:22
Tek diyebileceğim şey Enzo'yu sevimli bulduğum. Tex de güzel bir karakterdi ama yaptıklarını saymazsak eğer Enzo'nun Tex'e olan yaklaşımı bence güzeldi. Hatta fazla şekerdi Yani okunur Serinin ilk kitabı olduğu için devamını getireceğim. Haziran-Pride'a özel bu seriye devam edilsin. TW'lere dikkat edin okumadan önce
Take Me ApartBrea Alepoú · Independently Published · 202328 okunma
8/10
·264 syf.··
2026 51. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 19:03
Herkese merhaba Bugün size hem gotik atmosferiyle hem de verdiği o melankolik hisle uzun süre aklımdan çıkmayan bir kitaptan bahsetmek istiyorum: Marina. Ben zaten sisli şehirler, terk edilmiş malikaneler, geçmişten gelen sırlar ve hafif tekinsiz atmosferleri çok seviyorum, bu kitap da tam olarak o şekil. Hikaye 1980’lerde Barselona’da geçiyor ve yatılı okulda okuyan Oscar Drai’nin bir gün tesadüfen Marina ve babası German’la tanışmasıyla başlıyor. Marina’nın gizemli ve biraz hüzünlü havası daha ilk andan itibaren dikkatini çekiyor. Sonrasında birlikte gittikleri bir mezarlık ziyareti ise onları yıllardır saklanan karanlık bir hikayenin içine çekiyor. Siyahlı bir kadın ve onun hikayesi. Eski fotoğraflar, unutulmuş laboratuvarlar, siyah kelebekler, terk edilmiş binalar ve kim olduğunu anlamakta zorlandığımız karakterlerle ilerliyoruz. Ben özellikle Marina ve Óscar arasındaki ilişkiyi çok sevdim çünkü romantizm kitabın merkezine yerleşmiyor ama aralarındaki bağ her sayfada hissediliyor. İkisi de yalnız, kırılgan ve bir şekilde birbirlerini anlıyorlar. Marina’nın o gizemli ama bir yandan da çok kırılgan hâli beni baya etkiledi. Óscar’ın anlatımı da hikâyeye ayrı bir melankoli katıyor çünkü olayları yıllar sonra hatırlıyormuş gibi anlatıyor ve daha ilk sayfalardan itibaren bir şeylerin kötü biteceğini hissediyorsunuz. Yazarın dili inanılmaz akıcı. Carlos Ruiz Zafón zaten atmosfer yaratmayı çok iyi bilen bir yazar ve burada da bunu fazlasıyla hissettiriyor. Kitap bazen genç yetişkin hikâyesi gibi başlıyor ama ilerledikçe gotik korku, bilim kurgu ve trajedi tarafı daha da ağır basıyor. Özellikle beden korkusu diyebileceğim bazı sahneler baya rahatsız edici ve karanlıktı. Ama bence kitabın en güçlü yanı korkudan çok verdiği hüzün hissi. Son sayfaları okurken içimde garip bir
MarinaCarlos Ruiz Zafon · Kırmızı Kedi Yayınları · 2024239 okunma
Reklam
10/10
·256 syf.··
2026 39. kitabı
Herkese merhabalar :) Eğer beni tiktokta da desteklemek isterseniz hesabım: @bookswithemir tw:yamyamlık KİTAP KORKUNÇ İYİYDİ GERÇEKTEN!! Yani bu kadar iğrenç korkunç bir konunun bu kadar iyi bir şekilde ve bu kadar güzel bir plow twist ile yazılabileceğini asla tahmin edemezdim. Bana kalırsa 2025 Goodreads Yılın En İyi Korku Romanı olmalıydı sadece aday olarak yetinmemeliydi... Yalnızca ben temelinde psikolojiye biraz daha dayanabileceğini düşünerek okudum fakat bu olduğu haliyle bile yeterince keyifli ve korkunçtu. Sadece bazı sahnelerde tekrara düşüyordu o yüzden belki neredeyse 260 sayfa değil de 200 sayfa da olsa olurdu ama bölümler çok kısa olduğu için o tekrar bile gözüme hiç batmadı çok iyiydi be!!
KuzuLucy Rose · İthaki Yayınları · 202624 okunma
8/10
·303 syf.··
2026 10. kitabı
tw böceklerinin ve ırkcılarin zararini anlatan bu kitabın sonu bende biraz eksik kaldı ya. bu arada yazar hem halihazırda bilgilerini kullanmış hem de çin kültürünü daha da tanımamizi saglamis biraz. cunku kitabı okuyan herkesin aklında birkaç bilgi kalmistir boyle, cok zekice buldum
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,3bin okunma
9/10
·392 syf.··
2026 50. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 23:32
Herkese merhaba #ormandakisır baya okuma radarımdaydı hazır yazarın diğer kitabını da okumuş ve sevmişken bunu da okumalıyım dedim. çocukluk arkadaşlıklarının karanlık tarafını, bastırılmış anıları ve yıllarca saklanan sırları anlatan bir hikaye. Ben zaten çocukluk travmaları ve güvenilmez anlatıcı temalı kitapları çok seviyorum ama bu kitapta olayların ilerleyişi gerçekten sürekli diken üstünde hissettirdi. Hikaye Naomi, Cassidy ve Olivia adlı üç yakın arkadaşın çocukken oynadıkları “Tanrıça Oyunu” etrafında şekilleniyor. Yazlarını ormanda geçiriyorlar, kendilerine ait küçük bir dünya kuruyorlar ve dışarıdan bakınca her şey masalsı görünüyor. Ama bir gün Naomi ormanda saldırıya uğruyor ve arkadaşları sessizce olayı izliyorlar. suçlu bulunduğu için herkes olayın çözüldüğünü düşünüyor fakat yetişkinliklerimde ortaya çıkan bazı detaylarla birlikte Naomi geçmişte gerçekte ne yaşandığını sorgulamaya başlıyor. Kasabaya gelen bir podcastciyle birlikte takılmaya başlıyor. Geçmişte olaya karışmış tüm arkadaşlarını süzgeçten geçiriyorlar Bu esnada içeri tıktıkları katilin oğlu naomi'ye bir mektup yazıyor. Naomi’nin anlatımını çok başarılı buldum çünkü sürekli onunla birlikte şüphe duymaya başlıyorsunuz. Bir noktadan sonra kimin doğru söylediğine asla emin olamıyorsunuz. Cassidy ve Olivia ile olan ilişkileri de aşırı gerçek hissettirdi. Özellikle çocukluk arkadaşlıklarında oluşan o yoğun bağ, kıskançlıklar ve birbirine bağımlı olma hali çok iyi yazılmıştı. Üç karakterin de birbirinden bir şey sakladığını hissediyorsunuz ve bu gerilim kitabın sonuna kadar hiç düşmüyor. Atmosfer kısmına ayrıca bayıldım çünkü orman sahneleri inanılmaz iyi yazılmış. Sürekli rahatsız edici bir sessizlik hissi var. Sanki bir şey olacakmış gibi okuyorsunuz. Persephone'yi arayıştan da bahsetmek lazım.
Ormandaki SırKate Alice Marshall · Nemesis Kitap · 076 okunma
Puan vermedi·127 syf.··
2026 5. kitabı
dün doğmuş olsam etkilenirdim belki bu kitaptan. o kadar temel şeylerden söz ediyor ki çok akıcı olmasına rağmen çok sıkıldım okurken. yeni hiçbir şey söylemiyor, tw'a da yazabilirdi bunları kitaba gerek var mıydı bilmiyorum.
Feminist ManifestoChimamanda Ngozi Adichie · Doğan Kitap · 20192,108 okunma
Reklam
Reklam